EŞEĞİN GÖLGESİ

Filiz Yeni

Merhaba sevgili okurlar, bugün sizlere her zamanki gibi ders niteliği taşıyan bir hikaye ile satırlarıma 
başlamak istiyorum. 

Ünlü bir filozof olan ve aynı zamanda kekeme yani konuşma da güçlük çeken bir  zat kürsüye konuşma yapmak için çıkar fakat kimse onu dinlemez. Herkes kendi arasında konuşmaktadır bu durumdan rahatsız olan konuşmacı yüksek sesle seslenerek size bir fıkra anlatacağım lütfen beni dinleyin der...

Herkes susar pür dikkat az önce dinlemedikleri konuşmacıyı  dinlemeye başlarlar. Konuşmacı olan filozof başlar fıkrasını anlatmaya: Adamın biri eşeğini satar satın alan adam derki benimle beraber gideceğim yere kadar geleceksin bu  şartla eşeğini alırım senden der eşeğin sahibi razı gelir bu duruma ve eşeği alan adam eşeğin sırtında  satan adam arkalarında yürüyerek yola çıkarlar hava çok sıcaktır yol da ne bir gölge yapacak ağaç ne de esintili rüzgar hiçbir şey yoktur. 

Dinlenmek için mola verirler eşeği satan adam hemen eşeğin  gölgesine oturur bunu gören eşeği satın alan adam sen gölgeden kalk ben oturacağım bu eşek benim  olduğuna göre gölgesi de benim der eşeği satan adam ben sana eşeği sattım gölgesini değil der filozof fıkrayı burada keser ve kürsü den inerek oradan uzaklaşmaya başlar.

Oradaki dinleyiciler  filozofun arkasından seslenirler yahu fıkranın sonu ne oldu gel bi anlat yarım bırakılır mı derler filozof tekrar döner kürsüye ve şu cevabı verir: benim konuşmamı merak etmediniz değer vermediniz eşeğin  gölgesini merak ediyorsunuz  der ve yine kürsüden iner oradan uzaklaşır.

Günümüz de de bu durum böyle değil mi gerçek mana da neye değer verip neyi alkışlayacağımızı  şaşırmış durumdayız bakıyorum durum hiç de iyiye gitmiyor, zevklerimiz bir acayip kimin ne yaptığı  belli değil bu toplum nereye gidiyor? 

Genci yaşlısı ayrım yapmaksızın herkes de bir vurdum duymazlık seziniyorum bu durum beni çok üzmekte hele bu pandemi sürecinde insanımız çok vurdum duymaz maskeler kollarda çenelerde geziyor  mesafeyi koruyamayan mı dersin işimiz Allah'a kalmış vesselam. 

Fıkralarla dolu ülke de fıkralara konu olacak şekilde yaşıyoruz. Kişisel eğitimin fazla ca işe yaramadığı toplumsal eğitimin şart olduğu kanaatindeyim , her alanda her konuda eğitimin şart olduğu gün geçtikçe gözler önüne serilmekte. Yaşanılan olumsuzluklar insanların psikolojisini etkilenmektedir.
 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.