Başbakan Recep Tayip Erdoğan; Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir, seçimle gider. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Kendisini TBMM ve millet iradesinin üzerinde görenler, kendisinde böyle bir yetkiyi vehmedenler apaçık gaflet ve dalalet içinde olurlar dedi. Erdoğan kendilerine karşı oynanan kirli oyuna boğun eğmediklerini ve eğmeyeceklerini söyledi. Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda hükümeti devirmeye dönük darbe girişimleri ile planlarına sert tepki gösterdi. AK Parti'nin siyasi gerilimin içine girmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: Bizi dedikoduların, söylentilerin, iftiraların, ithamların, karanlık ve kirli senaryoların peşine takılıp gidenlerin arasında bulamazsınız. Biz, Ankara'nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bizi, millete hiçbir faydası olmayan senaryolarına ortak etmek istiyorlar. Bizi, gerilim siyasetlerine alet etmek istiyorlar. Biz bunlarda yokuz ve olmayacağız. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz.
BU GÜÇ ELİNDEN GİDEBİLİR
7 yıl boyunca milletin yüklediği emanete gölge düşürmek isteyenlere fırsat vermediklerini anlatan Erdoğan şunları söyledi: Anlamak ya da kavramak istemeyen herkese bir kez daha sesleniyorum: Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir, seçimle gider. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur, olamaz. Kendisini TBMM ve millet iradesinin üzerinde görenler, kendisinde böyle bir yetkiyi vehmedenler apaçık gaflet ve dalalet içinde olurlar. 'Bugün nasıl olsa benim elimde güç var' Unutma; yarın bu güç elinden gidebilir. Bu güç elinden gittiği zaman halk nezdinde nasıl yargılanacaksın, bunun hesabını şimdiden yap. Bu hepimiz için geçerlidir. Merhum Özal'a suikast girişiminde bulundular. Birkaç dakika sonra yaralı haliyle kürsüye çıktı ve şu tarihi sözü söyledi: 'Allah'ın verdiği ömrü ondan başka alacak yoktur'. Biz de O'na teslim olduk. Mesele budur. Başbakan haftalardır 'sivil diktatörlük' iddialarının sürdürüldüğünü hatırlatarak şunları söyledi: Merhum Menderes'e, merhum Özal'a karşı yürütülen bu kampanya bugün nereden ısıtılıp Türkiye'nin önüne sürülmüş? Siz zannediyor musunuz ki biz bunları hiç duymuyoruz. Duyuluyor ama biz gerilimin taraftarı olmadık. Her bir vatandaşımın yaşam tarzı, emniyeti, huzuru bizim teminatımız altındadır. Kimse tedirginlik yayarak siyasi rant elde etmeye kalkışmasın. 'Tek parti iktidarı, sivil faşizm' Allah aşkına soruyorum, Türkiye'de seçimler 5 yılda bir yapılırdı. Bunu 5 yıldan 4 yıla indirir miydik?
Cumhurbaşkanı Meclis'te seçiliyordu. 'Halka gidelim' dedik. Bu tek parti iktidarına ve sivil faşizme son vermenin en somut örnekleridir.
TUZAĞA DÜŞMEYİN
Erdoğan, isterlerse hükümeti devirebileceklerini öne süren Tek Gıda-İş Başkanı'na sert çıktı ve bu cevabı verdi. TEKEL işçilerine seslenen Başbakan Erdoğan, şöyle dedi: Muhalefetin bu çirkin oyununa gelmeyin. O marjinal örgütlerin tuzağına düşmeyin. Kışkırtmaların, istismarın aleti olmayın. Devletin hazinesinde sadece sizin değil, 72 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı var. Siz de bir adım atın, bu eylemleri lütfen sona erdirin. O yanınıza gelip gidenler, bizim düşündüğümüz, sevdiğimiz kadar sizi sevmiyorlar. Onların üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışıyorlar. Akşam Tekgıda-İş'in Başkanı 'Biz gerekirse hükümet deviririz' diyor, şu ifadeye bak. Bunlarla siz nasıl masaya oturursunuz? Neymiş, 'Hükümet devirirmiş'. Sen avucunu yalarsın, avucunu. Neyi deviriyorsun sen? Bu AK Parti 15 milyon vatan evladının, seçmeninin oyunu alarak iş başına geldi. Önce haddini bil.