ülkelerinden biridir" dedi
Sezer, Tarımsal Öğretimin 165'inci yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, sürdürülebilir kalkınmanın ve gıda güvenliğinin temel amaç kabul edildiği günümüzde tarım sektörünün giderek arttığını söyledi. Tarımın Türkiye ekonomisine katkılarının her geçen gün arttığını belirten Sezer, şunları söyledi: "Türkiye, genç nüfusu, tarım arazisi, hayvan varlığı ve elverişli ekolojisi ile dünyanın en büyük tarımsal üretim potansiyeline sahip ülkelerinden biridir. Bu elverişli durumuna rağmen bitkisel ve hayvansal üretimde verim olması gereken seviyenin altındadır. Düşük verimin mülkiyet problemi, tarımdaki nüfus fazlası ve arazi parçalığı gibi yapısal problemlerin yanında tarımsal araştırmaların tam olarak uygulamaya aktarılmamasından ve tarım eğitiminde var olan problemlerden kaynaklanmaktadır."
MODERN TARIM TEKNİKLERİNE YÖNELİYORUZ
Günümüzde kültür düzeyinin ve yaşam standardının yükselmesinin tüketicileri bilinçli gıda tüketimine yönelttiğini de ifade eden Sezer, bu durumun tarım işletmelerini üretimde geleneksel yöntemler yerine modern tarım tekniklerine yönelttiğini kaydetti.
ÜLKENİN KALKINMASINA KATKI SAĞLAYACAK
Tarım eğitiminde kaliteyi yükseltecek ve tarım eğitimine olan talebi arttıracak önlemler alınması gerektiğini de ifade eden Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarım eğitiminde kaliteyi yükseltecek bütüncül yaklaşımlar sergilenmelidir. Gelecek çağın tarım çağı olacak olması ve Avrupa Birliği ile ilişkiler bu süreçte tarım eğitimine sinerji kazandırabilecektir. Dolayısıyla tarım sektöründe verimlilik yükselecek ve gıda güvenliği ile Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayacaktır."