EMRİ İLAHİ

Dursen Özalemdar

İnsanoğlu Dünya hayatında değişik konumlarda görülmektedir. Devlet denen yapılanmanın içinde görev alıp, en üst seviye’de temsil eden den, en alt seviyede hizmetlisine kadar sıralanırken, kendi iç yapısındaki görev dağılımları, yetkileri ve sorumluluklarıyla farkılıklar göstermektedir.  Günün ihtiyaçları şartlara göre sıralanırken, Özel kesimde iş adamı sınıfının da, kendi istidat ve tercihleri doğrultusunda ,değişik guruplar halinde görülmektedir. 

Kiminin büro, yazıhane,ticarethane adı altındaki, meşguliyetlerini sergilerlerken, onlarında bulunduğu mekanlarda kendilerine has düzenler kurarak hayatiyetlerini devam ettirdikleridir. Birinci kısmın,Devletin kendilerine verdiği yetki dahilinde sorumluluklarını yerine getirilmesi, LİYAKATLİ vazife ifası olarak nitelenirken, özel kesimde kar veya zarar müeyyidesi ile ödüllendirilip veya cezalandırılmaktadır. 

Bütün bu işler olup hayat çarkı dönerken, Kanun ve Yasalar önündeki insanın sorumluluğu, vicdan denen, kişinin kendi benligindeki , HAK ve HUKUKA verdiği önemin, gözle görülmeyen, ancak icraatları ile şekillenen, ADİL olma, ADALETLİ olma, HAK ve HUKUKA RİAYET ETME, ERDEMLİĞİ hassas bir terazi gibi daima omuzlarının  üzerinde olduğudur. 
ERDEMLİ olabilmek, günümüz insanın en büyük sorunu ve sınavı haline gelmiştir. EBEDİ bir hayat’ın imtihanı için, Dünya hayatına gönderilmiş olan insan,Bu sınavı kazanamadığı taktirde hali FENA ve PERİŞANLIKTIR. 

Dünya hayatında ÇALIP ÇIRPMIŞSA veya bu işlere sebep olmuşsa, birinin hakkını gasp edip başkaşına kaydırmışsa, Devlet yetkilerini yerinde kullanmamışsa, hesap adamıyım deyip hesapsız  işler yapmışsa ,Hukuk adamıyım deyip hukukları ihlal etmişse, İş adamıyım deyip, işçisinin hakkını yemişse,hukuklarına tecavüz etmişse. VAY o insanların hallerine. Çünkü bunlar kendi koydukları kuralları dinlemedikleri gibi , Din diye inandıkları Allah’ın kurallarına da uymayan insanlardır. Her  hileyi  KILIFINA UYDURDUK aldatmacası ile dünyada hal ederlerken, Onları bir an dahi boş bırakmayan, hel hal ve hareketlerini an, be an kayıt altına aldıran, Yüce güç ALLAH’ın hükümleriyle baş başa bırakıyorum.
 
“Allah’ın düşmanlarının bir araya getirilip toplanacakları gün işte onlar, ateşe bölükler halinde dağıtılırlar. Sonunda oraya geldikleri zaman, İŞİTME-GÖRME (duyularınız) ve DERİLERİNİZ aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine yaptıklarınızın birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz. İşte bu sizin zannınız,  Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınız sizi bir yıkıma uğrattı. Böylelikle hüsrana uğrayan kimseler olarak sabahladınız- Şimdi eğer sabredebilirlerse artık onlar için konaklama yeri ateştir ve eğer onlar hoşnut olma (dünya) ya dönmek isterlerse, artık hoşnut olacaklardan değildirler. (Fussilet Suresi 19-24) “(Önlerine)Kitap konulmuştur, artık suçlu günahkarların, orada olanlardan dolayı dehşetiyle, korkuya kapıdıklarını görürsün. Derler ki,”Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük, büyük bırakmayıp her şeyi sayıp, döküyor yapıp ettiklerini (önlerinde)hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez (Kehf Suresi 49 ) 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.