Kısa adı SAGEM olan Samsun Gelişim Merkezi'nin haftalık olarak düzenlediği 'Çarşamba Buluşmaları'nın bu haftaki konusu 'İş Ahlakı'ydı.
19 Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Dursun Ali Tökel, konuşmacı olarak katıldığı programda katılımcılara İş Ahlakı üzerine bir sunum gerçekleştirdi.
OTO KONTROL OLMADAN İŞ AHLAKI DA MÜMKÜN DEĞİL
Tökel konuşmasına İş Ahlakının tanımı ile başladı. İş ahlakını konuşmadan geçirdiğimiz belki de tek bir günümüz bile yoktur. İş veya mesleği insanın geçimini temin etmek için, içinde bulunduğu faaliyet olarak tanımlarsak bu tanım içinde insanoğlunun tarihi bir serüveni gizlidir. diyen Tökel, sözlerini İnsanların yaşamak için yiyip, içmek, barınıp korunmak gibi zorunluluklarının olması dolayısıyla kazanmaya mecbur olduklarına değinerek, Kazanmanın ise, meşru ve gayrimeşru olmak üzere iki yolunun olduğunu ve Asıl olan insanın meşru kazanç dairesinde yapmış olduğu işin hakkını verip vermediğidir. Bizim iş ahlakından kastımız, müeyyidesini insanın kendisinin koymasıyla ilgili bir tutumdur. Çünkü kanunlar, gözlemcinin olmasıyla işler hale gelecek. Kendisiyle baş başa kalan insanın bir iç muhasebesi olmadığı sürece kontrol mümkün olmayacaktır. diye sürdürdü.
Konuşmasında, İş ahlakının en önemli ayrıntılarından birisinin, eleştirene değil, övene dikkat edilmesi gerektiğine de temas eden Yar. Doç. Dursun Ali Tökel, İşine gösterdiği titizlikten veya makam ve mevkiden dolayı başkaları tarafından övünen ve bir kibir halesi içine sürüklenen insan, her zaman dikkatli olmalıdır. Çünkü övgü ile beraber, kibir de geleceğinden insanın farklı olana karşı gözünü kör edeceğinden, insanın kendisini bir nimet olarak görmesine sebep olacaktır.diye konuştu.
NASIL DAVRANILMAK İSTİYORSAN O ŞEKİLDE DAVRAN
Peygamberimiz kendisini övenlere karşı her zaman O kadar yüceltme bende senin gibi kuru bir ekmek yiyen kadının oğluyum şeklinde cevap verdiğini de hatırlatan Tökel, konuşmasını şu şekilde tamamladı; Herkesin, emri altındakinden sorumlu olduğunu söyleyen hadis, bu anlamda manidardır. Herkes sorumluluk dairesindeki insanı yüceltmekle, rahatlatmakla görevlidir. Kendi iş alanında, emri veya yönetimi altında çalışan insanlardan ve onların gelişmesinden, mutluluğundan, huzur ve refahından sorumlu olduğunu bilen ve o şuurla insana davranma biçimi geliştiren bir insanın iş ahlakının en temelinde, insanı ve onun mutluluğunu kutsal bilme anlayışı yatacaktır.
Her insan, karşısındakinin en az kendisi kadar mutlu olmaya, huzur ve bolluk içinde yaşamaya, az zamanda çok iş başarıp, daha müreffeh bir hayata kavuşmaya hakkı olduğunu bilmelidir.
Eleştirene değil, övene dikkat edin!
Yard. Doç. Tökel, İş Ahlakının en önemli ayrıntılarından birisinin, 'eleştirene değil, övene dikkat edilmesinin gerekli olduğunu vurguladı.
İlk yorum yazan siz olun