ELEM DİKENLERİ BATMAKTA RUHUMUZA

İsmail Okutan

Çin’den vampir gibi bir virüs çıktı yola. Yolculuğu kıtalararasıydı,  yol boyunca çoğala çoğala ulaştı dünyanın her bir yanına. Gizli ve seri bir katil gibi binlerce kişinin boğazından girerek ciğerlerine, kanına girdi. Binlerce insanı öldürerek ikinci dünya savaşından bu yana insanlığa en büyük korkuyu salarak büyük bir musibete sebep oldu. 

Hepimiz kendi dünyamızda tadımız damağımızda, keyfimiz çakır, sorumsuz belki de kendi mantalitemize göre sorunsuz bir şekilde yaşayıp giderken bir virüs nasıl da etkiledi, nasıl da değiştirdi hayatımızı? Bu küçük ama etkisi kocaman, tüm dünyayı etkisi altına alan öldürücü virüs zengin fakir ayrımı yapmadan herkese bulaşmakta, hasta etmekte bazen de öldürmektedir. İzole edip kendimizi kapandığımız evlerimizde karantina günlerini yaşarken adeta bedenimize acılar batmakta, ruhumuza elem dikenleri kanatmaktadır.

Gözle görünmeyen mikrobik bir varlık nasıl kapattı yollarımızı? Nasıl bir anda kitlendi, düğümlendi zihnimiz ki kendimizden ve ailemizden başka bir şey düşünemez olduk. Öyle gaflete dalmışız ki bir virüs içine düştüğümüz yozlaşmanın, kokuşmuşluğun, çirkinliğin, aymazlığın farkına varmamızı sağladı. Bir virüs nasıl da hepimizi sürükleyip attı bir karantinanın içine. Öyle gaflete dalmışız ki farkında olmadığımız, kıymetini bilmediğimiz değerlerimizin, yakınlarımızın, işimizin, özgülüğümüzün, köylerimizin farkına vardık bir anda.

Dilimizde güzel bir özdeyiş bulunmaktadır; ‘‘güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, zenginliğine güvenme bir kıvılcım yeter.’’ İşte bir virüs apansızın gelip sahip olduğumuz birçok şeyi elimizden alıp ortadan kaldırdı. Allah’ın izni olmadan bir tek hücrenin, bir tek çakıl taşının bile hareket edemeyeceği varlık âleminde yaşıyoruz. Bunun dışında yaşamak gibi bir tercihimiz de bulunmamaktadır. Çünkü kâinatta onun iradesinin dışında kalan bir yer, bir şey bulmak da zaten mümkün değil. 

Milyonlarca yıldan bir tanesi bile onun izni olmadan hareket edemez, güneş ve ay, dünya ve mars bütün kâinat onun iznine, onun iradesine bağlıdır. Dalında kurumuş bir yaprağın bile onun izni olmadan yere düşmeyeceğini Kuran bize bildirmektedir. O’nun izni olmadan bir misket tanesi,  bir toz parçası bile yer değiştiremez.  Daha önceki kavimlerde çeşitli musibetlere, büyük helaklara sebep olan kuşlar, karıncalar, rüzgâr, yağmur, yer gök istinasız bütün varlık onun emrine, onun iradesine tabi olduğu gibi bugün virüsler de onun iradesine tabidir. 

Küçücük bir virüstü ama yaptığı iş çok büyüktü. Öyle ki ölü balıklar, karabataklar gibi kıyıya vuran Aylan bebeklerin, gidince sizi Allah’a şikâyet edeceğim diyen Suriyeli Erva’nın, oyuncaklarımı niye kırdılar, babamı istiyorum diye ağlayan Filistinli Fatma’nın, açlıktan ölen milyonlarca Afrikalı çocuğun, Akdeniz’de İtalyan askerlerince botları batırılarak boğulan yüzlerce masum insanın, doğu Türkistan’da Çin komünist partisi ve devlet tarafından uygulanan işkencelerden bıkıp beni öldürün diye yalvaran milyonlarca Müslümanın, Arakan’da ve dünya üzerinde yüzbinlerce insana yapılan insanlık dışı zülüm, işkence ve baskıların intikamını alıyordu zalimlerden ve yerli işbirlikçilerinden. Hem de kimsenin düşünemeyeceği bir şekilde aldı intikamını.

Efendim bu biyolojik bir silahtır, Çin’de üretildi ama elinde patladı, ABD ve dünyanın en gizemli, en zengin Yahudi ailesi Rocfeller ve Rothshild denen Siyonist kâfirler tarafından üretildi, onlar tarafından tüm dünyaya saldırıldı, diyenler var. Bu iddialar belki doğru olabilir fakat bu en zengin, belki de en güçlü kişilerin, devletlerin ve mihrakların iradesinin üzerinde Allah’ın iradesi vardır. Onlar bir hesap, bir plan yapabilir ama her zaman Allah’ın planı, tüm planları, tüm hesapları bozar.

Efendim gizli dünya devletinin yöneticileri olan bu Yahudi aile beş bin yıllık hedefleri, hayalleri olarak dünya devletlerinin ekonomisini çökertip, dünya nüfusunu azaltıp dünyada tek devlet olmak, Siyon krallığı kurmak için biyolojik silah olarak böyle bir virüs ürettiler, denmektedir. Bu iddialar da belki doğrudur ancak bu virüsün kime, nerede, ne zaman bulaşacağı, kimleri öldüreceği belli mi? İşte onların hesapladığı bir şey Allah’ın kuşatıcı, üstün iradesi ile tüm insanlığa yayılan böyle bir musibete dönebiliyor. Bu silah üretenleri de vurabiliyor.

Ne olursa olsun komplo teorilerine kapılmayıp sorunu ciddiye alıp daha büyük, daha ciddi tedbirler almadan bu virüsle baş etmek, bu vampiri öldürmek mümkün değil. Bunun için gerçek bir strateji takip edilerek salgınla mücadele edilmelidir. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.