EHLİ BEYTİ TANIMAYA DEVAM EDELİM

Adnan Bahadır

Ehli  Beyt'in ne olduğunu bilmeyeniniz  yoktur, ancak  ergenlik çağındaki  gençlerimiz  veya  İslami  hassasiyeti olmayan okurlarımız  bu  konuda  bilgi sahibi olamayabileceklerini  düşündüğümüzden  Ehli  Beyt'in ne olduğunu bir kez daha açıklamakta yarar görüyoruz. Ehli Beyt  lügat  anlamı  ile ev halkı demek olup, Istılahı  anlamda  kişinin mahremiyetindeki  evine girebilecek  yakınlıktaki insanlara  denir. Bu  insanlar eş, dost, akraba  olup, onlarla bazı sırları  paylaşıp, arka planınızda olup, bitenlerden haberdar olan insanlardır. Bu  tabir İslami bir  terim olup, günümüzde buna  aile  fotoğrafı  diyorlar.

            Dünkü  yazımızda bir nebze  Vezir  Hazretleri'nin  aile  fotoğrafına  değinmeye çalışmıştık, bugün biraz  daha  detaylı ele alacağız. Vezir Hazretleri'nin aile fotoğrafında olanlardan birisi  olan Akın Özgün'ü  siz  değerli  okurlarımıza  tanıtmaya  başlamıştık. Akın Özgün'e ne iş  yaptığı  sorulduğunda ben kabzımalım hiç bir şeyden anlamam deyip çok güzel bir viraj almasını bilen uyanık, zeki ama bir o kadar da  ketum  bir arkadaş. İlk gördüğümde çok zeki bir arkadaş olduğunu anlamıştım ancak işlevini  daha sonra  olayları yaşadıkça kavradım. Vezir Hazretleri'nin arka planında olan en yakın adamlardan birisi  bu arkadaştır. Bize A Takımı operasyonu yaptıklarında Vezir Hazretleri'nin gizli kasası kimdir diye sorduklarında henüz ben de işi  kavrayamamış olduğumdan bilmiyorum demiştim. Ama daha sonra bazı gerçekleri  daha iyi kavrama imkanım oldu.

            Akın Özgün siyasetçi olmadığını söyleyip, hepimizden çok daha iyi siyaset yapan bir arkadaş. Biz  içeriye düştüğümüzde en çok güvenip, dışarıda bizim işleri takip edecek arkadaşın Akın Özgün'ün olduğunu düşünürken  meğer adam tezgahın öbür ucundaki  en iyi oyunculardan birisi imiş de bizim haberimiz yokmuş. Adama biz ne dediysek tam tersini yaptığı bir yana 95 günlük hapis hayatımızda sadece bir kez ziyaretimize gelmiş olması  bizi  hayrete düşürdü. Kayıkçıbaşı bunları  çok iyi bilmesine rağmen kendisine biçilen rol gereği  hapisten çıktıktan sonra  90 derecelik bir u dönüşü ile  karşı tarafa  geçince ben tek başına mücadele etmeye karar verdim.

            Kayıkçıbaşı ile olan birlikteliğimizi sona erdirme noktasında en büyük aktörlüğü Akın Özgün üstlendi, sağ olsun Kayıkçıbaşı'nın eşi de ona destek verip, emellerine nail oldular, ama ben onlara dua ediyorum, Allah onlardan  razı olsun beni o çarktan kurtardılar ve özgür bir insan olmama neden oldular. Ağırıma giden tek şey Kayıkçıbaşı'na olan güvenimin sarsılması oldu, onun dışında çok ama çok mutlu oldum dersem buna inanın.

            Akın Özgün önce kısa adı TÜGİB olan ve başkanlığını eski ANAP Genel Başkanı  yapan Türkiye Girişimciler  Birliği'ni  devralıp, başına Vezir  Hazretleri'ni getirdi, bu oluşumun tüm borçları belediye  tarafından ödendi, ardından Ankara'da bir daire kiralandı ve işler oradan organize edilmeye başlandı. Akın Özgün haftanın üç günü Ankara'da, İstanbul'da, diğer günleri Samsun'da, adam o kadar önemli bir şahsiyet ki Belediye Başkan Vekili olduğum ilk dönemlerde bindiğim Bora marka araç altımdan alınıp, arkadaş  Ankara'ya gönderildi, ben de başkanvekili olarak yaya  gezmeye  mahkum oldum. İşin enteresanı arkadaş o seferinde Ankara'da kaza yapıyor, kimseye söylenmeden araç tamir ediliyor, ama ne zaman ki garip Salih aynı araçla kaza yapıyor, soluğu kamyon şoförlüğünde alıyor.

            Akın Özgün belli bir süre işi TÜGİB'le getirse de oradan bir iş çıkaramayacağını anlayınca B Planı'nın devreye koyup SABEK adı altında Samsun Bölgesel Kalkınma Kurumu altında bir organizasyona imza atıyor. Bu kurum Samsun'un mastır planda kalkınması iler ilgili planlar  hazırlayıp, DPT den onaylatma çalışmaları yapıyor, bu işle ilgili YEDAŞ  binasında bir kat  tanzim edilip, başına Akın Özgün konmak şartı ile emrine yirminin üzerinde adam  tahsis ediliyor, bu adamlar kimler derseniz  onun için çok detaylı bir yazı yazmam gerektiğinden burada ayrıntılara girmiyorum. 2006 yılında  bu kurumun belediye bütçesinden kullandığı pay 350 bin lira idi, diğer yılları siz hesap edin. Netekim  bu kurum  şehrin Kalkınması!.. için elinden gelen her şeyi yaptı!.. ve Adnan Bahadır'ın DENGE Gazetesi'ni çıkarıp, bu kurumu ele alacağını köşesinde yazması ile birlikte görevini tamamladı ve personelin tamamı (Akın Özgün hariç) belediyeye kaydırılarak kurum kapatıldı. Akın Özgün kardeşimizle ilgili daha fazla yazacaktık ancak kendimize  ayrılan yer bittiğinden bugünlük bu kadar diyor, sağlıklı ve esen kalmanızı diliyoruz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.