EN BÜYÜK SORUN DÜŞÜK PERFORMANS
Raporda, eğitimde istenilen kalitenin yakalanamamasına ana sebep olarak 'kolay sınıf geçme' gösterilerek, "Öğrenciler temel bilgileri elde edemeden bir üst sınıfa geçirilmekte ve mezun edilmekte." denildi. Kolay sınıf geçilmesinin 'üst kademelerdeki eğitimi niteliksizleştirdiği, diplomayı piyasada değersizleştirdiği ve Türkiye'nin uluslararası değerlendirmelerde düşük performans sergilemesine yol açtığı vurgulandı. İlköğretimde sınıfta kalma nadiren uygulanırken, düz liselerde not ortalaması 2,5 olan öğrenci başarısız ders sayısına bakılmadan bir üst sınıfa geçebiliyor. Lisede 9. sınıfta üç, 10 ve 11. sınıflarda iki dersten fazla olmamak üzere toplam 5 zayıfla sorumlu olarak bir üst sınıfa geçilebiliyor. Ayrıca öğrencilere ilave sınav ve af imkanı veriliyor. SETA'nın eğitim raporunda bu durum şöyle eleştiriliyor: "Çok sayıda kolaylaştırıcı uygulama ile eğitim sistemi, her çocuğun başarılı olmasını temin etmekte.
ÇOCUKLARA ZAMAN AYRILMIYOR
Sınıf geçirme uygulamaları, merkezi sınavlardaki başarısızlığın en önemli nedenlerinden bir tanesi. Bilgi ve becerilerin etkin bir ölçme ve değerlendirmesi yapılmadan öğrencileri 'başarılı' olarak tanımlamak, hem okulu ve öğretmenin değerlendirmesini anlamsızlaştırmakta hem de öğrenciyi hayata ve sınavlara hazırlayamamakta." Liselerin ders yoğunluğunun ve akademik içerikli ders sayısının fazla olduğu ifade edilerek, şunlar kaydediliyor: "Bu ders yoğunluğunun üzerine, Türkiye'de öğrencilerin üniversiteye giriş için dershanelerde harcadıkları zamanı dâhil ettiğimizde, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif aktiviteler için zaman ayıramadıkları gözlenmekte."
MESLEK LİSELERİNİN ÖNÜ AÇILMALI
SETA, kaliteli eğitim için şunları önerdi: Okulöncesi eğitimin yaygınlaştırılması, tek başına kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilebilecek bir şey olmadığından özellikle belli sayının üzerinde istihdam sağlayan işletmelerin kreş-okulöncesi eğitim kurumu açması zorunlu olmalı. Haftalık 45 saati bulan bazı ortaöğretim okullarındaki ders saati yükü azaltılmalı. Mesleki ortaöğretim mezunlarının kendi alanlarında istihdam edilebilirlikleri artırılmalı; buna rağmen farklı bir alanda yükseköğretime devam etmek isteyen mezunların önü açık olmalı. Lisede verilen eğitimin niteliğini ve lise mezunu bir öğrencinin saygınlığını artırmak için, ortaöğretim müfredatıyla tam olarak uyumlu bir olgunluk sınavı getirilmeli. Meslek yüksekokullarının kalitesini artırmak için sınavsız geçiş uygulamasına son verilmeli ve mezunların 4 yıllık programlar için girdikleri Dikey Geçiş Sınavı kontenjanları artırılmalı.