Eczacılar içini DENGE'ye döktü

Denge Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet Özdemir, Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak ile görüşerek, eczacıların sorunlarını, eylem nedenlerini ve muayene katılım ücretlerini sordu.

Muayene Katkı Payları halkımızın adeta korkulu rüyası oluyor. İnsanlarımız ne aile hekimlerine nede 2. veya 3 basamak sağlık kuruluşlarına gitmek istemiyor. Her gittikleri muayeneden sonra ellerine aldıkları reçeteyle eczaneden çıkarlarken başlarından aşağıya kaynar sular dökülüyor. 2008 yılı içinde gittikleri her sağlık kuruluşundaki muayeneler karşılarına ilaç katılım payı ile birlikte 1 Ekim 2009 tarihinden bu yana kabus gibi çıkıyor ve eczacı tarafından SGK'nın bir emri olarak kesiliyor. Bu konuyla ilgili siz okurlarımız için Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak ile görüştüm. Muayene katılım paylarıyla ilgili aklınıza gelebilecek sorulara yanıt aradık.

M.Özdemir: Muayene ücretlerinin eczacılar tarafından tahsil edilmesi yasal mıdır?

Ecz. E.Çolak: Hayır muayene ücretlerinin eczanelerce tahsili uygulaması kesinlikle yasal değildir.Danıştay'ın gerekçeli kararına uygun olarak 2 Haziran tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Kurumla sözleşmeli ikinci ve üçüncü basamak resmi ve özel sağlık kurumlarında hekim ve diş hekimi muayenesi için katılım payının 2 TL olarak uygulanmasına ilişkin yeni bir düzenleme yapılmıştı. Ancak bu uygulamanın üzerinden daha dört ay geçmeden Danıştay kararına aykırı olarak katılım payları ikinci basamak resmi sağlık kurumlarında, eğitim ve araştırma hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde 8 TL'ye, özel sağlık kurumlarında ise 15 TL'ye çıkartıldı ve Birliğimizle SGK arasında imzalanmış olan Ocak 2009 Protokolü hükümlerine aykırı olarak bunların 3 TL'lik kısmının da serbest eczanelerden karşılanması hükmü getirildi. Ayrıca, kişiler muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat etmediği durumda, birinci basamak sağlık kuruluşları ile aile hekimliği muayenelerinde katılım payı alınmayacağı, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumları ile özel sağlık kurumlarındaki muayenelerde ise 3 TL indirim yapılacağı, bir sonraki eczane müracaatında ikinci ve üçüncü basamak için 5, ve özel hastaneler için 3 TL'nin tahsil edileceği, tahsil edilen bu tutarın eczane alacaklarından mahsup edileceği hükmü getirildi. Bu düzenleme 01/10/2009 da yürürlüğe girdi Bu uygulama aynı zamanda 5510 sayılı kanunun 69 . maddesinin (katılım payı alınmayacak durumlar) c bendine de açıkça aykırıdır.
Şöyleki :

KATILIM PAYI ALINMAYACAK HALLER, SAĞLIK HİZMETLERİ VE KİŞİLER
Madde 69- 68 inci maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler şunlardır:
a) İş kazası ile meslek hastalığı halleri ile askerî tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri.
b) 75 inci maddede yer alan afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri.
c) Aile hekimi muayeneleri ve kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.
d) Sağlık raporu * ile belgelendirilmek şartıyla; Kurumca belirlenen kronik hastalıklar ve hayati önemi haiz 68 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sağlık hizmetleri ile organ (Ek ibare: 17/04/2008-5754 S.K./66. mad) doku ve kök hücre nakli.
e) 94 üncü maddede tanımlanan kontrol muayeneleri ** ,
f) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c ) bendinin (4) (Ek ibare: 17/04/2008-5754 S.K./66. mad) numaralı alt bendinde belirtilen kişiler ile bunların eşleri (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentleri kapsamında sayılanlar, vazife malûlleri ile 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının ** (d) ve (e) bentlerinde sayılanlar. (Ek cümle: 17/04/2008-5754 S.K./66. mad) Ayrıca, 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların sağlık kurulu raporuyla ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin karşılanır. Bu madde gereğince katılım payı alınmayacak sağlık hizmetlerini tek tek veya gruplandırarak tespite Kurum yetkilidir. Oysa yapılan düzenleme ile 01/10/2009 dan itibaren aile hekimi muayenelerinden 2 ve sağlık ocağı muayenelerinden 3 TL muayene ücreti tahsil edilmektedir.

M.Özdemir :Eczacılar tarafından yapılan bu tahsilatlar neticesinde karşılaşılan zorluklar nelerdir?

Ecz. E.Çolak: Eczacılar muayene ücretinin alınmasına da karsıdır, bin yıllık mesleğimizi tahsildarlığa indirgemeye çalışan bu uygulamayla bu tahsilatın eczaneler tarafından yapılmasına da…
Yıllardır angaryadan ve kırtasiyecilikten bıkmıştık, şimdi birde tahsildarlık eklendi.Sürekli değişen ilaç geri ödeme kuralları ve bu yeni angaryalar yüzünden hastamızın yüzüne bakamaz duruma geldik. bizim işimiz bu değildir. Biz eczacılar, akılcı ilaç kullanımı yoluyla ilaç harcamalarının azaltılmasını ve ilaçların bulunabilir, alınabilir olmasını her zaman destekledik. Yapmakta olduğumuz eşdeğer ilaç kullanımını yaygınlaştırma kampanyası ile de bunu gösterdik. Bizler sağlık sisteminin giriş kapısı ve son halkası olarak, hastaların doğru hekime yönlendirilmesi, doğru ilaç kullanımı konusunda danışmanlık hizmeti veriyoruz. Ancak anlaşılıyor ki sadece ilaç satıcıları ve muayene ücreti tahsildarları olarak görülüyoruz.


M.Özdemir :Muayene ücretini karşılayamayan yurttaşlarımız ilaçları bırakıp reçeteyi yaptırmadan eczaneden ayrılıyor mu bu sayı diğer zamanlara orantılandığında nedir? Eczane personelleriyle hasta yada yakınlarının tartışmaları hangi boyutlarla sınırlı kaldı? Yada çok ileriye giden bir durum sergilendi mi? Olayın bilincinde olan yurttaş sayısı ne kadardır?

Ecz. E.Çolak: Meslektaşlarımızdan bize gelen geri bildirimler;bu konuda çok büyük sıkıntı olduğu yönünde.İlacını almadan söylene söylene eczaneden ayrılan hasta sayısı oldukça fazla.Daha önceki günlerde hatta aylarda muayene olmaya gittiği hastanelerin muayene ücreti hastalarımızın karşısına toplu olarak çıktığında ,o birikmiş muayene ücretini ödemeden reçetesine yeni yazılan ilacını da alamayacağı için çaresiz kalıyorlar.Borç para bularak birikmiş muayene ücretlerini ödeyip şifa bulmaya çalışıyorlar. Eczanelerde ise eczacı ve eczane çalışanları hastalara ilaçların kullanım şekli,etki yan etki ve ilaçlar arasındaki geçimsizlikler gibi önemli konuları anlatacakları zamanda geçmişten bugüne birikmiş muayene ücretlerinin hangi hastanelerdeki muayenelerden kaynaklandığını anlatıp hastaları sakinleştirmeye çalışıyorlar. Sonuçta eski tarihlerden kaynaklanan bu muayene ücretlerini vatandaştan eczacılar tahsil etmek zorunda bırakıldıkları için ,hasta ile onlar muhatap oluyorlar ve hastaların bu konudaki kızgınlıklarını en iyi onlar gözlemliyorlar. Sadece muayene ücreti değil SGK provizyon sisteminin eşdeğer olmayan ilaçları eşdeğermiş gibi göstermesi de (eşlenik ilaç uygulaması)hastaların birçok ilaca ulaşımını engelliyor.Vatandaş bu sıkıntılı uygulamalarla uğraşmaktan hastalığını unutuyor.

M.Özdemir :Eczacılar Odası olarak bu konuyla ilgili yapılan bir mitinginiz oldu. O zaman bu miting sayesinde bir kazanım elde edilememiş miydi? Eğer bir kazanım elde edilememiş ise bu konuda halkla karşı karşıya gelmemek için odanızın yatırımları neler olacak? Bu konuda bir TEB olarak bir dava açıldığı duyumları aldık. Bu süreçle ilgili neler söyleye bilirsiniz?


Ecz. E.Çolak: Geçen Yıl 21 Aralık 2008 de Türk Eczacıları Birliği ve 51 Bölge eczacı odası olarak (Türkiye'deki tüm eczacı odaları) tüm bu sorunlara dikkat çekmek üzere 32000 eczacı ve yardımcı personelinin katılığı tarihin en büyük eczacı mitingini düzenledik ana tema "ARTIK YETER" idi. Bu miting sonunda özel hastaneler için eczanelerden tahsil edilen 10 TL lik muayene ücreti tahsilatından kurtulmuştuk. Zaten 1. basamakta yoktu, emeklilerden de biz almıyorduk sadece devlet ve üniversite hastanelerine giden aktif SSK ve Bağ-Kur'luların ki kalmıştı ama şu anda yeşil kartta dahil edildi, tüm emekliler, tüm özel hastaneler ve tüm birinci basamaklar eklendi ve yük 1 Ekim günü tam 15 kat arttı. Bu bizim sözleşmemize de yaslara da aykırıdır. 2009 yılı İlaç Alım Protokolü ile birlikte, 5510 sayılı Yasa'ya aykırı bulunan muayene ücretleri ve bunların eczanelerden tahsili uygulamalarına karşı yürütmesinin başladığı 1 Ekim 2009 tarihinde Danıştay 10. Dairesinde yürütmenin durdurulması ve yapılan işlemin iptali talebiyle dava açılmıştır.
Bugün içinde bulunulan süreç 21 Aralık “Artık Yeter!” mitingine götüren süreç ile bütünleşik olarak değerlendirilmeli, o gün karşı çıktığımız kamu kurum ıskontolarının yükünün son Kararname ile ağırlaştırıldığının, muayene ücreti uygulamasının yaygınlaştığının, ücretlerin artırıldığının ve karşı çıkmamıza rağmen, eczacıları tahsildar olarak gören anlayışın devam ettiğinin gerçekliği karşımızdaki bürokratların ve siyasilerin demokratik tepkimizden, 32.000 kişinin en çetin kış koşullarında yurdun dört bir yanından Ankara'ya sel olup akışımızın o dondurucu günde kar altında saatlerce mesleğine ve hastalarının sağlık hakkına sahip çıkışından ne anladıklarını açıkça gözler önüne sermektedir.
Biz bugün 4 Aralık süreci ile ilgili çıktığımız bu zorlu yola sadece kendimiz için çıkmadığımızı da tek başımıza çıkmadığımızı da gayet iyi biliyoruz.

Bizler, “feda edecek tek bir eczanemiz yok” dedik, bugün daha da kararlı bir biçimde tekrar ifade ediyoruz. Eczanelerimizin teker teker kapanmasına izin vermeyeceğiz, seyirci kalmayacağız.
HASTALARIMIZIN SAĞLIK HAKKI VE ECZANELERİMİZİN VARLIK YOKLUK MUCADELESİ İÇİN AYAKTAYIZ !!!
İlan ediyoruz; Eczacı; Emeğiyle, Mesleğiyle, Çocuklarının geleceğiyle, Hastalarının sağlığıyla oynanmasına seyirci kalmayacak.

GÜNCEL Haberleri