Demokratik Sol Parti (DSP) İl Başkanı Enver Mertoğlu, DSP Genel Merkezi tarafından oluşturulan, küresel ısınma ve su sorunu konusunda çalışma yapan komisyonun tamamladığı raporu açıkladı.
DSP GENEL MERKEZİ'NDEN SU RAPORU
Küresel Isınma, Toprak ve Su Kaynaklarımızın Kullanım Durumu, Sorunları ve Çözümleri adlı raporda, toprak ve su kaynaklarının verimli kullanılması istenirken, Türkiye'de su yönetiminin birçok kurum ve bakanlığın sorumluluğunda olmasının sakıncalarına dikkat çekildi ve bütünsel su yönetim anlayışının uygulanabilmesi için acilen Su Yasasının çıkarılması gerektiği bildirildi. DSP Genel Merkezi'nin hazırladığı raporda küresel ısınma, toprak ve su kaynaklarının korunması konusunda dikkatli olunması sonucunun çıktığını belirten Mertoğlu, küresel ısınma hakkında alınması gereken önlemler ve özellikle su tasarrufu ile ilgili halkın bilgilendirilmesi çalışmalarının yetersizliğini vurgulayarak, bu konuda eğitim programlarının hazırlanması gerektiğini söyledi.
SU HAVZALARI ISLAH EDİLMELİ
Türkiye'deki su kaynaklarının yüzde 72'sinin orman alanlarında oluştuğu buna karşın su havzalarının çok kötü durumda olduğu belirten Mertoğlu, "Yapılması gereken dağınık su havzalarını ıslahı çalışmalarıdır. Su havzaları kanununun öncelikle çıkarılması gerekmektedir. Kentlerin içme ve kullanma suyu kaynaklarını besleyen havzalarda yerleşme ve yapılaşma, İstanbul örneğinde olduğu gibi, giderek yaygınlaşmaktadır. Su toplama havzalarında konutlaşma engellenmeli, mevcut yapılaşmalar da kaldırılmalıdır. Kullanılabilir su kaynakları envanteri çıkarılarak, bunların korunması için her türlü önlem geliştirilerek ciddi yasalarla desteklenmelidir. Cezalar caydırıcı olmalı ve herkese uygulanmalıdır. Popülist politikalar bırakılmalı, yasalara aykırı davrananlara ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır" dedi.
ACİLEN SU YASASI ÇIKARTILMALI
Su yönetimi ve tasarrufu konusunda DSP'nin hazırladığı rapor doğrultusunda önerilerini de sunan Mertoğlu, "Su yönetiminin tüm ihtiyaçlar ve kullanıcılar ele alınarak bütünsellik çerçevesinde organize edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda bütünsel su yönetimi kavramının ülkemizde uygulanmaya başlanması gerekmektedir. Bütünsel su yönetimi anlayışının ülkemizde uygulanabilmesi, suyun gelecek nesillere bırakılacak doğal bir kaynak olarak tanımlandığı ve bu yönetim yapısında tüm kullanıcıların bütünleştirildiği bir 'Su Yasası' ile mümkün olabilecektir. Bu nedenle Su Yasası hiç beklenmeden çıkarılmalıdır. Türkiye'de su yönetimi birçok kurum ve bakanlığın sorumluluğundadır ve bu sorunlara yol açmaktadır. Oysa AB ülkelerinde yeni yapılandırma çalışmalarında su yönetimi ve ilgili kurumlar tek bir bakanlık, çevre veya tarım bakanlıklarının sorumluluk alanındadır. Türkiye'de bu durum gözetilerek tek bir yerin sorumlu olacağı yasal düzenleme yapılmalıdır" dedi
Miraç Öztürk