Cuma günü bir dostumun kızının düğününe katılmak üzere Trabzon'a gittim. Samsun'daki trafik yoğunluğundan şikayet edenlerden biri de benim, zira ofisten Çatalçam'a neredeyse bir saatte gidiyorum. Ancak Trabzon'daki trafiği görünce halimize şükrettim. Akçaabat'ın girişinden Trabzon merkeze tam bir saatte gittik. KTÜ Sosyal Tesisleri'ndeki düğünden çıkışta zor gittim Of'taki köye, ancak iki buçuk saatte vardım. Normal şartlarda bu mesafelerin tamamı bir saatlik yol ama biz iki buçuk saatte zor katedebildik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Trabzon'a onca yatırım yapmasına rağmen, Tanjant Yolu'ndan üst geçitlere, viyadüklerinden çevre yoluna onca yatırıma rağmen yaz aylarında Trabzon'da trafik adeta felç. Bizde de sıkıntı var. Hele pazar günleri pikniğe ve denize gidenlerin şehre dönüşünde trafik çok kötü oluyor. Geçtiğimiz pazar günü Sami Kesmen Hoca'nın oğlunun düğününe gitmek üzere Çatalçam'dan yola çıktık. Yanıma oğlumu almasaydım iki saatte zor giderdim düğüne. Sağ olsun, arka yollardan Ankara yoluna kırk dakikada getirdi beni. Bu arada Sami Hoca'yı ilmine, irfanına ve yaşam biçimine uygun bir düğün yaptığı için de buradan ayrıca tebrik ediyorum. Trafikteki vaziyetimiz ülke olarak sıkıntılı bir durumda. Eskiden bir evde bir araba zor olurdu, şimdi her evde en az iki araba. Buna ne yol yeter ne de otopark. Allah sonumuzu hayreylesin diyerek konumuza geçelim.
Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde, “Tüm keyifleri bozan ölümü çok hatırlayınız” buyurmakta. Hepimizin yaşamak zorunda olduğumuz ölüm gerçeği sevilmese de bir gün kapımıza geleceği muhakkak. Bu yıl pek çok dostumuzu ahirete yolcu eyledik. Geçtiğimiz hafta Ladik'te tavuk çiftliklerini yaparken tanıdığım, her türlü desteğini gördüğüm MHP eski İlçe Başkanı Cüneyd Özgen kardeşimizin ölümü gerçekten üzdü beni. On, on iki yıllık bir tanışıklığım oldu kendisi ile amma candan bir dosttu. Konuştuğunuzda güven veren bir yapısı vardı, insanları olduğu gibi kabul eden bir kardeşimizdi. Kimsenin siyasi duruşuna değil, karakterine bakarak dostluk yapardı. Mekanı cennet olsun. Ailesine, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Aynı şekilde geçtiğimiz hafta aramızdan ayrılan Seyfettin Dost ağabeyi de doksanlı yılların başında tanımıştım. Ülkücü kimliğinin yanında muhafazakar, haktan yana duruşu olan, sağlam karakterli bir insandı. Son zamanlarda Ankara'da yaşamaktaydı. Her yaz gelişinde beraber olur, yer içer, dertleşirdik. Geçtiğimiz yaz da buluşmak üzere randevulaşmıştık. Öğlen yemeği beraber yiyecektik ama gelemedi. Aradım, “Dostlar bırakmadı, kusura bakma ama seneye söz inşallah” demişti. Benden büyük olmasına rağmen mutlaka ayda bir arar, “Cuman mübarek olsun” der, “Nasip olursa bu yaz sözümde duracağım, buluşacağız. O mühendise de çok selamımı söyle” derdi. Mühendis dediği, İnş. Müh. Cemil Öksüz'dü. Birlikte siyaset yapmışlar, Cemil'i sevmişti. Cemil Bey'le uzun yıllardan beri yakın arkadaş olduğumuzu bildiğinden her aradığında, “Mühendis Beye de çok selamımı söyle” derdi. Vefalı bir dost ve ağabeydi. Eşine, iki kız evladına buradan başsağlığı diliyorum. Ben Seyfettin ağabeyi ziyaretime gelecek diye beklerken Şaban Kılıç'ın sosyal medyadaki vefatıyla ilgili paylaşımını görünce şok yaşadım. Soyadı gibi DOST olan Seyfettin ağabeye tekrar Rabbim rahmeti ile muamele eylesin, mekanı cennet olsun dileklerimi iletiyorum.
Ülkücü camianın bu kuşağı çile çekmiş, bedel ödemiş, karşılık beklemeksizin vatana hizmet etmeyi canından da önde görev kabul etmiş bir nesildir. Merhum Erdem Şenocak'la çok tanışıklığımız yoktu amma daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi, “Yıldızların Sessizliği” diye bir kitabını okuma fırsatım olmuştu. Gerçekten çileli bir hayat yaşamıştı. O da Seyfettin Dost ağabeyle ortaklık yapmış bir ülkücüydü. Ona da Allah'tan rahmet diliyorum. Ben insanların siyasi görüşlerine değil, karakterlerine, inançlarına ve yaşam biçimlerine dikkat ederim. Şu partili olmuş, bu partili olmuş veya hemşehrim olmuş umurumda değil. Ladik'e ilk gidip iş yapmaya karar verdiğimde oradaki bazı iş adamlarını da ziyaret etmiştim. Hatta onlara bana destek olma konusunda bir beklentim olmadığını, köstek olmasanız yeter demiştim ama maalesef benim gibi Trabzon'dan gelip Ladik'te iş yapan bazı hemşehrilerimden en büyük defansı gördüm. Ellerinden gelse oradaki kümesleri bana yaptırmamak için seferber oldular adeta. Emir erleri olan dönemin başkanına her türlü baskıyı yapıp üzerime geldiler ama hiç umurumda olmadı, işime baktım. Rabbim de muvaffak eyledi. Allah öyle bir Allah ki işletmeleri ile ilgili elime öyle belge geldi ki yayınlasaydım çok büyük sıkıntı çekerlerdi ama ben onlar gibi haset değilim, yayınlamadım. Bu süreçte en büyük desteği Ali Sukas gibi dostlardan gördüm. Allah onlardan razı olsun, iyi ki varlar diyerek bugünkü yazıma son vermek istiyorum. Hayırlı haftalarınız olsun, kalın sağlıcakla.