DOST SADAKATİ...

Sami Kesmen

Dostluk, kelimelerle kurulan bir bağ değil, imtihanlarla ispat edilen bir sadakattir. Çünkü herkes iyi gününüzde yanınızda olabilir, asıl mesele; kötü gününüzde kimlerin yanınızda kalabildiğidir. Güneş varken gölge olmak kolaydır, fakat gece çöktüğünde ışık olabilmek, işte dostluk budur. Dost; menfaatin olduğu yerde duran değil, menfaat bittiğinde de durmaya devam edendir. Çünkü sadakat; şartlara bağlı bir bağlılık değil, karaktere bağlı bir duruştur.

Zor zamanlar, insanın hayatındaki en büyük turnusol kâğıdıdır. O anlarda, kalabalık sandığınız çevrenin sessizce dağıldığını görürsünüz. Telefonlar susar, kapılar kapanır, bahaneler çoğalır. İşte o zaman insan, dost sandıklarıyla dost olanları ayırt etmeye başlar. Çünkü bazı insanlar sizinle yürür, ama yükünüzü taşımaz. Bazıları ise konuşmaz bile, fakat omzunu yanınıza koyar. Gerçek dost; konuşan değil, duran insandır. Çünkü dostluk; sözle değil, duruşla ölçülür.

Sadakat; rahat zamanların süsü değil, zor zamanların omurgasıdır. Rahatlık bozulduğunda, menfaat zedelendiğinde, konfor ortadan kalktığında geriye ne kalıyorsa; işte dostluk odur. Eğer bir insan, sizinle birlikte zorlanmayı göze alabiliyorsa; o insan dosttur. Ama sıkışınca yön değiştiren, zor görünce geri çekilen, fedakârlık gerektiğinde ortadan kaybolan birinden dost olmaz.

Çünkü sadakat, risk almayı gerektirir. Risk almayan, sadece seyircidir. Tarih boyunca büyük insanların hayatına bakıldığında, en zor anlarında yanlarında çok az insanın kaldığı görülür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Taif’te taşlandığında yanında kalabalıklar yoktu. Uhud’da yaralandığında, etrafında binler değil, sadakatiyle seçilmiş az sayıda sahabe vardı. Çünkü sadakat; sayıyla değil, nitelikle ölçülür. Bir sadık dost; bin menfaat dostundan daha değerlidir. Çünkü sadık dost; sadece yanınızda duran değil, sizinle birlikte direnen insandır.

Dost sadakati; insanın kalitesinin en büyük göstergesidir. Çünkü sadakat; güçlü karakterlerin taşıyabileceği bir yüktür. Zayıf karakterler; konforu sever, güçlü karakterler ise; sorumluluğu. Zayıf olanlar; kendilerini korur, güçlü olanlar ise; dostlarını korur. Çünkü sadakat; sadece yanında olmak değil, gerektiğinde kendinden vazgeçebilmektir.

Hayatın en büyük kazançlarından biri, sadık bir dosta sahip olmaktır. Çünkü sadık dost; insanın yalnızlığını azaltan değil, yükünü hafifleten insandır. Varlığı huzur verir, yokluğu hissedilir. Çünkü sadık dost; sadece hayatınıza giren değil, hayatınıza değer katandır. Böyle bir dost, bir nimettir. Her nimet gibi, kıymeti yokluğunda daha iyi anlaşılır. Unutulmamalıdır ki; zor zamanlar dostu azaltmaz, dostu ortaya çıkarır. O gün geldiğinde, kalabalıkların dağıldığını ve birkaç kişinin kaldığını görülür. İşte o kalanlar, gerçek servettir. Çünkü servet; sahip olunanlar değil, zor zamanda bırakmayanlardır.

Sadakat; dostluğun en yüksek mertebesidir. Bu mertebeye herkes ulaşamaz. Çünkü sadakat; söz vermek değil, sözde kalmamaktır. Sadakat; yanında olmak değil, terk etmemektir. Sadakat; rahatken sevmek değil, zor zamanda vazgeçmemektir. Gerçek dost; yükünüzü hafifleten değil, yükünüzü sizinle birlikte taşıyandır. Gerçek sadakat; rahat zamanların değil, zor zamanların eseridir. Çünkü dostluk; hayatın en güzel sözü değil, en zor zamanında yazılan en değerli gerçeğidir.

Her şey yolundayken alkışlayıp, sorunlar oluşunca eleştirenden dost olmaz. İşler iyi giderken okşayıp, işler kötü gidince şamarlamaya çalışan kimseden dost olmaz. Dostluk; sadakati gerektirir. O sadakat; karşılıksız olarak eli taşın altına koymaktır. Kendini ispat etmek için dostunun üstüne basmayı, dostu paspas yapıp efeleşmeyi tercih eden dost olamaz.

Dostluk; acının tadını alabilmektir. Dostu için acıya katlanabilmektir. Tırnağı kopunca dostuna yükselen dost değil menfaat efendisidir. Tadına ortak olup, acısında terk eden, çıkar efendileri kişiye yüktür. Menfaat görüp yaklaşan, zoru görünce kaçan; ya ahmak ya da kahpedir. İkisi de kişiye yüktür. Ahmak olanın aklı, kahpe olanın ahlâkı yoktur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.