DÖRT YIL

Ahmet Ufuk Erkan

göre, 24 Haziran’da da gazeteye koyulmuş. Yıllar geçer. Zaman, iyi veya kötü izler bırakarak hatta bizzat kişinin kendinde de o izlerin etkilerini bırakarak geçer; geçer gider… Gazetemde yayınlanan ilk yazımı tekrar sizlerle buluşturmayı düşündüm. Bugün olsa bu yazıyı mı gönderirdim; bilmiyorum. Fakat bildiğim şu, o gün nasıl ciddi bir heyecan içindeysem, her yazımda aynı hâlde olduğumdur. Hep birlikte bereketli ömürler geçirelim; inşallah…

 

ÖZENDİM

 

olmaya özendim

ölmeye yeltendim

 

suskun lisânda saklı kelime

denilmemiş olmak

istedim, dememiş olmak

denmemiş olmak

 

taş çatlatan sabırla

müthiş bir kelime

katında değerli, melek kanatları gibi

dosdoğru kuğu boynu eğriliğinde

olmak istedim, sabır taşı çatlatan

kelime

 

derme çatma cümlelerle bu yüzden

bu yüzden, çünkü sabırla toprak altında

dilimin altında bakla kurutarak

biriktirerek kelime

olmaya teşne, ölmeye amade

 

ateş olan o ağaç, hani Musa’ya konuşan

saklı, gizli, en gizli

biriken kelime

 

taşa kesilmişim

lal dillerle uyduruk

seslenen sana

sabrımtırak kelime

 

dişimi sıkıyorum

daralıyor canım

elimde sakat bir akıl

el edip duruyor kalbe

 

varken aklım

şiir deyip sığınmalıydım

yoksa, birikip duruyor

denmeye mahcup

kelime

 

olmaya özendim

ölmeye yeltendim

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.