DIŞARIDAN GAZEL OKUMAK GEREKİRSE

Adnan Bahadır

Atalarımız, ‘Şeyhi uçuran müritleridir.’ sözünü boşa söylememişlerdir. Liderleri, iş adamlarını veya siyasetçileri yücelten de sıkıntıya sokan da yakınlarında bulunan insanlar olduğunu unutmasınlar. Kapasiteli liderler kapasiteli adamlarla çalışırlar, kapasitesiz insanlar da kapasitesiz insanlarla çalışırlar. Merhum Özal’ın yanında Kaya Erdem, Adnan Kahveci, Mehmet Keçeciler gibi hem siyaseti hem de devleti çok iyi tanıyan insanlar vardı. Aynı şekilde Süleyman Demirel’in, Necmettin Erbakan’ın da yanında çok kapasiteli siyasetçiler ve devlet adamları vardı. Yakaladıkları başarıda yanlarında bulunan ekibin çok büyük katkısı vardı. Milletvekilliği, il başkanlığı ve belediye başkanlığı yapan siyasetçilerin de durumu farklı değil. Örneğin Fuat Köktaş’ın kurduğu il yönetimindeki insanlar çok farklı insanlardı. Kimisi eski siyasetçi, kimisi tüccar, kimisi de esnaftı. Milletvekillerinin de durumu farklı değildi. Efsane Milletvekili İlyas Kılıç’ı İlyas Kılıç yapan; başta vefakâr fedakâr eşinin misafirperverliği ardından da beraber çalıştığı ekipti. Merhum Muzaffer Önder de çok güzel ekip kurmuştu. Arif Katar gibi kapasiteli bir genel sekreteri vardı, Yılmaz Türkoğlu gibi siyaseti çok iyi okuyan bir özel kalemi vardı. Aynı şekilde Vezir Hazretlerinin de başarılı olmasının en önemli nedeni cezaevi arkadaşım merhum Kayıkçıbaşı’nı genel sekreteri, Coşkun Bey’i SASKİ genel müdürü ve Hanife Hanım’ı da özel kalem müdürü yapmasıydı. Zihni Şahin insan olarak iyi bir insandı ama ekibi çok zayıftı, o nedenle de başarılı olamamıştı.

Mustafa Demir’e gelince; aslında kurduğu ekip güzel. Genel sekreter olarak atadığı İlhan Bey, devleti iyi tanıyan vakur bir şahsiyet. SASKİ Genel Müdürü Bahattin Bey de çok faal, cevval, işini severek yapan ve piyasayı da çok iyi tanıyan bir bürokrat. Mustafa Demir bu ekiple şaha kalkmalıydı ama maalesef yaptıklarını hiç anlatamadığı gibi kurduğu basın ekibi de hiçbir işe yaramıyor. Özel kalem müdürü olan arkadaşı genel sekreter gibi çalıştırıyor. Genel sekreterin yapması gereken görevlerin bir kısmı da yardımcılarına dağıtmış. Adamcağızın adeta eli kolu bağlı, eforunun üçte birini harcayamaz bir halde çalışıyor. Belediyede en büyük sıkıntı basının bağlı olduğu genel sekreter yardımcısı Şenol Bey’in işi hiç bilmemesi nedeniyle başkanı gerektiği gibi enforme edememesi başkanın sürekli hata üstüne hata yapmasına neden oluyor. Oysaki bu arkadaşımız başkana belediyenin kendi basın kadrosuyla bu işlerin yürüyemeyeceğini anlatmış olsaydı durum çok daha farklı olurdu. O kadar komik basın birimi var ki anlatamam. Günlerden beri cezaevinde tutuklu bulunan daire başkanı ile yapılmaya çalışılan propagandalardan sanki belediyedeki yetkililer Bahattin denen kişiye ödemelerle ilgili talimat verip ona göre ödemeleri yapmışçasına suçsuz insanlar suçlanmaya çalışılmakta. 

İşin daha da garibi ve gülünç tarafı; Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinin ilk satırında yazılan şey ‘Büyükşehir Belediyesinin Cumhuriyet Başsavcılığımıza şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda…’ cümlesini haber yapmaktan aciz bir basınla çalışması Mustafa Demir’in en büyük hatası. Ellinin üzerinde insanın çalıştığı söylenen basın biriminden bir Allah kulu çıkıp, ‘Arkadaş siz ne diyorsunuz? Bu iddianamenin ilk satırında ne yazıyor, görmüyor musunuz?’ demiyor, diyemiyor veya demek işine gelmiyor. Sizin anlayacağınız, Mustafa Demir’in kurduğu basın ekibinin dışarıdaki basın ekibinden çok da farklı bir ekip olmadığı anlaşılmakta. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Mustafa Demir bu ekiple ancak Opet bayisindeki işine gider, bundan sonraki dönemde olması imkânsızdır. Mustafa Demir gidecek de ondan iyisi mi gelecek derseniz; Bebek Yüzlü gibi ahlak fukaraları gelir, bu şehir sadece Mustafa Demir’i değil Vezir Hazretlerini dahi mumla arar haberiniz olsun. Herkes aklını başına alıp vicdanının sesini ve bu şehrin menfaatini düşünerek başta Mustafa Demir’in yüzüne doğruları haykırarak yaptığı yanlışlardan vazgeçmesini sağlamalı. Ardından da bu şehrin menfaati neyse onu yapmak adına birlik beraberlik içerisinde politikalar üretilmelidir. 

Ayrıca bizim Kuyucubaşı ötede beride ‘Samsun’da yapılacak iş kalmadı’, ‘Mustafa Başkan her şeyi halletti.’ söylemlerinden de vazgeçecek. Zira toplumda çok büyük bir tepki alıyor. Bu tür söylemler faydadan çok zarar ve tepki getirir. Biz bunu kendisine defalarca dedik ama anlamak istemiyor. Mustafa Başkan da önce özel kalemine verdiği yükü hafifletip ona olan tepkiyi azaltmalı ardından da gerek belediye içerisinde gerekse de kamuoyunda herkesin dilinden düşmeyen genel sekreter yardımcısı arkadaşımızın bazı yetkilerini başkalarına dağıtmalı. Bizim dışarıdan okuduğumuz gazel budur. Başkan dinler yahut dinlemez kendisi bilir, hiç umurumuzda değil. Yarın neden bunları söylemedin denmesin diye biz üzerimize düşeni yaptık. Sanırım matlup hasıl olmuştur. Bugünlük de bu kadar, kalın sağlıcakla.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (11)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.