Din ve siyaset

Yaşar Yeşilyurt

Daha düne kadar dinin etkisindeki gerilemeden söz ediliyor ve tarihi dinlerin etkinliğinin nihai olarak sona erişine ilişkin savlar doğrulanmış görünüyordu. Gerilemeden bütün büyük dünya dinlerinin de paylarını aldığı düşünülüyordu.

İslam dini ile ilgili tartışmalarda da bu durum hesaba katılabilir. Genel olarak modernleşme süreçlerinin, geleneksel dinlerin temellerinin altını oyduğu; özelde ise laikleşmenin, yani dinin siyasi alandan ve toplumsal kurumlardan koparılmasının modernleşme sürecinin bir parçası olduğu düşünülüyordu. Sonuç olarak da dinin gelecekte sınırlı bir toplumsal rol oynayabileceğine inanılıyordu. Batı tarzı modernleşme hareketlerinde bu türden sürecin gerçekleştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Batıda gerçekleşen modernleşme olgusunda bu türden bir sınırlılığın ve dinin etkisinin toplumsal yaşamdan çekilmesini gözlemlemek mümkündür. Ancak modernleşmesini tamamlayan batılı toplumlar başka türden sorunlarla karşılaştıklarında yeniden dine ya da dini ritüellere sarılmaya başladılar.

Modern toplumdan post modern topluma geçişte yeniden büyük dini geleneklerin sağladığı özel kimliklerin evrilen bu yeni toplumsal düzende önemli bir rol oynayacağı açık olarak gözükmektedir. Dinin sağladığı toplumsal kimliklerin nasıl şekilleneceği bir çatışmaya mı yoksa bir uzlaşmaya doğru mu evrileceğini söylemek için yeterli veri olamamakla birlikte, dinle arasına mesafe koyan toplumların ya da toplumsal grupların, en azından bir toplumsal uzlaşmaya doğru yöneleceğini tahmin etmek güç değil. Laik bir toplumda dinin siyasete alet edilmemesi gibi sürekli tekrarlanan bir argümanın nereye kadar sürdürüleceği belirsiz hale gelmektedir. Bugün artık dinin siyasete alet edilmesi değil siyasetin de dine alet edilmeden dinin bir var olma biçimi olduğu dikkate alınarak yeniden bir siyasi söylemin tutturulmasının zorunlu olduğu çok açıktır.

CHP"nin çarşaflı kadınları partisine alması ve bunu savunurken de dini kavramlardan hareketle modernleşme savunusuna girmesi önemli bir çelişki olarak karşımıza çıkmaktadır. siyset yapıcıların şunu çok açık olarak görmesi gerekir. İslam sadece bir din değil(religion) bütün bir yaşam tarzıdır. Bunu görmediğiniz müddetçe çarşaftı, simgeydi v.s ile uğraşır ve bir sonuca da varamazsınız. Yaşar Yeşilyurt

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.