Din Görevlileri ve Sorumlulukları

Toplumda dinin doğru anlaşılmasında hiç şüphesiz din adamlarının rolü çok büyüktür.Ondan dolayı , din gibi hem hassas hemde kucaklayıcı özelliği olan bir değerin toplum nezdinde cazibe merkezi haline gelmesi için herkesin üzerine düşen görevleri vardır.Bu kesimin başında diyanet camiası gelmektedir.Çünkü halkımız dini konularda daha çok din adamlarından yararlanmaktadır.

Mübarek ramazan dolayısıyla camiler, hem Cuma namazlarında hem de teravih namazlarında  diğer zamanlara göre daha kalabalık olmaktadır.Bu durum bir fırsat olarak görülmeli ve din en güzel şekilde insanımıza anlatılmalıdır.

Maalesef bu konuda yeterli donanıma sahip olmadığımızı düşünüyorum.Yanılıyor olabilirim ama gördüklerimiz ve şahit olduklarımız  bu düşüncemizin oluşmasına sebep olmaktadır.Bunu söylerken asla bir kurum yada kesimi  zan altında bırakmak ve itham etmek değil meramımız.Tabi ki gu görevi hakkıyla yerine getiren ve bu sorumlulukları iliklerine kadar hisseden görevlilerimiz vardır .Sadece, aynı camia içinde olmamızdan dolayı hassasiyetimizi dile getirme adına bir öz eleştiri olarak kabul edilmelidir söylediklerimiz.Bu bağlamda; daha önce belki çok defa  bir çok yerde dile getirlmiş olan bu konuyu ben de  özet bir şekilde aktarmak istiyorum.

Özellikle Cuma hutbelerinde imam efendilerin , okuyacakları metni ,  içindeki ayet ve hadisleri  önceden çok iyi çalışmaları gerekir.Onca cemaaatin karşısında ayet ve hadisleri yanlış telaffuz eden  , türkçe hutbeyi de zar zor okuyan imam efendi  daha işin başında cemaati namazdan koparmış demektir.Hutbe ve vaazlar hem kısa hem de çok net mesajlar içeren bir yapıda olmalıdır.Bu konuda mesajın net bir şekilde verilemediğini düşünenlerdenim.

Camilerin büyüklüklerine göre ses cihazları ayarlanmalıdır.Çok ses çıkması çok şey anlatılması anlamına gelmiyor.Bir de namaz esnasında parazit yapan cihazların secde veya ruku anında namazdan kopartacak kadar ses yapması çok çirkin bir şey.Ayrıca bir düşünürün ifadesiyle :"" Çok bağıran sesini duyurur.Yavaş ve etkili konuşan ise anlatmak istediklerini beyinlere kazır""yaklaşımı imamlarımızın şiarı olmalıdır.

Mutlaka yapılıyordur ama Müftülük yetkililerinin zaman zaman camileri denetleme adına olmasa bile eksik ve noksanlıkları görme adına ziyaret etmeleri hizmet kalitesini yükseltme adına faydalı olacaktır sanırım.

Ayrıca hizmet içi eğitim hızlandırılmalı ve güncel aktüel gelişmeler imamlarımıza kazandırılmalıdır.İslamın davet metodu en uygun şekliyle din görevlilerimiz tarafından bilinmelidir.Bir gerçeği kabul etmemiz gerekir ki , bu toplumda din görevlileri gerçekten dini en güzel temsil etme noktasında olsalar bir çok şey kendiiğinden değişecektir.Bu bir sorumluluktur.Şartları , imkanları yeterli olmasa bile bu görevin eksik yada yanlış ifa edilmesi kapanması imkansız zaraların açılmasına sebep olabilir.

Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde :""Bir kimsenin İslama dönmesine vesile olmak , dünyanın bütün mallarını sadaka olarak dağıtmaktan daha hayırlıdır"" buyurmak suretiyle konunun önemini net olarak anlatmaktadır.Bunu tersinden okuduğumuzda ise  şöyle bir sonuç çıkarmamız zor olmayacaktır.

""Kim bir insanın, İslamdan uzaklaşmasına davranış, söz ve hareketleriyle sebep olursa büyük bir sorumsuzluk örneği gösterecektir ve hesabı çok zor olacaktır.""

Bu maddeleri çoğaltmak mümkündür ama ben konuyu uzatmama adına kısa bir hatıra ile bitirmek istiyorum.Yıllar önce bir lokantaya gitmiştim.Duvarda bir yazı gözüme ilişti.Aslında müşteri memnuniyeti açısından çok net mesajlar veren bir ifade idi.Şöyle yazıyordu.

""Müşteri haksız olabilir...

  Müşteri kaba olabilir....

 Müşteri hırçın olabilir...

Müşteri saygısız ve saldırgan olabilir..

Müşteri cahil olabilir ama...

MÜŞTERİ HER ZAMAN  HAKLIDIR...""

   Saygılarımla...