DİL NAMUSU

Yeni emekli olan bir öğretim görevlisine sormuşlar: “mesleğiniz size ne gibi tecrübeler sağladı?” Öğretmen"in verdiği cevap yerinde bir cevaptır: “dilini sevdiğin kadar da korkmalısın ondan” Kendisi, güzel türkçemizi büyük bir bahtiyarlık ve doğru arzularla yaymaya çalışan bir dil öğretmeniydi. Dilin bir silah olabileceğini biliyor olsak bile düşünmeyiz gerisini.  Temizlik imandan geliyorsa, dil bilgisi de işini severek yapan öğretmenlerimizden geliyor olmalı. Her şeyden önce Ata"mızdan!
Bize, sadece namusun bir beden içerisinde olduğunu öğretmediler. Bir de dil namusu vardır! Türkçemizi  korumak ve onu dilimizin altında en mahrem yerde saklamak gerekir. “Seni seviyorum” derken seveceksiniz dilinizi. Ama “senden nefret ediyorum” derken de korkacaksınız ondan. Biri pozitif, diğeri negatif bir cümle. Öğretmen devam eder: “Bizim ülkemizde önce dilin yargılanmasını ve buna sistematik bir çözüm bulunmasını istiyorum. Suçlular ve dolandırıcılar sorgulanırken hepimizin anlayabileceği cevaplar doğsun doğru dil bilgisiyle. Koltuk ve masa sahipliğinden önce, doğru bir dil kültürünün sahibi olunsun bu vatanda”
Haberlerde görüyorsunuz kırık ve eksik konuşanları. Tehdit edenler, kavga çıkaranlar ve  küfür edenler hep ön planda negatif negatif siyah bir renkle parıldamakta(!) Dilini namusu kadar önemseyenler yoklar! Neden peki? Onların da bakışı açıları, dil bilgileri, anlatmak istedikleri var! Dillerini koruyanların da bu dünyada sorunları var! Yok mu? Onlar küfür, tehdit ve kavga etmedikleri için dertsiz kategorisine yerleştirilmesinler. Onları da çıkarın haberlere. Masumların da haberleri yapılmalı! Kırık dil bilgisiyle olay yaratanların manşetlerde boy boy oluşu beni ve birçok insanı rahatsız ediyor.
Türkçe"ye, tarihine ve bayrağına dilleriyle-elleriyle silah çekenlerin kötü imajlarını sıklıkla yansıtarak çocukları da erken yaşta bozmaya devam ediyorlar. Ama o emekli öğretmen bunu istememişti. Eminim kendisi gibi yüzlerce öğretmen aynı düşünce için hemfikir durumda. Dilini seversen, ona değer veriyorsun demektir. Dilinden korkuyorsan, onunla yanlış bilgiler ve cümleler edinmek istemiyorsun demektir. Bu insanları da çıkarın ve tanıtın medyaya. Dilimizi masum ve bilir kişiler düzeltebilir. Zanlıların tehditleri, kötü imajları ve korkaksızlıkları değil. Başlarda belirttiğim gibi, dilin nezaketini arttırmak gerekiyor.
Bu nedenle sabır ve anlayışın da yükseleceğini biliyorum. Bizim toplumda okuduğumuz gazeteyi bile bez olarak kullananlar var ve sorduğunuz zaman “okudum ama ben” diyorlar. Madem öyle; okuduysan henüz okumamış olana vermelisin gazeteyi! Binlerce parantez açıp devam edilebilir. Ama ne oluyorsa, ne izleniyorsa araştırılması lazım. İnsanın el kol hareketinden önce dilini nasıl kullandığına bakmak daha doğru olur. Hatta gerekirse de Atamızdan gelen alfabeyi yeniden öğretin insanlara temiz ve dürüst bir ülke için. Ne oluyorsa insanın dilinden oluyor. Dedikodu yapmak, kandırmak, aldatmak da buna dahil.
Türkçe'yi düzgün kullanırsa milletimiz kötü düşünceye de yer verilmez. Çünkü kötü düşünen ve konuşan kalmaz o zaman! Dilinize sahip çıkarsanız sevilirsiniz, iyi bir insan olursunuz! Dilimizin namusunu koruyalım!

Barış ve Sevgi dileklerimle