Derdimizin dermanı ilaçlar mı?

Sağlıkta Dönüşüm Projesi çerçevesinde vatandaşlar ilaçlardan muayenelere, katkı paylarından ödeneklere ve muayene ücretlerine kadar değişik sorunlarla karşı karşıya kalıyor

Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında vatandaşlar ilaçlardan muayenelere, katkı paylarından ödeneklere ve muayene ücretlerine kadar bir dizi sorunla karşı karşıya kaldı. Bu sorunlar dahilinde Eczacılık haftası etkinlikleri kapsamında Samsun'a gelen Türkiye Eczacılar Birliği (TEB) Genel Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak'la, siz DENGE Gazetesi okuyucuları için merak ettiğiniz tüm soruları sorduk ve yanıtlarını aldık.

M.Özdemir: Vatandaş neredeyse her ilaca katılım dışında fark ödemek zorunda kalıyor. Neden?

Ecz. Çolak: Bu konuda genelleme yapmak elbette ki doğru değil ancak yine de biz genel olarak diyelim, vatandaşlarımızın katılım payı dışında aldıkları ilaçlar için fark ödemek durumunda kalmaları eşdeğer ilaç politikaları ile doğrudan ilintili. Bu konu aynı zamanda bizim bu sene 14 Mayıs ve haftasında temel gündem maddemiz olmuştur. Bildiğiniz gibi eşdeğer ilaç referans ürünler ile tam olarak aynı etkinliğe sahip olan ürünlerdir. Bir çok gelişmiş ülkede olduğu gibi ülkemizde de eşdeğer ilaç uygulamaları kamu tarafından, ciddi biçimde maliyet düşürücü etkisi nedeniyle tercih edilmektedir. Biz eczacılar da bu politikaların destekçiyiz. Bu nedenle geri ödeme listelerinde eşdeğer ilaçlar tercih edilmektedir.
Ancak bu politikaların etkin sürdürülmesinde, en önemli ayaklardan bir tanesi de reçeteleme alışkanlıklarıdır. Hastalarımız ilaç seçimi konusunda tam olarak eczacılarının önerilerine güvenmelidir. Eğer reçetede yer alan ilaç konusunda bir direnç oluşursa, eczacılar kamu tarafından ödenen eşdeğer ilacı önermekle beraber hastanın kararına uymak durumunda kalmaktadır. Eşdeğer ilacı bulunduğu halde referans ürünün ısrarla istenmesi durumunda hastalarımız fark ödemek zorunda kalmaktadır. Bu noktada elbette altını çizmemiz gereken nokta özellikle geri ödeme listelerinin oluşturulması sürecinde kamu tarafından uygulanan bazı hatalı politikaların halkı olumsuz etkilemiş olduğu gerçeğidir. Ancak evrensel normlarda eşdeğer ilaç, adı üzerinde, eşdeğerdir ve referans ürünle aynı etkinliğe sahip, güvenilir, dahası ekonomik bir tercihtir. Bu nedenle vatandaşlarımızın eşdeğer ilaç uygulamalarının tüketim kısmında destekçi olması hem kendi sağlık harcamaları hem de tüm toplumun sağlık ihtiyacı açısından önemli bir unsurdur.
Bir diğer maliyet kalemi ise bilindiği gibi muayene ücretleridir ki bu konu bizim de temel sıkıntılarımızdan bir tanesi. Bizler de, kamunun yükünü hafifletmek amacıyla geçici süre ile kabullendiğimiz bu uygulamanın mağduru durumundayız. Israrla altını çizmek istediğimiz gerçek şudur ki; hastalarımızdan almak zorunda kaldığımız muayene ücretleri bizimle alakalı değildir.

M.Özdemir: 6197 sayılı Kanunda yapılmak istenen değişiklik yani zincir eczanenin önünü açan yasa değişikliği tasarısı şimdilik geri çekildi. Bunun nedeni Ankara Mitingi mi yoksa başka etkenler var mı?

Ecz.Çolak: Demokratik bir sistemin en önemli özelliği hepimizin malumu olduğu üzere örgütlü toplumdur. Sivil toplum alanında güçlü örgütlü yapıların varlığı demokrasinin teminatıdır. Biz eczacılar elli yılı aşkın bir süredir örgütlü yapılarımız vasıtasıyla hem daha yetkin bir sağlık hizmeti vermek hem de topluma farklı düzlemlerde hizmet sunmak için çaba harcıyoruz. Varolan sorunlarımıza çözüm bulmak için de farklı platformlarda mücadele sürdürüyoruz elbette. Ancak eczacıları bu kadar doğrudan ilgilendiren bir meselede, yani kendi kanunumuz konusunda görmezden gelinmeyi elbette ki kabul edemeyiz.
Mesleğimize ilişkin sıkıntılarımızı dile getirdiğimiz alanlardan bir tanesi de 21 Aralık 2008'de Ankara'da gerçekleştirdiğimiz miting olmuştur. Bu bizim kendimizi ifade etme şekillerimizden bir tanesidir ve en doğal demokratik hakkımızdır. Ankara Kolej Meydanı'ndaki güçlü ve kararlı sese kulak tıkamak elbetteki çok zordu. Bir parçası olduğumuz sağlık sistemine, o miting ile güçlü biçimde etkide bulunduk ve bunun sonucunu da aldık diye düşünüyorum.

M.Özdemir: Ve büyük sermaye bunun peşini bırakmayıp yasalaşmasını deneyecek midir? Temcit pilavı gibi tekrar meclis salonuna getirecekler midir?

Ecz. Çolak: Toplumsal yapı bildiğiniz gibi mücadeleler üzerine kurulu dinamik bir yapıdır. Tarihin kendisi de mücadeleler ile şekillenmiştir ve şekillenmeye devam edecektir. Sağlık ve özel olarak eczacılık alanında uluslararası düzeyde hakim çok güçlü aktörler olduğu hepinizin malumu. Eşyanın doğası gereği bu özneler kendi çıkarları doğrultusunda adımlar atmaya devam edecektir. Bu ne bizler ne de diğer aktörler (sermaye, kamu ..) için kapanmış bir sayfa değildir elbette. Biz kamu yararı ilkesi uyarınca belirlediğimiz politik hattımızı farklı yöntemlerle örmeye ve korumaya devam edeceğiz.

M.Özdemir: Bir televizyon kanalında duyduğum sadece tansiyon hapında diye sınırlama getirerek eşdeğer ilaç kullanılmaması gerektiğini vurguladı siz bu konuda neler diyeceksiniz?

Ecz. Çolak: Bu biraz önce sözünü ettiğim eşdeğer ilaç politikaları ve uygulamalara ilişkin bir mesele. Eşdeğer ilaç politikasının temelinde biyoeşdeğerlilik bulunmaktadır. İki ürünün biyoeşdeğer olması nitelik ve nicelik olarak aynı olması anlamına gelir. Türkiye'de de mevzuat gereği bir ilacın eşdeğer sayılabilmesi için bu kritere uyması gerekmektedir, Sağlık Bakanlığı'nın uygulamaları da bu yöndedir. Ancak SGK fiyata göre eşdeğer yani biyoeşdeğerlilik kriterini tam olarak gerçekleştirmeyen ürünlerin de, sadece maliyet unsuru temel alınarak eşdeğer kabul edilmesi gibi bir yaklaşım benimsemiş durumda, en azından bu konuda hatasız uygulamalar olmadığını biliyoruz. Halbuki eşdeğer ilaç politikalarının temel amacı akılcı ilaç kullanımının sağlanmasıdır yoksa salt bir tasarruf gözü ile bakılması çok daha ciddi maliyetler yaratabilir. Çünkü sağlık bir tasarruf alanı değildir. Hatalı uygulamalar sonucu kamuoyunda yanlış bir bilinç oluşması ise uzun vadede eşdeğer ilaç politikaları konusunda bir direnç gelişmesine neden olmak gibi ciddi bir tehlikeye işaret etmektedir. Sözünü ettiğiniz hatalı uygulamalara bir örnektir ama yine de buradan bir kere daha altını çizmek isterim ki; eczacılar ilacın uzmanıdır ve vatandaşlarımız ilaç kullanımı konusunda eczacılarına güvenmelidir.

M.Özdemir: Reçeteleriyle eczacısına giden yurttaşlarımız muayene parasını eczanelere ödemeye devam edecekler mi? Bu uygulama ne zaman son bulacak?

Ecz. Çolak: Son süreçte oldukça ciddi biçimde yükseltilmiş özel sağlık kurumlarına ait muayene ücretlerinin eczaneler üzerinden tahsili uygulamasına son verilmiş olsa da üniversite ve devlet hastanelerinden alınan sağlık hizmetine ilişkin katılım payı yani muayene ücreti halen eczaneler üzerinden alınmaktadır. Bizler genel olarak muayene ücreti mantığına karşıyız, hele ki bu ücretin eczaneler üzerinden tahsilini tamamen reddediyoruz. Özellikle vatandaşla karşı karşıya kaldığımız için muayene ücreti meselesi bizler için can yakıcı bir sorundur. Elbetteki sorun, örgütsel ve politik ajandamızda yer almaya devam edecektir. Uygulamanın ne zaman son bulacağı konusu ise son aşamada hep birlikte kamuya sormamız gereken bir mesele.

M.Özdemir: Ankara Mitingi ile tüm kazanımlarınızı alabildiniz mi?

Ecz. Çolak: 21 Aralık'ta oldukça görkemli bir miting gerçekleştirdik. Öncelikle son yıllarda bir çok siyasi partinin bile ulaşamadığı sayıda insan o alanda toplandı. Bu elbette göz ardı edilemez bir etki yarattı ki; bundan daha da önemlisi ülkemizde demokratik hak arama mücadelesi açısından önemli bir köşe taşı oldu. Bunun yanında gerçekleştirdiğimiz miting ile tüm sorunlarımızı çözemediğimiz ortadadır. Ancak biz bunun uzun soluklu bir koşu olduğunun bilinci ile yola çıktık ve farklı biçimlerde, farklı araçlarla mücadelemize devam edeceğiz.

M.Özdemir: 170. yılınız nedeniyle bölgedeki meslektaşlarınıza ve Samsun kamuoyuna ne gibi bir mesaj vermek istersiniz?

Ecz. Çolak: Bu sene bilimsel eczacılığın 170'nci yılını kutluyoruz. Ben kişisel olarak örgüt çatısında görev almamış olsaydım dahi, bir parçası olmaktan gurur duyduğum bir mesleğin mensubuyum. Bir çok meslektaşımın da benzer duyguları paylaştığını biliyorum. Bizler daha kaliteli sağlık hizmeti verebilmek adına yıllardır mücadele ediyoruz. Bu mücadelemize kararlı bir biçimde devam edeceğimize kimsenin şüphesi olmasın. Sizin aracılığınızla tüm meslektaşlarımın bilimsel eczacılık gününü kutluyorum ve daha aydınlık günlerde, daha iyi koşullarda mesleğimizi icra edebilmeyi umuyorum. Bu yolda tüm meslektaşlarım ile yollarımızın kesişeceğine hiçbir şüphe duymuyorum.

Mehmet ÖZDEMİR

GÜNCEL Haberleri