DEPREMİN ADI BU SEFER İZMİR

Semiha Sandıkçı

Salgın, yangın, sel derken yine canımızı yakan bir felaket yaşardık. İzmir'de yaşanan depremde hayatını kaybedenler üç  gündür bize üzüntü  yaşatırken, kurtulanlara da sevindik içimiz  burularak.Hep söyleniyor  deprem değil bina öldürür. Biz bunu acı bir şekilde tekrar görüyoruz. Görüyoruz  da ne oluyor,daha önce de yaşadık  bu acıları ama insanlar ders almıyor  bir türlü. 

Bir anda bir sarsıntıyla,korku ve dehşetle değişen hayatları  izliyoruz.Enkaz altında  kalan canlarda gözlerimiz. Daracık bir alanda,sıkışıp kalan,saatlerce kurtarılmayı bekleyen  canlar.Bulunmak için dua eden,korkuyla,umutla beklerken saat mi geçti,gün  mü  bilmeden? Belki de bu bekleyiş  içinde  zaman geçtikçe nefesini tüketen  canlar.

Ondört yaşında  bir kız  çocuğu  bulundu enkaz altında  iki gün sonunda,dokuz saat sürmüş  kurtarma çalışması.Onu kurtaran ekipteki  bayana kurtarılmayı beklerken"elimi tutar mısın? "diyor.Kalbim  sızladı,gözüm doldu. İnsan hayatında  bir ele bu kadar ihtiyaç duyulan bir an olmuş mudur acaba? Tanımadığın bir el hiç  bu kadar iyi ve güvende  hissettirmiş midir, diye düşündüm. 

Kurtulduğuna sevinemeyenler var.Kimi evladını, kimi eşini, kimi anne babasını, kimi kardeşini beklerken bazen sevinç  haberi aldı, bazen acı  haberi.Sevincin acıyla  yoğrulduğu, umudun umutsuzlukla iç içe  olduğu  anlar.Rabbim yardımcıları  olsun.Salgında kaybettiğimiz hayatlara üzülürken, yaşamın her anında imtihanın farklı bir  yüzü olduğunu görüyoruz. 

Haberlerde en çok  duyduğumuz hafızamıza  yer eden iki isim Emrah apartmanı ve Rıza  bey apartmanı. Rıza  bey apartmanının çürük  raporu varmış. Yani felaket geliyorum demiş  zaten.Emrah apartmanın da üzücü  bir hikayesi var.Müteahhit Hayati Uzun 1992 yılında Erzincan depreminde torununu kaybetmiş. Deprem sonrası ailesini alıp İzmir'e yerleşmiş bu binayı  yapmış  ve acısını  unutamadığı  torununun  adını  vermiş.Ne yazıkki yine aynı  acıyla  iki torununu  ve gelinini bu sefer İzmir depremi ve yaptığı binayla kaybetmiş. Hangisine üzülse?

Biz bu felaketleri daha da yaşar, bu hikayeleri daha çok  dinleriz.Çünkü  insanların hırsları bitmez. Depremde binalara gömdüğümüz hayatlar,yangınlarla tükettiğimiz ormanlar,dere yataklarına göz göre göre feda ettiğimiz yaşamlar bu cehalet,hırs,adına ne derseniz ,dersimizi almadıkça bitmez.Bitsin artık  bu 2020 diyenler umudunuzu kırmak istemem ama daha neler yaşayacağız kim bilir?İnsanlar kendini ,bu dünyayı,hayatları  tüketmeye  devam ettikçe bitmeyecek.

Depremde hayatını  kaybedenlere Allah'dan rahmet diliyorum.Enkaz altında  hala yaşayanlar  varsa inşallah  en kısa  zamanda kurtulurlar.Dualarımız onlar için.Yardım  timlerine ve o enkaz çalışmalarında bulunan uykusuz,yorgun ama bir can daha kurtarabilmek için canla başla  çalışan, elleriyle, tırnaklarıyla enkaz kazanlara minnettarız.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.