DAĞIN ARKASINDAKİ ÜMİT

Adnan Bahadır

                                      

            Malumunuz Hoca Nasreddin eşeğini kaybedince güle, oynaya aramaya başlamış, yolda görenler Hocanın bu halini  “Hocam hayırdır, neye gülüp, oynuyorsunuz ?” diye sormuşlar. Hoca"nın cevabı enteresan “Efendim eşeğimi kaybettim de onu arıyorum” diye cevap verince herkes şaşkınlıktan hayrete düşmüş, nihayet içlerinden birisi “Hocam  kaybettiğiniz eşeği ararken gülüp, oynamanızın hikmetini anlayamadık” deyince, Hoca her zamanki gibi hazır cevabı patlatmış; “Evladım şu Dağın arkasında bir ümidim var ondan gülüp, oynuyorum, şayet dağın arkasına vardığımızda da eşeğimi bulamazsam siz o zaman bendeki ağlamayı seyredin.”

            Üniversitede bir hocamız derdi ki; “Evladım yönetici demek Perşembe"nin geleceğini Çarşamba"dan anlayan kişidir, şayet Perşembe"nin gelişini Çarşamba"dan ayarlayamaz iseniz o zaman sizden yönetici olmaz demektir.” Bu kadar izahattan sonra sadete gelmek gerekirse yaklaşık iki yıldan beri üzerine basarak izah etmeye çalıştığım konulardan birisi de Hafif Raylı Sistem"in küçük esnafımıza vereceği zarardır, ancak her ne hikmetse bizim insanımız gerçeklerden daha fazla cilalı sözlere inandığından, yazdıklarımız birilerinin bir kulağından girmiş, diğer kulağından çıkmıştır. Bir şehirde yapılan üretimin tüketime endekslendiğinde ne kadar arz, talep oranının ortaya çıkacağı belli olduğu gibi, bir şehirde taşınan yolcunun sayısı da bellidir. Hatta bu sayı bazen azalır da artmaz, İnsanlar ekonomik sıkıntı çektikleri dönemlerde boğazlarından kısmazlar, ancak gitmek istedikleri yere yaya gitmeyi tercih edebilirler. Bunun örneğini geçtiğimiz yıllarda gördük ve bu yüzden birinci ve ikinci hatların değerleri yarı, yarıya düşmüştü. Hafif Raylı Sistemin güzergahı belli, İlyasköy"den çıkıp, Üniversite"ye gitmek istediği zaman önce dolmuşa binip, sahile inecek, ardından Hafif Raylı"ya binip, Üniversite"nin altına kadar gidecek, bilahare Üniversite"nin veya belediyenin koyacağı Mekiklerle Fakültelere gitme imkanı bulacak. Hafif Raylı"nın toplam uzunluğu 15.5 Km, şu anki uygulama ile vatandaş Üniversite hatlarına bindiğinde rahatlıkla dilediği fakülteye gidiyor, hem de yarım saat gibi kısa bir zaman diliminde gidiyor, yeni uygulama ile bu süre iki katına çıkarken, ödeyeceği ulaşım ücreti de iki katına çıkmış olacaktır. Şu anda isyanlara oynayan hatlar dolmuşçulardır, Özel Halk Otobüsleri belediyecilerin cilveli ifadelerine hala daha inanıp, işlerinin artacağını ve hatlarının daha değerli hale geleceğini zannediyorlar, zira onlara bizim Vezir Hazretleri ve Kayıkçıbaşı öyle dediğinden, onların dediğini gerçek sanıp, ümitle beklemekteler. Dağın arkasındaki gerçekleri gördüklerinde olayın çok daha farklı olduğunu görecekler, ancak iş işten çoktan geçmiş olacaktır. Dilerseniz dediklerimin doğruluğunu teste tabi tutalım; Bundan tam on yıl önce özelleşen Mezbahane"nin  şu anda içerisinde bulunduğu içler acısı durumun tek sorumlusu belediyedir, nedenine gelince yapması gereken denetimleri yapmamış, kaçak kesimler başını alıp, gitmiş, bu konuda önleyici tedbir almak yerine adeta kaçak kesimlere el altından destek verilmiştir. Daha iki yıl önce özelleştirilen sebze, meyve hali, balık hali esnafı adeta sefilleri oynamaktadırlar. Belediyede üst düzeyde görev yapanlar hayatlarında bir kez çek, senet ödememiş, maliye tarafından defterleri incelemeye tabi tutulmamış, yanlarında çalıştırdıkları işçilere ceplerinden tek kuruş ödememişlerdir. Vezir Hazretleri hayatı boyunca bir eli yağda, bir eli balda, Devletin kasasından her ay tıkır, tıkır maaşını almış, sıkıştığı zaman birilerini  arayıp, yardım istediğinde yardım anında gelmiştir. Kayıkçıbaşı ise bir dönem yurt dışında şantiye şefliği yaptıktan sonra kapağı Karayollarına atmış, Vezir Hazretleri"nin Belediye Başkanlığı"na oturması sonucu merhum Orhan Atılgan"ın akrabalığı nedeni ile Genel Sekreterlik koltuğuna oturmuş, Vezir Hazretleri"ne çok sert hakaretler yapmış olmasına rağmen Vezir Hazretleri sesini çıkartamamış, koltuğunu muhafaza etmiştir. Özel Kalem"de görevli Hanife Hanım ve Bay Serciyo"nun çocuklarının yurt dışındaki paralı eğitimleri Belediyenin kasasından şu veya bu şekilde ödenmiş, nihayet okul sonrası da bu çocuklar Belediyeye bağlı iştiraklere yerleştirilmişlerdir.

            Sizin anlayacağınız Belediyede herkesin tuzu kuru olduğundan küçük esnafın, tüccarın, iş adamının halinden anlayan birisini bulma imkanınız yoktur. İşte bu nedenle dolmuşçuklar, pazarcılar, halk otobüsçüleri, taksiciler ve  diğer esnaf sürünmeye mahkumdur. İşsiz kalanların çoluğu çocuğu onları hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Onları ilgilendiren şey oturdukları koltuğu muhafaza edip, birilerine hoş görünmeye çalışmaktır. Bu arkadaşlarımız unutmasınlar ki saadetleri Sadet Partisi"nin akıbetinden çok daha kötü bozulacak, zira zalimin zulmü varsa mazlumun Allah"ı var. Kalın sağlıcakla                                    

  

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.