Çin malı ayakkabılara 'kundura' direnişi

Ağızlarında çivileri, ellerinde çekiçleriyle deriye şekil veren yılların ayakkabı ustaları Çin mallarına inat günlük onlarca çift ayakkabı üretiyor...

Ağızlarında çivileri, ellerinde çekiçleriyle deriye şekil veren yılların ayakkabı ustaları Çin mallarına inat günlük onlarca çift ayakkabı üretiyor.45 yıldır kundura tamirciliği yapan Dursun Akalın zamana değil Çin'e karşı direndiğini söyledi.

Samsun'un İlkadım İlçesi Unkapanı mahallesin'de Kundura tamirciliği yapan Dursun Akalın, tam 45 yıldır baba mesleği olan kunduracalık mesleğini icra ediyor. Ailesine kundura tamiri yaparak bakan Akalın, bölgede bulunan son ustalardan bir tanesi. 87 yaşındaki Dursun Akalın, bir zamanların en gözde meslekler arasında olan Kundura tamirciliğinin de zamana ve gelişen teknolojiye yenildiğini söyledi.

ESKİDEN KIZ İSTEMEYE KUNDURA TAMİRCİLERİ GİDERDİ
Çırak alamadığı için kendisinden sonra mesleği sürdürecek kimse yok. "Meslekler hiç kaybolur mu?" diye soran Dursun Akalın, sorusuna yine kendi cümleleriyle yanıt veriyor; "Evet ihtiyaç kalmazsa, yapılan iş teknolojiye, zamana yenilirse elbette meslekler de kayboluyor" Bir zamanlar çömlekçilik, taş işçiliği, tahta kaşıkçılık, nalbantlık, değirmencilik, kalaycılık, hancılık, bakırcılık, dokumacılık, mestçilik, dericilik,terzilik, oymacılık gibi el emeği gerektiren meslekler yaygındı. Ancak bunlar bir bir yok oldu ve yok olmaya devam ediyor. Pek çok meslek bugün artık unutuldu" dedi. Samsun'da geçmiş yıllarda Kunduracıların kulladınığı ağaçtan yapılmış tokmak seslerinin artık sustuğunu anlatan Akalın,Eskiden Kunduracıda çalışan ve usta olanlar için tören düzenlendiğini, onuruna yemek verildiğini hatırlatan Akalın, mesleğin parlak yıllarını şöyle anlattı:"Eskiden evlenmek isteyen zanaatkar kız istemeye Samsun'daki ustalarla birlikte giderdi. O zaman Kunduracı olmak öncelikti. Parası bol, ekmeği bol diye nazlanmadan kız evi kabul ederdi, bileğinin hakkıyla elde ettiği kazancının helâl kabul edilmesinin bir örneği olarak söz kesilirdi."dedi. Tezgahında kazandığı parayla hem evinin geçimini sağladığını hem de çocuklarının okul masraflarını çıkardığını söyleyen Salih Güneş ise, gün geçtikçe işlerinin azaldığını söylüyor. İlerlemiş yaşına rağmen soğuk havanın vermiş olduğu zor koşullarda bile sempatik davranışlarıyla işini severek yapıp, hayata karşı mücadelesini sürdüren Güneş, "Soğuk havada her gün tezgahımı açıp ayakkabı tamiratı yapıp çakmak gazı doldurarak ortalama günde 10 lira kazanıyorum. Bu parayla da 7 öğrenci okutarak, evin ihtiyaçlarını bir nebze olsun karşılamaya çalışıyorum. Hayat şartları eskisi gibi değil ve gittikçe zorlaşıyor. Ayakkabı sektöründe tamir yapımının azalması da gelirimize olumsuz yönde yansıyarak, bizi zor durumda bırakıyor. Başka yapacak işimiz olmadığı için soğuk havada bekleyerek çocuklarımızın rızkını kazanmaya çalışıyoruz" diyor. Bekir DURAN

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNCEL Haberleri