CHP 86 yaşında

Cumhuriyet Halk Partisi Bafra İlçe Teşkilatı,partinin 86. yılını Bafra Meydanı'na bulunan Atatürk Heykeli önünde gerçekleştirilen tören ile kutladı

TÜRK HALKININ GÜVENİNE LAYIK OLMAYA ÇALIŞACAĞIZ
Düzenlenen törende konuşma yapan Chp Bafra İlçe Başkanı Şevki Yılmaz, “Dünyada Emperyalizme karşı kurtuluş savaşı vermiş tek ülkenin Komutanı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatük'ün 09 Eylül 1923 tarihinde kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi bugün 86 yaşında. 9 Eylül Türk Ulusunun Düşmanı denize döktüğü önemli bir günde, deha komutan M.Kemal Atatürk aynı günde ülkesinin sivil siyasallaşma hareketini başlatacak adımları atmış ve Halk fırkası adı ile başlayan ve bugünkü 86 yıllık şanlı tarihi olan Cumhuriyet Halk Partisini kurmuştur. 86 yıl içerisinde iki askeri ihtilal ve muhtıralara rağmen halkımız bu ülkeyi kuran Cumhuriyet Halk Partisi'ne güven ve desteğini sürdürmeye devam etmiştir. Bizlerde Türk halkının güvenine layık olmaya çalışacağız.” dedi.
ASLA ÖDÜN VERİLMEYECEK
Konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş süreci hakkında da katılımcılara kısa bir açıklama yapabn Yılmaz;"Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Önderimiz Atatürk tarafından, "Halk Fırkası" adıyla 9 Eylül 1923'de Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Örgütünün devamı olarak kurulmuş, 20 Kasım 1923'de, "Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti" Halk Fırkası'nın bünyesine katılmış, partimizin adı 10 Kasım 1924'de "Cumhuriyet Halk Fırkası", 1935 yılında da (4. Kurultay) "Cumhuriyet Halk Partisi" olmuştur. CHP saltanat ve hilafetçilere karşı halkın egemenliğine yönelenlerin mücadelesiyle oluşmuş, yaptığı eğitim reformlarıyla çağın kapılarını aralamış, bir sınıf partisi olmamakla birlikte her zaman emeği yanında olmuş, devletçilik ve özel sektörün birlikte neleri başara bileceklerini uyguladığı ekonomik model ile en güzel şekilde kanıtlamıştır. Kurduğu laik ve demokratik cumhuriyetin her zaman koruyucusu ve ödünsüz savunucusu olmuş, bunu öncelikli-temel görev kabul etmiştir. Bundan sonrada bu anlayıştan hiçbir şekilde ödün vermeyecektir." ifadelerini kullandı.

ÜLKE YENİ BİR OLUMSUZ SÜREÇ İÇİNE GİRDİ
Ancak, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bugüne, hiç bugünkü kadar büyük iç ve dış tehdit karşısında kalmamış, Ülkemizi, ulusumuzu, demokrasimizi “Küreselleşme” adını alan yeni emperyalizm hiç bu kadar tehdit eder noktaya gelmemiştir. AK Parti İktidarı ile başlayan süreç ülkemizde yeni olumsuz bir dönemin başlangıcıdır. Bu dönemde; ülkemizin iç ve dış borcu hızla artarak yaklaşık 400 milyar dolarlar seviyesine yükselmiş, cari açık – dış ticaret açığı Cumhuriyet Tarihi rekorları kırmış, devletin elinde bulunan Kamu malları özelleştirme adıyla yağmalanmış – yabancılaştırılmış, ülkemizin büyük sanayi kuruluşları ve bankaları büyük oranda yabancılaştırılmış, yeni istihdam alanları yaratılamadığı için işsizlik büyük boyutlara ulaşmış, halkımızın büyük bölümü yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Bu durumun yaratıcısı AKP kendine özgü bir yardım ve sadaka ekonomisi oluşturmuş, devlet olanakları kullanılarak halkımıza yardım adıyla oy avcılığı yapmıştır ve yapmaktadır. Buna karşın işçimizi, memurumuzu ve emeklilerimizi yoksulluğa ve açlığa mahkûm edenler, aileleri ve çocuklarıyla büyük bir zenginliğe ulaşmışlar, daha dün bursla okuttukları çocuklarına milyon dolarlık gemiler alma noktasına gelmişlerdir. "dedi

BASKI VE MÜDEHALELERİ BÜYÜK ÜZÜNTÜYLE İZLİYORUZ
AK Parti iktidarı döneminde; dış ülkelerle olan ilişkilerde de, edilgen ve korkak politikalar izlendiğini, Kıbrıs'ta ülkenin çıkarları göz ardı edildiğini ve ine çıkarılan “Yabancılara Toprak Satışı”, “Vakıflar Yasası” “Tohumculuk Yasası” “Petrol Yasası” gibi yasalara bakıldığında ülkenin ulusal çıkarlarından ne kadar ödünler verildiğinin açık bir şekilde görüldüğünü ifade eden Yılmaz şunları kaydetti:"Özellikle Yabancılara Toprak satışı yasasıyla, yabancılara Cumhuriyet döneminde satılan tüm toprak miktarının üç katı AK Parti iktidarının beş yıllık döneminde gerçekleşmiştir. Yasama, yürütme ve yargının birbirinden bağımsızlığı, “Kuvvetler ayrılığı ilkesi” yok sayılmış, yasama organı tamamen yürütmenin kontrolüne girmiş, bağımsız yargı içeriden ve dışarıdan adeta kuşatılmış, baskılanmaya çalışılmıştır. Adli yargının açılışını kutladığımızı bugün bağımsız yargıya yapılan baskı ve müdahaleleri büyük bir üzüntüyle izliyoruz."



GÜNCEL Haberleri