CHERY MESELESİNDE SAMSUN'UN DİK DURUŞU

OKAN ÇAKIR

Dünya otomotiv devi Chery’nin Türkiye yatırımı gündemdeyken, Samsun’dan yükselen bir ses, “küresel oyun”un kurallarını değiştiriyor. 1 milyon 200 bin metrekarelik alan, altyapısıyla, elektriğiyle, tüm fiziki ve teknik hazırlığıyla, sanki bir saat gibi işler vaziyette. Valilikten ilgili bakanlıklara kadar uzanan koordinasyon, devletin “hazırız” mesajını net bir şekilde dünyaya duyurdu.

Ancak asıl çarpıcı olan, fiziki hazırlığın ötesinde zihniyet dönüşümünün somut ifadesi. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’ın söyledikleri, sadece bir beklentiyi değil, bir çağrıyı ve bir duruşu ortaya koyuyor: “Gelirlerse kendileri için de bir kazanç olur; gelmezlerse yerimiz çok güzel, başka bir dünya deviyle devam ederiz.”

Bu cümleler, artık yeni Türkiye’nin yatırım paradigmasını özetliyor. Eskiden “yatırımcı bekleyen”, hatta ona ihtiyaç duyan bir anlayış hâkimdi. Bugün ise “fırsat sunan”, “değer yaratan” ve “karşılıklı kazanç” ilkesini esas alan özgüvenli bir yaklaşım var. Samsun, bu sözlerle, bir talebi değil, bir teklifi dile getiriyor.

Bu duruş, teslimiyetçiliğe ve acze düşmeye karşı en güçlü panzehirdir. Küresel sermaye, saygı duyduğu gücün ve özgüvenin peşinden gelir. Artık Samsun, “alternatifsizlik” tuzağına düşmüş bir şehir değil; aksine, küresel aktörlerin değer zincirinde “vazgeçilmez bir partner” olma iddiasındadır. Bu, sadece bir otomotiv fabrikası meselesi değil; şehrin ve ülkenin ekonomik diplomasisindeki olgunluğun ve stratejik vizyonunun göstergesidir.

Chery gelirse, hazır olan altyapı ve irade sayesinde proje hızla hayata geçecek. Gelmezse de, bu özgüven ve hazırlık düzeyi, başka bir “dünya devi” için çok daha cazip bir davetiyedir. Çünkü Samsun artık “ev sahibi” kimliğini, “eşit ortak” kimliğiyle birleştirmiştir.

Sonuç olarak, bu süreçte fiziki hazırlık kadar, “dik duruş”un da bir yatırım olduğunu görmeliyiz. Samsun’un sergilediği bu tavır, tüm Anadolu şehirlerine örnek olmalıdır: Gelişim, ancak özgüvenle, hazırlıkla ve karşılıklı saygı çerçevesinde sürdürülebilir. Artık bekleyen değil, seçen ve seçilen; talep eden değil, fırsat sunan bir ekonomi anlayışının zamanıdır.

Chery meselesi, bundan sonraki yatırım süreçlerinde nasıl bir yol haritası izlememiz gerektiğini net bir şekilde ortaya koydu: “Hazır ol, güçlü dur, fırsat sun.” Samsun, bu üçlü formülü başarıyla uyguluyor. Yolun açık, duruşun dik olsun Samsun!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.