CEMAATLE NAMAZ

Sami Kesmen

 

İslâm dini birlik ve beraberliğe büyük önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada eda edilmesinin teşvik edilmesi, haftada bir cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, müminlerin görüşüp halleşmelerine, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olmak gibi bir anlam taşımaktadır. Bu bakımdan cemaatle namaz, oluşturulmak istenen birlik ruhunun hem bir göstergesi ve hem de o birlik ruhunun devam ettiricisi olmaktadır.

 

Hz. Peygamber cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu belirtmiştir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur : “Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde kıldığı namazdan yirmi yedi kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona: Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazdaymış gibidir.” Peygamber Efendimiz hayatı boyunca cemaate namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Ebu Bekir'in arkasında namaz kılmıştır.

 

Cemaatle kılınan namazın fazileti tek başına kılınan namazın faziletinden daha üstün olduğu Ebu Hüreyre'den rivayet edilen bir hadiste şöyle bildirilmektedir. "İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi" Bir başka hadiste de "Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış sevabını alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır" buyurmuşlardır.

 

Namaz için camiye gidildiği zaman günahlar silinmekte ve sevaplar çoğalmaktadır. Bu hususu Peygamber Efendimiz bizlere şöyle bildirmektedir. “Bir kimse evinde güzelce temizlenir, sonra Allah’ın farzlarından bir farzı yerine getirmek için Allah’ın evlerinden birine giderse, attığı adımlardan her biri bir günahı silip yok eder; diğer adımı da onu bir derece yükseltir.”

 

Cemaat fazileti her ne kadar bir kişiyle de olabilir ve hane halkıyla dahi cemaatle namaz kılınabilirse de bu, camiye çıkmanın ve daha kalabalık bir cemaatte bulunmanın sevabına denk olmaz. Farz namazların cami ve mescitlerde cemaatle kılınışı İslâm dininin bir sembolü ve şiarı olduğu için bunun terk edilmesi uygun görülemez.

 

Cemaatin önemini gösteren çok sayıda hadis bulunmaktadır. Bunlardan birinde Hz. Peygamber "Üç kişi bir köyde veya sahrada bulunur ve cemaatle namaz kılınmazsa, şeytan onlara hakim olur. Öyleyse cemaatten ayrılma. Çünkü kurt ancak sürüden ayrılan koyunu yer" buyurmaktadır.

 

Peygamber Efendimiz kadınların da cemaate katılabileceklerini bildirmiş, bununla beraber evlerinde kılacakları namazın kendileri için daha faziletli olduğu hususunu vurgulamıştır. Bu hususlarla ilgili olarak şöyle buyurmuştur. "Kadınların mescitlere gitmesine engel olmayın. Fakat evleri onlar için daha hayırlıdır"

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.