"Tohumun tarlaya atıldığı andan şeker olarak hazır hale gelene kadar 10 bin kişi bu fabrikadan ekmek yiyor, kilit vurmayın"
Miraç Öztürk
Türkiye'deki şeker fabrikalarının özelleştirilmesi süreci sürüyor. Bu kapsamda, Çarşamba Şeker Fabrikası'nın da kısa zamanda ihale edileceği öğrenildi.
MİLLETVEKİLLERİNE SESLENDİ
Şeker fabrikalarının özelleştirmeleri hakkında bilgi veren Şeker- İş Sendikası Çarşamba Şube Başkanı Mustafa Kalem, özelleştirmeden doğacak olan soucun olumsuz olduğunu söyledi. Kalem, Çarşamba Şeker Fabrikası'nın satışının ilçeye büyük zararlar verebileceğinin altını çizerek, "Özelleştirmeden çevre fabrikalar da, ilçe halkı da olumsuz yönde etkilenecektir . Özelleştirme kapsamında her ne yapıyırsa yapılsın ancak, yeter ki Çarşamba'ya sürekli artısı olan bu fabrikanın kapısına tamamen kilit vurulmasın" dedi. Çarşamba Şeker Fabrikası'nın yaşaması için başta milletvekilleri olmak üzere siyasi partileri liderlerine ve temsilcilerine, sivil toplum örgütlerine seslenen Kalem, "Geleceğimizin teminatı olan Çarşamba Şeker Fabrikası'nın çalışarak ülke ekonomisine ve yöremize katkısının devamı en büyük arzu ve isteğimizdir" diye konuştu.
ÇARŞAMBA'YLA BİRLİKTE 25 FABRİKA
Şeker fabrikalarının özeelleştirilmesi süreci hakkında da bigi veren Kalem, şöyle konuştu: "Bilindiği üzere şeker sanayi 2000 yılında özelleştirme kapsamına alınmış, 2003 yılında özelleştirme yol haritası belirlenmiş, 2004 yılında Amasya ve Kütahya Şeker Fabrikaları, 2005 yılında Adapazarı Şeker Fabrikası'ndaki kamu hisseleri satılarak özelleştirilme süreci başlamıştır. Daha sonraki süreçte 9 Ekim 2007 tarihinde Türk Şeker'deki Kamu hisselerinin tamamının (25 Adet Şeker Fabrikasının) özelleştirme programına alınmasına karar verilmiştir. Ayrıca en son Özeleştirme İdaresi Başkanlığı'nın başvurusu üzerine Rekabet Kurulu tarafından 12 Haziran 2008 tarihinde yapılan toplantıda alınan kararla, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ. Genel Müdürlüğü'ne ait fabrikaların üç paket halinde ve varlık satışı yöntemiyle özelleştirmesi onaylanmıştır. Buna göre Erciş, Kars, Ağrı, Muş ve Erzurum şeker fabrikalarının A potföyü, Elazığ, Malatya, Erzincan ve Elbistan şeker fabrikalarının B Portföyü; Kastamonu, Çorum, Çarşamba, Kırşehir, Turhal ve Yozgat şeker fabrikalarının ise C Portföyü dahilinde satışı öngörülmektedir"
ŞEKERE DEVLET ŞEMSİYESİ ŞART
Şeker sektöründeki gelişmelerin dikkate alınmadan özelleştirmelerin sürdürüldüğünü ifade eden Kalem, yabancı ülkelerin şekerde yatırım atağına giriştiğini ve özellikle tarımsal sanayinin vazgeçilmezleri arasına aldıklarını ifade etti. Şekerin devlet şemsiyesi altında olmasının şart olduğunu söyleyen Kalem, "Şeker fabrikaları özelleşirse, yerli ve yabancı özel sermaye rantiyecilerin kar hırsına terk edilecektir. Arazisi ve kotası için satın alınacak olan 15 ile 18 arasında fabrika kapanacak, istihdam daralacak, göç yaygınlaşacaktır. Büyük kentlerde güvenlik, kırsal kesimde terör olaylarının artacaktır. En önemlisi de Türkiye' nin şekerde ve yan ürünlerde dışa bağımlı bir pazar haline gelmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalınacaktır" diye konuştu.
ÇARŞAMBA'DA 10 BİN KİŞİYİ
İLGİLENDİRİYOR
Çarşamba Şeker Fabrikası'nan Samsun'a yıllık 35-40 milyon YTL'lik bir kamta değerinin olduğunun altını çizen Kalem, "Kararda C grubunda bulunan Çarşamba Şeker Fabrikası, Samsun ilimizin tarıma dayalı en büyük sanayi kuruluşu olması yanında, bulunduğu yöreye yıllık 35-40 milyon YTL katkı sağlamaktadır. Tarıma dayalı sanayi çok geniş kitlelere hitap etmektedir. Tohumun tarlaya atıldığı andan şeker olarak hazır hale gelene kadar çiftçiler, nakliyeciler, hayvancılıkla geçimini sağlayanlar, esnafımız ve çalışanlarımız Çarşamba Şeker Fabrikası'nın nimetlerinden faydalanmaktadır. Türkiye genelinde Türk Şeker sayesinde yaklaşık 10 milyon, Çarşamba Şeker' den ise 10 bin insanımız çeşitli şekillerde yararlanmaktadır. Bu büyük girdisi olan şeker fabrikamızın kapatılması, satışının yapılarak özelleştirilmesi sonucunda doğacak her türlü sıkıntının çok iyi etüd edilerek yapılacak çalışmaların yapılması kaçınılmaz bir durum almaktadır" dedi.