Çarşamba

Mazi olan yıllarda, ulaşım araçlarının az olduğu, kamyondan bozma otobüslerle seyahat edildiği dönemlerde Çarşamba-Samsun arasında ideal ulaşım araçlarından biride kömürle çalışan buharlı Tren"di. Köylerden kasabaya Kağnı arabaları veya Atlarla gelinir, ulaşım bir şekilde sağlanır kimse yolundan geri kalmazdı. Çığırtkanlar  “Samsun"a biliriii , jetten fızlı gidiii” nidalarıyla yolcu toplar, hatırlı yolculara şah Galip"in otobüsünde ön koltuklar ayrılırdı…
Çarşamba günleri ilçede Pazar kurulur, uyanık toptancılar kağnı duraklarında bekler tere yağın, yumurtanın, sütün, sebzenin, meyvenin en iyisini ucuza kapatıp kendi tezgahlarında satarlardı…
Yukarı köylerden devasa  kayıklarla ilçeye gelenler, geri dönüşte yelken açar kıyıdan yürüyen pehlivan cüsseli kayıkçılar ve yardımcıları iplerle kayıkları çekerlerdi…
 Buzhaneden kalıp buzlar alınır sular soğutulur, meyveler fileye doldurulup bahçedeki kuyu"ya sarkıtılır buz gibi yapılırdı…
Ara"da bir Yeşilırmak coşar, deli dolu akar, önüne kattığı canları sürükler Karadeniz"e atardı. Çarşamba"yı sel alırdı…
Uzun çarşı, Değirmen başı, karşı geçedeki park  Çarşambalının tercih ettiği sosyal alanlardı. Bedesten, Hükümet konağı, beri geçedeydi…
Bir tane köprü vardı, iki geçeyi birbirine bağlayan…
Şimdilerde Çarşamba almış başını gidiyor, modern bir şehir havasına bürünmüş, Kağnıların yerini Traktörler, jetten hızlı giden kamyondan bozma otobüslerin yerini klimalı araçlar almış, tren tarih olmuş…
Çarşamba-Samsun arası bir saatte gidilirken, bir cigara içimlik yol olmuş. Çarşamba gerçekten yaşanılır çok güzel şirin bir ilçe haline gelmiş