CAMİLERDE TEDBİR

Sami Kesmen

Kurallara uymak dini bir sorumluluktur. Camilerde yapılan, başta cuma namazı olmak üzere toplu ibadetlerin kamu otoritesi tarafından uygun olmadığının ifade edilmesi, konunun ciddi olduğunu anlamaya ve anlatmaya yetecektir. Allah'ın evi olarak tarifi yapılan Kâbe, Allah'ın habibim diye tanıttığı Resulullah'ın kabri ve Ravza da yaklaşık onbeş gündür toplu ibadete kapatılmıştır. Elbette; bu tabloyu okumak, ibretini dikkate almak ve hikmetleri üzerinden değerlendirmeler yapmak hakkımızdır. Ancak, bunları yaparken kamu otoritesinin koyduğu kurallara da uymak gerekir.

Bir müslüman için idarenin kurallarına yanlış bile olsa değiştirilinceye kadar uyulması esastır. Kaldı ki, günümüzün güncel konusu olan Koronavirüs küresel bir sorundur. Her ülke kendi şartlarındı, ulusal tedbirler alarak, bir takım kurallara ortaya koymaktadır. Görülüyor ki bu kurallardan dünya çapında ortak olan toplu olarak bir arada bulunmamak ve temizliğe rivayet etmektir. Öyleyse  ! Mutlaka kurallara uyulması gerekir. Bugün için kamu otoritesinin koyduğu bireysel ve toplumsal kurallara uymak dini acıdan da bir zorunluluktur.

İnsanlık tarihinde benzer sorunlar olmuş, benzer tedbirler de alınmıştır. Mal, can, akıl, din ve nesil güvenliği için tüm tedbirlerin alınması ve alınan tedbirlere riayet edilmesi vaciptir,  yani zorunluluktur. Milletimiz camilerin yasaklar nedeniyle kapandığı tecrübeler yaşamıştır. Şimdi yapılan yasak değil sağlık açısından güvenlik tedbiridir. Bu tedbirleri delmeye çalışmak dini duyarlılık değil, dini bilmemektir.

Yüce Allah Kur’anda bazen tüm insanlara, bazen inananlara, bazen kadınlara, bazen erkeklere hitap buyurur. Peygamberimiz de Peygamberlik dönemi boyunca tüm insanlarla ilgilenmiştir. İnsanları imana, inanları ibadete davet etmiş, tüm insanlara ahlakı öğretmiştir. İslam cemiyet dinidir. İnsanlar beraber yaşamak, birbirlerine yardım etmek, birbirlerine zarar vermemekle emr olunmuştur. Diğer insanın zarar göreceği noktada kişin özgürlüğünü sınırlamak kamu otoritesinin sorumluluğudur. Toplu yaşamın gereği kurallara uymaktır.

Kötülük yapmamak ve üzerine düşen görevleri yerine getirmek övünülecek bir durum değildir. Kötü insan olmamak, erdemlilik olarak ifade edilemez, zaten insan olmanın, özellikle de Müslüman olmanın gereğidir böyle davranmak. Bugünün dünyasına baktığımızda, Müslümanlar da dahil, insanların kendi nefislerini tatmin için diğerlerine zarar verdiklerini görürüz. Koronavirüs çabuk yayılan ve bulaşan bir virüstür ki, mutlaka tedbirli olmak gerekir.  Kurallara uymak dini bir zorunluluktur. Kural ihlalleri yapmak ve bu vesile ile mağdurların ortaya çıkmasına neden olmak kul hakkı ihlalidir. Koronavirüs tedbirlerine riayet etmemek "Tüm Hakkı İhlali" oluşturur.

Olayları ve kanunları değerlendirirken, toplumu kamu idaresine karşı şiddet içerikli protestolara yönlendirmek günahtır. Koronavirüs tedbirlerine karşı toplumun basit tepkiler göstermesine neden olacak yönlendirmeler de yanlıştır. Camilerde toplu ibadetlerin geçici süreyle iptalini kamu idaresine karşı tepkisel söylem ve eyleme dövüştürmek büyük haksızlık olur. Bunu, siyasi sermaye amacıyla kullanmak çok daha ağır bir vebâldir. Alınan kararlar tedbir amaçlıdır. Mal, can, din, akıl ve nesil güvenliği için her türlü makul tedbir alınabilir. Buna camilerin kapatılması da dahildir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.