Birine “bugün ne yaptın?” diye sorulduğunda verebileceği en tehlikeli cevap şu olabilir:
“Hiçbir şey.”
Sanki cinayet işlemiş gibi bir sessizlik oluyor.
“Hasta mısın?”
“Bir sorun mu var?”
“Niye?”
İnsan artık dinlenemiyor. Dinlenmek bile bir işe dönüşmüş durumda. Dinlenirken bile bir şeyler yapıyor görünmek zorundayız. Dizi izliyorsan kültür kazanmış olman lazım. Yürüyüş yapıyorsan kişisel gelişim olsun. Kahve içiyorsan üretkenlik için olsun. Kitap okuyorsan kendine yatırım yapıyor ol.
Canın sıkılıyor mu?
Olmaz.
Hemen telefona bak.
Bir şey öğren.
Bir şey izle.
Bir şey dinle.
Bir şey satın al.
Bir şey planla.
Bir şey ol.
Sürekli bir şey.
Boş boş oturan birini görünce insanlar huzursuz oluyor. Çünkü oturan adamı değil, kendilerini görüyorlar. Birkaç dakika boyunca hiçbir şey yapmadan duran insan garip geliyor. Çünkü herkes görünmez bir düdük sesi duymuş gibi koşuyor ama kimse yarışın nerede bittiğini bilmiyor.
Eskiden insanlar kapının önüne sandalye atıp saatlerce oturabiliyordu. Mahalleyi izliyordu. Gökyüzüne bakıyordu. Düşünüyordu ya da hiçbir şey düşünmüyordu.
Şimdi beş dakika yüklenmeyen video görünce sinirleniyoruz.
Belki de çağımızın en büyük lüksü para değil.
Canı sıkılabilmek.
Çünkü insanın aklına bazen en önemli şeyler, tam da hiçbir şey yapmadığı anlarda geliyor.