Dünya kupasında iki üst üste aldığımız acı mağlubiyet den sonra Dünya’nın en sevilmeyen ülkesine, Dünyanın jandarması Amerika’ya karşı aldığımız galibiyetle turnuvadan elendik. Ama içimize hafif bir sevinç serpildi. Neden hafif, çok rahat yenmemiz gereken iki rakibimize çok rahat teslim olmamız nedeni ile halen sinirlerimiz yerine gelmedi.
Sabah 05:00 de kalkarak Amerika’da oynanacak maç için uyanmaya çalışarak maçı izlemeye çalıştık. Maç Los Angeles Sofi Stadyumunda oynandı. Bu stadyum Dünyanın en pahalıya mal edilen ve en teknolojik stadyumlarından 70240 kişilik stadyumda çok iyi bir seyirci sayımız ile oynadık. Los Angeles Kaliforniya eyaletinin en kalabalık şehri ve Güney Kaliforniya'nın ticaret, finans ve kültür merkezidir.
Maça gelince yine kötü bir başlangıç yaptık. Üçüncü dakikada golü yedik ve aklımıza daha kötü senaryolar gelmeye başladı. Ancak sahadaki futbolcular bu maçta da mağlubiyet olsa onları neler beklediğini bildikleri için çok çabuk toparlandılar. Ve sürekli temaslı oyunla rakibimize üstünlük sağlamaya başladık. 10. Dakika da Arda ile beraberliği sağladık. Sadece beraberlik golü olmadı. Bu adeta galibiyetin anonsu idi. Oyun yine bizim tercihlerimize göre yol almaya başladı. Ve devreyi 2-1 önde kapatarak yenildiğimiz iki maçtaki basit hataları üflenerek püflenerek hatırladık.
İkinci yarı da aynı istekle oynadık. Biz katı savunma yapan takımlara değil açık futbol oynayan takımlara karşı çok daha iyi oyun kuruyoruz. 49.Dakika da beraberlik golünü yedik ve uzatma dakikalarına kadar tesbih çeker gibi maçı çekmeye başladık. Uzatma dakikalarında galibiyet golünü bulununca bir anda sahadaki sevinci görünce sanki turu geçtiğimizi zannettik.
Ama çok büyük bir gerçek vardı. Dünya kupasından elendik. Evet ELENDİK. Bunun hesabı sorulmalı yenildiğimiz takımlara bakarak bunun hesabı sorulmalıdır. Oyuncularımıza gelince evet iyi bir kadro var ama mental olarak herkes kendini dünyanın en iyi futbolcusu zannederek çıktığı iki maçta aldıkları sonuçla aynaya bakıp bu maça çıktılar. Evet biz temaslı ve dirençli oynamaya devam etmeliyiz.
Bence TFF de ve Milli takım teknik heyetinde değişikliğe gidilmeli. Şuan bu takıma virüs bulaştı. Ve müdahale edilmeli. Yoksa hesabı verilmeyen her şey hepimize zarar verir.
Şimdi düşünme zamanı, Montella maç sonunda başımız dik bir şekilde evimize dönüyoruz dedi. Neyin dikliği bu, biz elenmedik mi? Montella’yıda Türkleştirdik.
Kalın sağlıcakla.