Bir şeyler fazla kolaylaştığında

Semanur Öztürk

Eskiden bazı şeyleri yapmak zaman alırdı.

Bir cümle kurmadan önce düşünürdük. Bir şey öğrenmek için arardık, sorardık, yanılırdık. Bazen saatlerce uğraşır, sonunda küçücük bir sonuca varırdık. Yorucuydu belki ama o yorgunluğun içinde bize ait bir taraf vardı.

Şimdi ise hayatın bazı köşelerinde tuhaf bir kolaylık var.

Soruyoruz, cevap geliyor. Yazıyoruz, düzeliyor. Düşünüyoruz sanıyoruz, aslında önümüze düşünülmüş bir şey konuyor. Birkaç saniye içinde ortaya çıkan kusursuz cümlelerin arasında, insanın kendi cümlesini kurmaya neden daha az ihtiyaç duyduğunu fark etmiyoruz bile.

Belki de asıl mesele burada başlıyor.

Çünkü kolaylık her zaman masum değildir.

Bir gün bir arkadaşımızın derdini dinlemek yerine ona hazır bir cevap gönderebiliriz. Bir öğrencinin kendi cümlesini aramak yerine en düzgün paragrafı seçmesini normal karşılayabiliriz. Bir haberin doğruluğunu araştırmak yerine kulağa en inandırıcı gelen anlatıya güvenebiliriz.

Ve en kötüsü, bütün bunları yaparken kendimizi hâlâ özgür zannedebiliriz.

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken bizden küçük küçük şeyler de alıyor olabilir: sabrımızı, merakımızı, hata yapma hakkımızı...

Çünkü insan biraz da yanılarak öğreniyor. Kötü yazdığı bir cümleyi silip yeniden yazarak, yanlış bir cevap verip mahcup olarak, bazen de saatlerce hiçbir şey bulamadan arayarak kendini geliştiriyor.

Her şeyin birkaç saniyede hazır olduğu bir dünyada, beklemek giderek anlamsızlaşabilir. Oysa bazı şeylerin değeri, hemen elde edilmemesinde saklıdır.

Belki bir gün kendi düşüncelerimizle hazır düşünceler arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanacağız. Belki de en büyük kayıp, üretilen cevaplar değil; artık soru sorma ihtiyacı hissetmememiz olacak.

Bilmiyorum.

Belki fazla kuruyorum.

Ama bazen insanı asıl düşündüren şey, bir makinenin bizim yerimize düşünmesi değil.

Bizim, buna ne kadar çabuk alıştığımız.

Ve belki bir sabah, elimizde dünyanın bütün cevapları varken, kendimize ait tek bir soruyu bile bulamadığımızı fark edeceğiz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.