Bir gram insanlık pazarı

Kişisel uğraşlardan dolayı siz sevgili okurlara yeni bir makale sunamayacağım bu hafta. Arşivimden doğaçlama seçtiğim "nostalji" bir makalemi sunacağım köşemi bış bırakmamak için.
İşte sizlere iki yıl öncesine dayanan "Bir Gram İnsanlık!" makalesi...

---

Tarih: 29 Haziran 2007!
Çoğunuzun bildiği gibi Barış Akarsu'yu geçirdiği trafik kazası sonucu mücadelesinin beşinci gününde hastanede kaybettik. Muğla'nın Bodrum ilçesinde kavşakta kamyonla çarpışma nedeniyle meydana gelen kaza sonucu Barış Akarsu'nun iki bayan arkadaşı da olayın gerçekleştiği anlarda hayata gözlerini yummuşlardı.
Barış Akarsu, süpriz doğum günü partisine gitmek üzere yola çıkmıştı, ama ne yazık ki gidemedi. Başrol oynadığı "Yalancı Yarim" adlı dizideyse sezon finalini trafik kazası geçirerek bitirmişti ve ölüm haberini duyan annem: "Ah be oğlum, rolünü beğenmedin de yeniden canlandırdın!" diye söylenmişti üzülerek.

Şimdi, kısaca 9 yıl önceye dönelim isterseniz.
Tarih: 29 Haziran 1998. 
Genç sanatçımız Kerim Tekin'i kaybettiğimiz tarih ve sebep; yine trafik kazası! Kerim Tekin de verdiği konserden sonra arkadaşının düğününe gidebilmek için yola çıkmıştı. Afyon yakınlarında zincirleme bir kazanın kurbanı olmuştu. Ve ne yazık ki, Kerim Tekin de tıpkı Barış Akarsu'nun dizideki kaza rolü gibi veda etmişti dünyaya "Kar Beyazdır Ölüm" şarkısıyla...

Etkilenmekten ziyade sırf "bir gram insanlık" için yazmak, içimi dökmek ve gerekirse şunları hatırlatmak zorundayım:
Barış Akarsu 29 Haziran 2007 tarihinde trafik kazası geçirmeseydi, belki Kerim Tekin 9. ölüm yıldönümünde hatırlanmayacaktı. Belki de Kerim Tekin adını hiç bir televizyon anmayacak,  hatırlanması sağlanılmayacaktı. Bu acı ölüm haberlerinden sonra beynimde geçmişe doğru bir yolculuk yaptım ister istemez. Kimler gelmiş, kimler geçmiş dünya denilen bu handan... 
Gözümde canlanan portrelerden iz bırakanlardan işte bir kaç cevher:
Barış Manço, Cem Karaca, Nazım Hikmet Ran, Adile Naşit, Kemal Sunal, Cenk Koray, Kerim Tekin, Ajlan Büyükburç, Boran Kaya, Gürdal Tosun (Tombalak), Leman ve Sıtkı Akçatepe (Halit Akçatepe'nin annesi, babası), Hulusi Kentmen, Ali Şen, (Şener Şen'in babası), Öztürk Serengil, Sadri Alışık, Fikret Kızılok, Uğur Mumcu, Yıldırım Gürses, Zeki Müren,Yılmaz Güney ve daha kimler, kimler...

Kimisi genç, kimisi yaşlı ve kimisi de ortasındaydı baharlarının. Barış Akarsu'dan dolayı Kerim Tekin hatırlanıyor! Yukarıda yazmış olduğum isimleri (yitirdiklerimizi) hatırlamak için trafik kazalarında Barış Akarsu gibilerini mi kaybetmemiz gerekecek? Bir ölümden dolayı bir önceki ölüm mü hatırlanacak? Yani dünü anmak için bizim bugün birilerini kaybetmemiz şart mı? Bu kadar mı ucuzladı insanın benliği ve iradesi? Düşünmek bile istemiyor insan! Böylesine ucuz ve cüzdanı delik bir dünyada söylenecek söz: "bir gram insanlık için, kilolar dolusu "sözde insanım diye geçinen dalkavuklardan" vazgeçmek lazım" sözüdür. Belki de Barış Akarsu bu yüzden milyonlarca sevenleri tarfından son yolculuğuna uğurlandı... Bugün magazin basınınıda her gün boy gösteren sözüm ona kaç sanatçıya nasip olur bu sevgi seli sorarım size!
Ve üstelik bu işi daha yeni yeni yaparken! Ben tekrar tekrar gelmiş geçmiş ve değerlerimize Allah'tan rahmet, başta aileleri olmak üzere, sevenlerine, baş sağlığı diliyorum.
Hepsinin mekanı cennet, toprakları bol olsun.

Barış ve Sevgi dileklerimle