BİR ANKETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Suna Taşdemir Dündar

 

Ulusal gazetelerin yazdığı kadarıyla; Kürt Meselesi ile ilgili olarak bir anket çalışması yapılmış. Ne de olsa malum, AKP iktidarı anketsiz adım atmıyor, TEPAV'ın finansmanı ile Adil Gür Araştırma Şirketi'nin yaptığı araştırmanın sonuçları Bilkent Üniversitesi tarafından değerlendirilmiş. 7 coğrafi bölgede, 48 il ve 186 ilçede, bunlara bağlı 369 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 3 bin 252'si kadın toplam 6 bin 516 denekle yüz yüze görüşmeyle yapılmış. Bu anket sonuçlarına göre; AKP tabanı bölünmüş.2011 yılında AKP'ye oy vermiş olanların yüzde 50'si Kürt açılımına olumsuz yaklaşmış. CHP seçmeninin yüzde 74'ü Kürt açılımına karşı olduğunu beyan etmiş. Kürtlerin yüzde 44'ü “Özerk bir yönetim veya federasyon kabul edilmeli midir?” sorusuna “hayır” yanıtı vermiş. Buna karşın Kürtlerin kültürel ve dilsel haklar konusunda ortak talebi olduğu anlaşılmış. Anketle ilgili haberleri merak eden okurlar ulusal gazetelerden öteki ayrıntıları öğrenebilirler.

Fakültede, birinci sınıfın ilk haftasında psikoloji dersimize gelen psikiyatri hocamız rahmetli Prof. Dr. Ayhan Songar bize demişti ki; 'Çocuklar, hepiniz Anadolu'nun çeşitli şehirlerinden geldiniz, yabancı bir şehirde yalnızsınız ama merak etmeyin, kendinize benzeyen arkadaşlar bulacaksınız, siz hiç farkında olmasanız da bilinçaltınız size yakın insanlarla arkadaş olmanızı sağlayacak'. Tabii üzerinden yirmi küsur sene geçmiş kelimesi kelimesine aynı hatırlamıyor olabilirim konuşmasını ama bu minvalde beni çok etkileyen, içime soğuk sular serpen bir konuşma olduğunu hatırlıyorum. Hocamın söylediğini zaman hep doğruladı. Benden ayrı siyasi görüşleri olan, başka hayatlar yaşayan kişilerle dirsek temasım, hoş paylaşımlarım olsa da hayatlarımız birbirini her defasında teğet geçti. Asıl dostluklarım ve arkadaşlıklarım hep benim gibi düşünen, benim gibi yaşayan, benim penceremden hayata bakan insanlarla oldu. Ve bu insanlar arasında tahmin edersiniz ki AKP'ye oy veren kişi yok. (Sonuçta bunlar benim tahminim ve duyumlarım yoksa ülkemizde kapalı oy sistemi olduğundan bunu kati surette bilmem imkansız elbette.)

Kürt meselesi çok karışık bir konu. Ülkemizde şehit vermeyen il yok. İster AKP'ye oy versin ister CHP'ye şehit acısı sonuçta aynı, ocağa düşen ateş aynı oranda yakıyor herkesi. Böylesine zor bir konuda Başbakan gibi karizmatik ve otoriter, partisi içinde muhalif bir sese tahammül edemeyen biri bile ülke genelinde 'tek'liği mümkün değil sağlayamaz. Çok şükür ki insanlarda hala vicdan, hala sağduyu, hala merhamet var. Çok şükür ki insanlarımızın hala Apo deyince tüyleri diken diken oluyor. Ben barışa karşı değilim, hayır! Fakat, barış konusunda neden Türk halkının ikna edilmesi gerektiğini anlayamayacak kadar kalın kafalıyım. Neden BDP'liler sevgili Kürt halkını 'APO'nun liderliği çok önemli değil, yeter ki barış olsun, bu konuda diretmeyelim' diye ikna etmiyorlar da benim milletim 'APO'nun görüşülebilir, gerekli tavizler verilebilir bir lider' olduğu konusunda psikolojik bir harpten geçiyor? Bizden yaşanan otuz yıllık acıları ve bu acıya neden olan kişileri unutmamızı beyaz sayfa açmamızı isteyenler otuz yıllık tarihi içinde belki otuz kere gömlek değiştirir gibi fikir ve ideoloji değiştiren 'silahlı siyasi oluşum'a nasıl güvenebiliyorlar. Marksist Leninist bir komünizm modelinden tam bağımsızlık söylemlerine oradan kapitalist federasyon düzenine kadar geniş yelpazede ideoloji seçen bu kişilerin seneye fikir değiştirmeyeceklerinin 'biz geçen sene böyle konuşmuştuk ama şimdi fikir değiştirdik artık biz onu istemiyoruz, son kongrede böyle bir karar aldık' demeyecekleri ne malum? Daha düne kadar toplantılarında Türk bayrağı asmayan, protestolarda Türk bayrağını yakan zihniyetin, şimdi hoş görünmek adına düşen Türk Bayrağı asılana kadar konuşmasına başlamayan yine aynı zihniyetin iklim değişir de sert rüzgarlar eserse aynı bayrağı yeniden yakmayacağının garantisi var mı?

Toparlayacak olursam, yazımın başında bahsettiğim ankete göre AKP tabanı bölünmüş. Çevremde bulunan kişiler hep benim gibi düşündüğünden gerçekten merak ediyorum, APO'nun bir lider olarak barış görüşmelerinde taraf olmasına sıcak bakan AKP'li var mı? Ve bu AKP'li olur da haftaya başbakan APO'nun görüşülemez olduğuna karar verirse o da aynen fikir mi değiştirecek? Bir tarafta sürekli fikir değiştiren Kürtçü grup, bir tarafta terör konusunda sürekli fikir değiştiren bir iktidarla bu kadar büyük çaplı bir sorun çözülebilir mi gerçekten? Geçenlerde Nuray Mert hanımefendi 'PKK terör örgütü değildir, ona terör örgütü dersek barış olmaz' demiş. Bir gecede 'PKK terör örgütü değildir' deseler gerçekten buna inanacak mısınız? İster misiniz bir yasa ile bir gecede PKK terör örgütü olmaktan çıksın ve içerde terör suçundan tutuklu sadece askerlerimiz kalsın?



Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.