TÜRK KİMLİĞİ REDDEDİLMEYE ÇALIŞILIYOR
Açıklamasında,"Yüzyıllardır kardeş olan ve şehitliklerimizde koyun koyuna yatan bu milletin evlatlarını yine sözde kardeşlik söylemlerine sığınarak birbirine düşürmek isteyenler sabır küpü milletimizi tahrik etmeye devam ediyor. Ne yazık ki etnik milliyetçiliğe dayalı üslubu,Türk kimliğini reddeden söylem ve tavırları ve yine Türk Milletinin verdiği vergilerle siyaset yapan bir siyasi parti yıllardır bu ülkede yaşlı, genç, bebek, kadın, erkek demeden 33 bin vatandaşımızı katleden teröristleri bir kahraman edası ile karşılama cüretini gösterebiliyor" ifadelerini kullanan Arslan, "Bize öğretilen devlet mazlumu koruyacak, mağdurun yanında olacak kadar asil, suçu cezasız bırakmayacak, hizmet için gönderdiği doktoru, öğretmeni, hemşireyi, askeri katledenleri affetmeyecek kadar da güçlü bir yapıdır. Bu devlet, bildiğimiz kadarıyla; ellerinde sözde bayrak paçavraları, dillerinde bedel ödemeden sahipleneceklerini zannettikleri devlet hayalleri, önlerinde bu milletin paraları ile siyaset yapıp bu millete ihanet eden kanıbozuk vekil bozuntuları, arkalarında bu topraklarda sömürebilecekleri bir yapı kurmayı hedefleyen Yahudi lobileri ile güya gövde gösterisi yapan üçbuçuk soysuza boğun eğmeyecek kadar güçlüdür. Boyun eğdiği takdirde bunun devamında nelerin olabileceğini tasavvur dahi etmek istemiyoruz." şeklinde konuştu.
TEHLİKE BİR AN ÖNMCE FARK EDİLMELİ
Açıklamasına, Türkiyenin yaşanan bu sürece, "Avrupa Birliği'nin yolu Diyarbakır'dan geçerdenilerek zorla sokulduğunu, sürecin kontrolden çıktığının fark edilmesi gerektiğini belirterek devam eden Arsan,"Devlete ihanet edenlerle aynı kaşığın sapından tutmak ne demokrasi ne de açılımla izah edilebilir. Demokrasinin beşiği saydıkları Amerika ve Avrupa'da devlete ihanetin cezasının ne olduğunu bilerek güya demokratik açılım adı altında hainleri muhatap almak bile büyük bir gaflettir, dalâlettir.
Bütün bunlara karşı suskunluğumuz acziyetimizin değil devlete olan sadakatimizin eseridir. Dileğimiz kanın durması olduğu kadar sadakatimizin zedelenmemesidir. Açlıktan ekmek çalana hayatı zindan eden devlet vatandaşının şahsında kendisine kurşun sıkana, dağa çıkana merhamet gösteremez, göstermemelidir. Suçlu ancak cezalandırılır, cesaretlendirilemez. Aksi takdirde çığlımızın hangi bendi yıkacağı, kimi alıp götüreceğini kimse kestiremez" diyerek konuşmasını tamamladı.