İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştiraklerinden İSTON, İSFALT, BELBİM ve KÜLTÜR A.Ş ile bazı ilçe belediyelerinde 10 bini aşkın Belediye-İş Sendikası üyesini kapsayan toplu sözleşme görüşmelerinde mutabakata varılamadı. Görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine grev kararı alan Belediye-iş Sendikası üyeleri, belediyeye grev pankartını asmak isterken de, polisin sert müdahalesine maruz kaldı. Konuyla ilgili açıklama yapan Belediye-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Mustafa Çift, sert konuştu: "En temel hak ve özgürlüklerini kullanmak isteyen üyelerimize tahammül edemeyenler, hukuk devletinden, demokrasiden söz edemezler"
EN TEMEL ANAYASAL HAKKIMIZ
Sendikalı işçilerin en temel Anayasal ve yasal haklarını kullanmak istediklerini ancak eşleri ve çocuklarıyla birlikte polisin, cop, tazyikli su ve biber gazıyla sert müdahalesine uğradıklarını belirten Çift, "Uygulanan şiddet, gösteriyi dağıtmaktan öte, grup yerine kişileri hedef alan bir boyuta ulaşmıştır. Ayrıca, emekçilere uygulanan şiddeti görüntüleyen haber kameraları ile foto muhabirlerinin makineleri de uygulanan şiddetten nasibini almıştır. Devletin ve onu İstanbul'da temsil edenlerin görevi, işçiye, ailesine çocuğuna ve basın mensuplarına cebir ve şiddet kullanmak değildir. Devletin görevi, temel hak ve özgürlükleri güvence altına almaktır. Devletin görevi yasal ve anayasal özgürlüklerin kullanılmasını sağlamaktır. Devlet görevlileri, yani emekçilerin verdiği vergiyle maaşlarını alanlar vatandaşına nazik davranmak zorundadır" dedi,
YAŞANANLARI ŞİDDETLE KINIYORUZ
Kimsenin çağdaş demokrasilerde hem savcı hem de cellat olamayacağını sözlerine ekleyen Çift, şöyle konuştu: "Hukuka aykırı bir durum sözkonusu ise yapılacak şey açıktır. Yasal işlemler yapılır, davalar açılır, mahkemeler ve bağımsız yargı gereğini yapar. Çağdaş demokrasilerde, devlet görevlileri, hem savcı, hem hakim, hem de cellat olamazlar. Bir kez daha altını çizerek belirtmek isteriz ki, hiç bir kurum ve kişi gücünü Anayasadan, yasalardan aldığımız temel hak ve özgürlükleri kullanma hakkımızı elimizden alamaz. Sendikamız, daha iyi yaşama ve çalışma koşullarına kavuşmak için, iş yerlerine eş ve çocukları ile grev kararı asmak isteyen üyelerimize yönelik hoşgörüsüzlüğü, tahammülsüzlüğü ve demokratik anlayıştan uzak çağdışı cezalandırma anlayışını şiddetle kınamakta, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir"