Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu dosyalarından derlenen bilgilere göre, siber dolandırıcılar mağdurları ikna etmek için çeşitli psikolojik manipülasyon tekniklerini kullanıyor. Siber suç örgütleri genellikle "hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?" ya da "yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz" gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya "burs vereceğiz" vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.
Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor. Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor.
"Finansal araçlarınızı kimseye emanet etmeyin"
Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor. Siber suçlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Emre Altun, banka hesaplarını veya cep telefonlarındaki uygulamaları başkasına kullandıran vatandaşların öncelikle banka hesaplarını ve hatlarını derhal bloke ettirerek kontrol altına almaları gerektiğini söyledi. Hemen ardından vatandaşların, WhatsApp, Telegram veya Instagram gibi platformlardaki tüm yazışmaların ekran görüntülerini ve URL adreslerini delil olarak kaydetmeleri gerektiğini belirten Altun, olayın hukuki boyuta taşınması için en yakın Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine ihbarda bulunulması gerektiğini kaydetti. Özellikle gençlerin böyle bir durumla karşılaştıklarında paniğe kapılmadan durumu ailelerine veya güvendikleri bir yetişkine bildirmelerinin en doğru adım olduğunun altını çizen Altun, gençlerin "yasayı bilmiyordum" şeklindeki savunmalarının hukuki bir geçerliliği olmadığını belirtti.