AKLINI KİRAYA VER RAHATLAMalum yapıyı ironik bir dille eleştiren, gerçek yüzünü de daha o yıllardan ortaya koyan yazıda aklını kiraya verenlerin nasıl rahatlayacağını " Sizin yerinize düşünenler var, konuşanlar var, dua edenler var. Beşeri münasebetlerinizi nasıl düzenleyecek olduğunuzu, kiminle arkadaş, kiminle dost, kiminle düşman olacağınızı size söyleyecek ağabeyleriniz var. Siz sadece çalışacaksınız onun dışında hiç bir şey yapmanıza gerek yok." cümleleriyle mücessim hâle getiriyor adeta.İSTERSENİZ ZALİM OLUN YETER Kİ ONLARDAN OLUNBeceriksizliğiyle işini batıran, türlü ayak oyunlarıyla yine de kendini kurtaran...ve fakat tüm çalışanlarını mağdur eden kişiler de eğer Cemaat üyesi ise aklanır, arkalanır. Kazandığı paranın tek kuruşunda helâli arasan bulamayacağın kişiler, Cemaat'in meslek odasındaysan, kesin iyisindir. " Adamın kazandığı paranın tek bir kuruşunda helal yok, bunların meslek odalarının başında, bu şehirde tanıdığım en sahtekâr adam olmasına rağmen cemaatin en önemli adamı olmaya devam ediyor, mümkün olsa daha üst seviyede görevler verecekler. Fahri konsolosumuzun konsolosluğu gitmiş, siyah plakaya talim ediyor. Konsolosluk neden elinden alındı henüz bilmiyorum ancak yakında kokusu çıkar."ADETA DÜN YAZILMIŞ GİBİYani 2012 yılında yazılan Adnan Bahadır yazısı, bugün kaleme alınsa,ancak bu kadar olur dedirten cinsten bir yazı. Üstünden geçen yıllar, sadece yazının ve yazarının haklılığını, tespitlerindeki isabetliliği delil mahiyetinde. Milletten aldıkları paralarla nasıl bürokrasiyi ele geçirdikleri de yazıda dillendirilmiş. Aklını kiraya verenlerin, canlarını sıkmalarına gerek olmadığı, hem dünya hem ahiretin -adeta- garantilenmiş gibi saltanatlarını kurduklarını da belirten yazı, bugün de yazılsa, ancak bunlar yazılabilirdi, dedirten cinsten."Adamlar milletin paraları ile her türlü saltanatlarını kurmuşlar, yetmedi, ağır ağır devlet kadrolarını da ele geçirip kendilerine yan bakanlara bürokrasi üzerinden icraat yapacaklar. Çok enteresandır bir savcı bana resen dava açtı, davayı kazandım; işin arkasını karıştırdığımda çok farklı ilişkileri tespit ettim, onları da zamanı gelince yazacağım. Geçtiğimiz yaz tayin olan bir adliye mensubunun bu cemaatin toplantılarına sürekli katıldığını öğrendim ama yine de tenzili rütbe ile tayin olmasını engelleyememiş. Bu kadar anlı şanlı bir cemaate tabi olup aklını onlara kiraya vermek varken kalkıp bu yazıyı yazmak akıl işi mi diyenleriniz olabilir, işte onun için önümüzdeki yıl ben de aklımı kiraya vermeyi düşünüyorum haberiniz ola!.. Nasıl olsa Cennet garanti, dünyalık her şey garanti, bizim yapacağımız sadece kelle sallamak ve ağabeylerimiz bilir demek, bu kadar kolay iş varken bunca sıkıntıya gerek var mı? İradei cüziyye imiş, her nefis kendi bacağından asılır imiş bunlar hikâye!.. Siz yeter ki aklınızı kiraya verin gerisi kolay. Size 2012 yılı falımı açıkladım… Kalın sağlıcakla. " Ahmet Ufuk ERKAN
https://www.dengegazetesi.com.tr/2012-yilinda-aklimi-kiraya-vermeyi-dusunuyorum-6389yy.htm