Babacan, Active Academy'nin düzenlediği Sermaye Piyasaları Zirvesi'nde, sermaye piyasalarının, yaşanan küresel kriz sebebiyle dünyada çokça tartışılan, parası olsun olmasın herkesin en azından genel ekonomik gidişatı izlemek amacıyla takip ettiği önemli bir konu olduğunu vurguladı. Babacan, dolar bazında, Türk Lirası bazında 2'ye 3'e katlayan bir ülkede halka açık şirket sayısının az olmasının, Borsaya yatırım yapan Türk vatandaşların sayısının az olmasının kaygı duyulması gereken bir konu olduğunu belirtti. Sermaye piyasalarının önemine işaret eden Babacan, "Türkiye, sermaye piyasaları konusunda pek çok ekonomik göstergedeki genel iyileşmeye rağmen, 2002'den 2010'a kadar kat ettiğimiz mesafeye rağmen, maalesef sermaye piyasaları konusunda adeta yerinde sayan bir ülke" dedi.
SEFERBERLİK BAŞLIYOR
İMKB Başkanı Erkan: Teşviğe benzer konular gündeme getirilmeli İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, 2010 yılında halka arz seferberliği ilan ettiklerini anımsatarak, bu kapsamda yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Bu çerçevede 6-7 Mayıs 2010 tarihinde Haliç Kongre Merkezinde yapacakları toplantının, bu seferberliğin asıl başlangıcı olacağını kaydeden Erkan, bu toplantıda 2 binin üzerine potansiyel olarak halka arzla ilgilenen şirketi, yatırımcılarla ve halka arz sürecindeki tüm taraflarla bir araya getireceklerini dile getirdi. Türkiye'nin hızlı büyüyen ekonomisine karşın, halka açık şirketlerin toplam piyasa değerlerinin 250-260 milyar dolar seviyesinde kaldığına dikkati çeken Erkan, borsaların büyüklüğünün GSYİH'ya oranının dünya ortalamasının yüzde 100'ün biraz üzerinde bulunduğunu, gelişen ülkelerin sermaye piyasalarında yüzde 80, Türkiye'de ise hala yüzde 40'ların altında yer aldığını, kriz döneminde bu oranın yüzde 15'lere kadar inmiş olduğunu kaydetti.
TEŞVİKLER DİKKATLİ KULLANILMALI
Teşvikler için çok dikkatli kullanılması gereken araçlar diyen Erkan, dünya uygulamalarına baktıklarında bu konuda öne çıkan birkaç ülkeyi incelediklerini ve çeşitli teşvik uygulamalarını gördüklerini aktararak, "Teşvik her zaman doğru bir karar olmayabilir. Teşvikler zaten uzun süreli olarak çok etkili olmazlar. Birkaç senelik uygulamalarla fark yaratırlar, daha sonra o farklılıklar ortadan kalkar. Dolayısıyla çok dikkatli kullanılması gereken araçlardır teşvikler. Bir sermaye piyasasının büyümesini de sadece teşviklere bağlamak da doğru değildir" diye konuştu. Dünyadaki halka arzlarda en başarılı iki ülke olan Polonya ve Güney Kore'deki sermaye kazançlarının vergiden muaf tutulması, halka açık ve kapalı şirketlerin Kurumlar Vergisi oranlarına ciddi farklılıklar getirilmesi gibi teşvik uygulamaları hakkında bilgi veren Erkan, bu kadar radikal kararların alınması taraftarı olmadıklarını söyledi.
HABER MERKEZİ