Aydınlatma Sektörü

Nihat Kahvecioğlu

 Hafta içi bir konuyu araştırırken, çalışma odamda bulunan dolaptaki dergilere bakıyordum. Elime geçen Elektrokent-Perpa dergisine bakarken, aydınlatma sektörü yazısı ilgimi çekti, sizlerle paylaşayım.
 Türkiye'de aydınlatma sanayi; 60'lı yıllarda, uluslararası firmaların enkandesan ve flüoresan ampul üretmek için ülkemize gelerek fabrika kurmasıyla başlar. Bu gelişmeye, zamanla yerli girişimcinin dekoratif armatür üretimine teşebbüsü eklenince, 70'li yılların başında, çeşitli üretim ve ulusallaşma yolunda, adımlarda atılmış olur. İlk yapılan işler, dışarıda görülen ürünlerin kopyalanması veya benzerleridir. Sektör gittikçe gelişmeye başlar. Nihayet 80'li yıllarda ithalatçıların sektöre girmeleri, sektörü tamamen canlandırır ve hızlı gelişme süreci, bugüne gelinmesini sağlar.
 Aydınlatma sektörünün önü açık. Dünya'da sürekli ve hızlı bir gelişme içinde. Bu gelişime katkıda bulunan ana unsurlar; Günden güne yenilenen ampul teknolojisi, aydınlatmanın ayrılmaz bir parçası haline geldiği mimaride, aydınlatma çözümlerinin geliştirilmesi ve aydınlatma bilincinin artması.

 AMPULLER, TÜKETTİKLERİ ELEKTRİK ENERJİSİNİN;
ENKANDESAN ampuller %5-6'sını
           CFL yani Kompakt FLÜORESAN ampuller %20'sini
      LED ampuller %90'ını       IŞIĞA ÇEVİRİR.

 Pazarın ve sektörün öncüsü Avrupa. Aydınlatma pazarının büyüklüğü, 50-60 milyar dolar olarak tahmini bir rakamda. Bu rakamın büyük oranı yani yarısından çoğu çeşitli ampuller, geri kalanda aydınlatma armatürleri.
 Türkiye'de sektör, nüfusa göre olması gereken pazar büyüklüğünün çok gerisinde. Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında, sektör, olabilecek hacminin ancak üçte biri büyüklüğünde. Ama gelişme hızla devam ediyor. Sektörün önde gelen firmaları, AR-GE bölümlerini kurmuş bile, tüketiciye en iyi hizmeti vermek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Tüm bunlara rağmen, Türkiye'nin hastalığı olan kayıt dışılık, burada da karşımıza çıkıyor. Kayıt dışılar, büyük emek ve harcamalar ile yapılan ürünlerin kötü kopyalarını yaparak, haksız rekabete zemin hazırlamaktadır. Tabiî ki taklit ürünler, şekil benzerliğinin dışında kalite ve güvenlik açısından son derece kullanışsız ürünlerdir.
 Aydınlatma sanayimizin, Dünya aydınlatma pazarından aldığı pay az. Yurtdışında inşaat yapan çok büyük firmalarımız olmasına rağmen, ihracatta sıkıntı yaşanmasının nedenlerinin başında; Üreticilerin önemli bir kısmının sertifika bazında Avrupa standartlarını yakalayamamış olması, pazar kültürü eksikliği, yan sanayinin bulunmaması ve fiyatların Avrupa ortalaması üstünde olması. Böyle olunca da, pazarda kendinize zor yer buluyorsunuz. Pazarda pay kapabilmek için eğitimden başlayıp, üretime kadar her konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Çünkü rakiplerimiz bu konuda çok gelişmiş durumda.
 İyi pazarlar ve bol kazançlı günler dilerim.
 Her şey gönlünüzce olsun.
 SEVGİLERİMLE            26.05.2009
               Nihat KAHVECİOĞLU
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.