Artan Kontenjana Rağbet Yok

YÖK'ün üniversitelerde kontenjan artışı yaparak her öğrenciyi üniversiteli yapma arzusu sonuçsuz kaldı.

Ülkemizin en önemli gündem maddelerinden birisi olan üniversite giriş sisteminde bu yıl ezber bozuldu. Ülkemizde her dönem görev yapan gerek devlet yöneticileri, gerek bakanlar gerekse YÖK üyeleri tarafında kamuoyuna sunulan 'üniversitemiz az kontenjanlarımız yetersiz o yüzden üniversite önünde yığılma oluyor. Bu yığılma sonucunda dershaneler faaliyet gösteriyor' savının gerçekçi bir sav olmadığı ortaya çıktı. YÖK'ün hem 2008'de hem de 2009'da gerek üniversite sayısını ve gerekse kontenjanları ciddi oranda artırması hem üniversite önündeki yığılmayı çözemedi hem de dershanelerin öğrenci yığılmasından değil öğrencilerin daha iyi üniversite beklentisinde olduğunu ortaya çıkardı.

EŞİTLİĞİ CİDDİ OLARAK BOZAR
Oysa dünyanın altmışa yakın ülkesinde uygulanan üniversite giriş sınavları bulunmakta ve bu sınavlara öğrenci hazırlayan dershaneler varlıklarını sürdürmektedir. Bu ülkelerin birçoğunda gerek üniversite sayısı gerekse kontenjanlar öğrenci sayısına eşit veya fazla olmasına rağmen üniversite sınavları yapılmakta ve öğrenciler daha iyi üniversiteler için yarışmakta. Japonya'da üniversite sayısı 704, üniversitelerin kontenjanlarına bakıldığında her öğrenciye yetecek kadar kontenjan bulunmakta ancak Japonya'da hem üniversite sınavı yapılmakta hem de dershaneler yaygın şekilde faaliyet göstermekte. G.Kore'de öğrencilere üniversitelerde öğrenci başına 1.2 kontenjan düşmekte iken üniversite sınavı ve dershaneler varlıklarını sürdürmektedir. ABD'de ise 3670 üniversite bulunmakta öğrenciler üniversitelerde kendilerine rahatlıkla yer bulabilmekte ancak ABD'de SAT vb. sınavlar uygulanmakta ve dershaneler bu sınavlara öğrenci hazırlamakta. Bütün bu örnekler göstermektedir ki kontenjan artırmak veya yeni üniversite açmak sadece ülkedeki refahı ve eğitim oranını yükseltmekte. Ülkemizde çok başarılı bir şekilde yapılan üniversite sınavlarını yok etmek eşitliği sağlamayacağı gibi ciddi şekilde bozacaktır.

430 BİN ADAY TERCİH YAPMADI
İşte son yıllarda ülkemizde üniversite açılımı ve kontenjan artırılmasını üniversite giriş sınavlarını kaldırmaya veya daha iyi öğrenme ihtiyacına yanıt veren dershaneleri ortadan kaldırmaya dönük faaliyetler olarak görmemek gerekir. 2009-ÖSS yerleştirme işlemi sonucunda üniversitelerde 160 bin gibi rekor sayıda boş kontenjan kalırken diğer yandan 430 bin aday puanı yeterliyken tercih yapmamıştır. Ek yerleştirmede ancak 50 bin kontenjan doldurulabildi. Sonuçta 110 bine yakın kontenjan boş kaldı.

BİR ÖĞRENCİNİN YILLIK MALİYETİ 5.000 BİN DOLAR
Uzmanlar; üniversitede öğrenim gören bir öğrencinin yıllık maliyetinin 5.000 dolar olduğunu ifade ediyor ve ekliyorlar 'YÖK bu 110 bin öğrenci için üniversitelerde yer açtı, akademisyen ve öğretim görevlisi atadı, bina sağladı, barınma ve temel ihtiyaçları hesapladı. Ama öğrenci bulamadı. O zaman bu boş kontenjanların devlete maliyeti yıllık 550 milyon dolardır. Bu öğrencilerin ortalama üçer yıl üniversitede olacağını düşündüğünüzde boş kontenjanların maliyeti 2 milyar liraya dayanıyor.
Uzmanlar YÖK'ün kontenjan artırmak ve üniversite açmak konusunda aceleci davrandığını, öğrencilerin artık herhangi bir üniversite değil istihdam ve gelecekte iş bulabilecekleri bölümlere yöneldiğini belirtiyorlar.

ÖĞRENCİ YENİDEN HAZIRLANIYOR
- Üniversitelerde boş kontenjanların bu kadar fazla olmasını neye bağlıyorsunuz?
Yıllarca ülkemizi yönetenler üniversite azlığından ve kontenjan yetersizliğinden bahsetti. Yığılmanın sonucunda bizi bundan faydalanan kurumlar olarak lanse ettiler, toplumun istemediği zararlı kurumlar olarak gösterildik. Oysa şimdi bütün illere üniversite açıldı kontenjanlar arttırıldı 430 bin öğrenci tercih yapma gereği bile duymadı. Bunun iyi yorumlanması gerekir. Her seferinde dershanelere giden paraları hesaplayanlar neden boş kontenjanların maliyetlerini hesaplamıyor.

GÜNCEL Haberleri