AKLINIZI BAŞINIZA ALIN

Adnan Bahadır

Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. En kötü demokrasi en iyi totaliter rejimden iyidir, demokrasinin var olma nedenleri de siyasi partilerdir. Siyasi partiler de toplumun dünya görüşlerine uygun kurulan organlardır, toplum kendine yakın bulduğuna oy verir ve iktidara taşır. Parlamenter çoğunluğu elde edemeyenler de muhalefet görevini ifa ederler ama bunu yaparken demokratik ölçülerde görevlerini ifa ederler. Cumhuriyet döneminde yüzlerce, hatta belki de binlere varan partiler kuruldu ama iktidar ipini göğüsleyen parti sayısı iki elin parmakları kadar ancak vardır. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte ellili yılların başına kadar iktidar olan CHP halkın değerlerinden uzaklaştığından ve halkla arasına mesafe koyduğundan iktidarı kaybetti. Aradan geçen yetmiş yıla yakın süredir vesayet dönemleri hariç bir daha tek başına iktidar olamamıştır. Halkın değerleriyle örtüşen Demokrat Parti 1950 yılında iktidar olmuş, on yıl iktidarda kaldıktan sonra 1960 askeri darbesiyle iktidardan uzaklaştırılmıştır. Aradan geçen dört beş yıllık askeri vesayetin ardından Demokrat Partinin devamı niteliğindeki Adalet Partisi iktidar olmuş, seksenli yıllara kadar bazen tek başına bazen koalisyonlarla iktidarda kalmıştır, seksen ihtilalinden sonra tekrar askeri vesayet dönemi başlamıştır.

1983 yılında yapılan seçilerde halkın değerleriyle örtüşen ANAP iktidara gelmiş, on yıl iktidarda kalmış, merhum Özal’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ve daha sonra vefatıyla birlikte halktan uzaklaşan ANAP, 2002 seçimlerinde parlamentoya girmeyi bir tarafa bırakın yüzde ikilerin bile altında oy alarak siyasi hayatına son vermiştir. Merhum Erbakan Hocanın 1969 yılında başlattığı Milli Nizam Partisi hareketiyle büyüyen Milli Görüş davası, Tayyip Erdoğan’ın kurduğu AK Parti ile 2002 yılında iktidar olmuş, hala daha bu iktidar devam etmekte. Ancak gelinen nokta ciddi anlamda sıkıntılı bir pozisyona doğru gitmekte ve teşkilatlar her gün halktan uzaklaşmakta, teşkilat mensupları kendilerini bulunmaz Hint kumaşı sanıp kibir abideleri halini almış durumdalar. Bunu birkaç örnekle açıklamak gerekirse; geçtiğimiz günlerde gençlik teşkilatının başkanı olan arkadaş bir mesaj atmış mesajı sizinle aynen paylaşıyorum; “Yeni dönemde İl Gençlik Kolları Yönetiminde görev almak isteyen ve görev alabileceğini düşündüğünüz 30 yaşını doldurmamış genç kardeşlerimiz http://kongre.akgenclik.org.tr/samsun.html linkini doldurarak başvuruda bulunabilir. Selam ve saygılarımla... Av. Mücahit Yılmaz-İl Gençlik Kolları Başkanı.” Allah aşkına sorarım size; böyle bir saçmalık olabilir mi? AK Parti gibi ülkenin en büyük partisi olan ve köklü temelleri olan Milli Görüş çizgisinden gelmiş bir partinin gençlik teşkilatlarına mesajla mı adam alınır! Bu ne kibir, bu nasıl teşkilat anlayışı? Böyle saçmalık nerede görülmüş söyler misiniz? Gençlik teşkilatının işi adam yetiştirip teşkilatları diri tutmak mı yoksa meclis üyesi olup belediyelerde gün geçirip mesajla teşkilat kurmak mı? Bu kafayla çook mesajlar çekersiniz…

İkinci ve çok daha kötü bir örnek; il başkanının her dört belediyeye il yönetiminden bir koordinatör atadığını ve bu koordinatörlerin o belediyelerden sorumlu olduğunu öğrendim bu tam bir fecaat, böyle saçmalık olabilir mi? Kamu kurumlarına bu tür uygulamaların yapıldığını ve her kamu kurumunun sorumlusunun o kamu kurumlarının ‘Ali kıran baş keseni’ olduğunu milletin bunlardan illallah dediğini biliyorduk da şimdi belediyelere aynı şekilde koordinatör atanması akla, mantığa, havsalaya uyacak bir şey değil. Beyler aklınızı başınıza alın, her Allah’ın günü Tayyip Erdoğan’ın kredisini tükettiğinizi unutmayın. Tek başınıza sokağa çıksanız Allah kulu size oy vermez, aldığınız oyların tamamının sizin değil Tayyip Bey’in oyları olduğunu unutmayın, bu şımarıklığın mutlaka bir karşılığı olacağını da unutmayın. Belediye başkanının başına koordinatör atamak da neymiş, böyle saçmalık Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan kabilelerinde dahi yok. O belediye başkanları aday adaylığından, adaylığa geçmek için elli süzgeçten geçmiş, ardından aday olmuş, millettin teveccühünü kazanmış, şimdi onların eline su dökemeyecek insanları onlara koordinatör atayacaksınız öyle mi? Sevsinler sizin teşkilatçılığınızı emi…

Son olarak Ersan Aksu’ya birkaç sözüm var. Gelen bilgiler il kongresinden sonra Ersan Aksu’nun kimsenin telefonlarına bakmadığı, ilçe başkanlarının dahi iki gün sonra telefonlarına döndüğü yönünde. Şayet bu denilenler doğru ise gerçekten çok yazık. Ersan Aksu bu tavırlarıyla önümüzdeki seçimlerde milletvekili olacağını zannediyorsa çok yanılıyor. Bu toplum ve teşkilatlar öyle hassas ve gündemi belirler ki aklınız şaşar. Cumhurbaşkanı bu tür işlere ne kadar kızar onu da herkes biliyor. Bu dediklerimi cumhurbaşkanının duymayacağını zannediyor iseler çok yanılıyorlar, arkadaşlara tavsiyem akıllarını başlarına almalarıdır. Yoksa Merhum İsmet İnönü’nün dediği gibi; ‘Onları ben de kurtaramam.’ Bugünlük de bu kadar, kalın sağlıcakla.

NOT: Bundan sonra haftada bir ya da iki kez canlı yayında gündemi değerlendireceğiz. İlk yayınımızı buradan izleyebilirsiniz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (15)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.