Aklını kiraya verenleri...

Adnan Bahadır

Aklını kiraya verenleri Toplumun bilmesi gerekir

Toplum olarak en önemli sorunlarımızdan birisi de irade-i cüziyyemizi kullanıp, kullanmama konusundaki yeterliliğimizdir. Yaradılışımız gereği,  mükellefiyetimizin gereğini yerine getirip, getirmeme konusundaki en önemli gösterge irade-i cüziyyemizi kullanmaktaki tutarlı veya tutarsız davranışlarımızdır.
İrade-i Cüziyyeyi gereği gibi kullanamayanlar aklını kiraya veren insanlardır, aklını kiraya veren insandan bu toplumda kimse bir şey beklemesin, bir insan birilerine sormadan beşeri hayatını veya ictimai hayatını idame ettiremiyor ise o insandan ne yönetici, ne siyasetçi, ne de iyi bir aile reisi olur. Hiç unutmuyorum bundan 20-25 yıl önce bir vakıf kurduk, vakfa yardım topluyoruz. Yardım edecek insanlar yanımızda bulunan arkadaşlara bir şeyler sorduktan sonra yardım konusunda karar veriyor, bende merak edip, yanımdaki arkadaşa ne sorduklarını soruyorum. Arkadaşlar, önce söylemek istemedi, ardından ısrar edince dediler ki; “Bu insanlar birilerine şu veya bu şekilde bağlı insanlar, bağlı oldukları insanları ben tanıdığımdan, bana bağlı oldukları insanların vakıfla ilgili düşüncelerini soruyorlar, şayet müspet ise, yardım yapıyorlar, menfi ise yapmıyorlar.”
Düşünebiliyor musunuz, bir insan Allah rızası için bir yardımda bulunacak, ancak birilerinden icazet almadan bulunamıyor. Öldüğü zaman da onu icazet aldığı adam kurtaracak mı? Diye merak ediyorum.
Bu anlattıklarım tasavvuf erbabı değil, sadece siyaseten veya dostluk bağlamında birilerine aklını kiraya vermiş insanlar. Bu insanlar, bana göre acınacak halde olan insanlardır, çünkü bu yaptıkları insanın yaradılış gayesine uzak davranışlardır.
Yüce kitabımız “Biz insanları ve Cinleri sadece bize ibadet etsinler diye yarattık” buyurmaktadır, yani kula kulluk etmeyi, aklı kiraya vermeyi, Allah"tan başka şeylere tapmayı yasak kılmıştır. Maalesef günümüzde insanların bir kısmı kendilerini çok uyanık görüp, başkalarını ahmak zannederek onları dilediği gibi yönlendirmekte, bazıları da bu dolmayı yutup, bol bol yalanlarla avutulup, insanlarla ilgili insanları tanımadan, bilmeden hüküm verip, aleyhlerinde konuşuyorlar.
İnsanlarımızın bir kısmı aklını kiraya vermekten o kadar mutlu ki bilemezsiniz. Adamı bir yere gitmek için ararsınız, adam kalkar birilerinden vesayet almak ister, adama "Gel beraber yemek yiyelim" dersin, adam soluğu derhal, behemehal birilerinin yanında alır, icazet almaya kalkar. Alamazsa size mahcup olmamak için şehri terk edip, size telefon açarak  “Ağabey şehir dışında çok önemli programım çıktı, kusura bakma gelemiyorum” deyip, kıvırmanın yollarını arar. Bu insanlar, küçücük bir makam olduğunda herkesten önce gelip, diz çökerler, azıcık menfaat bulacakları bir iş olunca hemen oracıkta yeşillenmeye başlarlar. "Falanca yere adam alınacak kimi alalım?" diye soracak olursanız, size kardeşini vermekten utanmaz, ama "Gel beraber bir yere gidelim" dediğinizde, size elli dereden su getirirse bu insanları topluma tanıtmak gerekir diye düşünüyorum.
Bir de siyasette veya sosyal hayatta bir baltaya sap olamamış bazı kişilerin, kalkıp bir ili şekillendirmeye kalkışmaları gerçekten şaşılacak bir şey. Adam konuşmaya sıra geldiğinde mangalda kül bırakmayıp, icraatta tam tersini yapıyor ise, bu insanları toplumun tanıması gerekir. Sizin anlayacağınız önümüzdeki günlerde gerek köşe yazılarımızın yoğunluğu, gerekse DOBRA DOBRA programının gündemi hayli kabarık olacak gibi gözüküyor.
Mücadelemiz; Toplumu, aciz, aklını kiraya veren insanların yönetiminden kurtarıp, kendisine güvenen, dürüst, onurlu, yalandan, talandan uzak insanların yönetmesini temin etmektir. Çalışmak bizden, Tevfik Cenabı Hak tan"dır, Mevla mahcup etmesin. Hoşçakalın.    

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.