AKIL YÜRÜTMEDE FELSEFE

Lütfi Özkan

İnsana düşünsel yolun kapısını açan ve en basit,anlaşılır anlatımıyla üç N'nin  cevaplandırılması gerekiyor.Neden,niçin,nasıl sorularının  cevabını sorgulandıran da Felsefe adlı bilimdir.

                 Sokrates gerçeğe ulaşmak için mitos'tan logos'a yani söylenceden akıl yürütmeye geçmek gerektiğini biliyordu.Ayrıca Sokrates devleti yönetenlerin retorik söylemlerin yani güzel konuşma ve hitabet sanatına hiç önem vermemiştir.Ona göre güzel konuşma ve hitabet yeteneği ile en büyük yalanlar ve yanlışlar,doğru ve gerçek gibi gösterebilinir,insanlar yanlışın doğru,doğrunun yanlış olduğuna ilişkin ikna edilebilirler.Yine Sokrates'e göre retorikte önemli olan gerçeği kavramak ve bilmek değildir.Halbuki bir kişinin bir konuda ikna olması ve bir şeye inanması,o konunun ve inancın doğru olduğu anlamını içermez..Bir şeye inanmak,o inancın doğru olduğunun güvencesi ve gerekçesi de olamaz.

                Bu nedenlerle Sokrates retorikçilerle filozofları kalın bir çizgiyle ayırmıştır.Çünkü felsefe bilgelik sevgisidir,filozof da bilgeliği seven ve bilge olmak için çalışan kişidir.Bilge olmak için de gerçeğin bilgisine ulaşma yolunda emek vermek gereklidir.Bu da ancak akıl yürütmeyle olur.

                Sokrates, sorgulanmamış ve incelenip irdelenmemiş bir yaşamın yaşanmaya değmeyeceğini,bu nedenle yaşamı boyunca,ahlak,erdem,

adalet,siyaset,devlet,gerçeklik,bilgi ve varlık gibi bir insanda olmazsa olmaz sorgulayıcı ve analitik düşünceler geliştirmiştir.

                Çevre ve aile alışkanlıklarına,törelere ve geleneklere uygun yaşamak erdemli olmaya yeterli değildir.Erdemli olmak için uğraş vermek gereklidir.Erdemli olmak kolay asla kolay değildir.Yaşamın amacının iyi bir ruhu taşımak olduğu,iyi bir ruhu taşımak için de erdemli olmak zorun-

luluğu vardır.Bunun yanında Sokrates adalet,cesaret,dostluk giibi değerleri de temel erdemler olarak belirtmiştir.Bunun yanında adalet adını verdiği erdeme o kadar büyük önem vermiştir ki,adalete aykırı eylemlerde bulunan bir kişi olmaktansa,adaletsizliğin mağduru olmanın daha iyi olacağını bile söylemiştir.Çünkü adaletsizliğin mağduru olan kişi acı çeker,ama adalete aykırı eylemde bulunan kişinin karakteri yozlaşır.Adalete aykırı eylemde bulunan kişi iyi ruhu taşıyamaz.

               Yukarıda açıklamaya çalıştığımız felsefe; erdem ve adaleti içine alarak insan olabilmenin inceliklerini bizlere bir kez daha hatırlatıyor.Zaten insan akıl ve vicdanını aynı çizgide yürütüp yaşıyorsa insanlığa hizmet ediyordur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.