Devletin koruduğu kilisede neler oluyor?
Eşinin kiliseye takıldıktan sonra kendisini zorla din değiştirmeye yönelttiğini ileri süren N.M. adlı bayan doktor boşanmak için mahkemeye başvurdu. Davada tanık olarak Agape Kilisesi Pastörü O.B. dinlendi
Samsun'da doktorluk yapan N.M. isimli bayan şahıs, kendisi gibi doktor olan eşi N.E.M. hakkında "din değiştirmeye zorlandığı ve bu yönde baskı yediği" gerekçesiyle boşanma davası açtı. Eşinin kiliseye takıldıktan sonra misyonerlik faaliyetleri yürüttüğünü belirten bayan doktor mahkeme huzurunda akıl almaz iddalarda bulundu. Boşanmak istediği eşinin hristiyan olma konusunda kendisine şiddet uyguladığını belirten N.M. aynı şekilde kızına da din derslerini yasaklatarak Hz Muhammed'e ve dine küfrederek baskı uyguladığını öne sürdü. Önceki gün Samsun Adliyesi Aile Mahkemesi'nde görülen dava duruşmasında Agape Kilisesi Pastörü O.B. tanık olarak dinlendi. Kilise pastörü duruşmaya devletin kendisine tahsis ettiği koruma polisiyle geldi. O.B. , doktar olan karı kocanın 2006 yılında çocukları ile birlikte kiliseye geldiğini belirterek, kendisinin zorlamasıyla herhangi bir iletişim sürecinin yaşanmadığı yönünde beyanda bulundu ve ailenin vaftiz olarak hristiyan dinine geçtiğini belirtti.
PASTÖR: KİLİSEYE BAĞIŞTA BULUNDULAR
Samsun Ailesi Mahkemesi'nde önceki gün görülen davanın duruşmasında tanık olarak dinlenen Samsun Agabe Kilisesi Pastörü O.B. "Hristiyan olmak istediklerini, vaftiz olmak istediklerini, beni ve kiliseyi tanımak istediklerini söylediler. Ben de kendileri ile konuştum. Daha sonra doktor karı koca ve çocukları vaftiz olup Hristiyanlık dinine geçtiler. 5-6 kez kiliseye gelip ibadet ettiler. Beni evlerinde misafir ettiler ve kiliseye bağışta bulundular. Bir kez tartışmalarına şahit oldum. Boşanma davası açınca N.E.M. bana gelip, eşinin kendisini boşamak için dava açtığını, sebep olarak kendisini kiliseye gitmesi hususunda zorladığını ve buna üzüldüğünü söyledi. N.E.M. İstanbul'a yerleşti ve N.M.'yi de ondan sonra görmedim" şeklinde ifade verdi.
HZ. MUHAMMED'E KÜFÜR EDİYORDU
Eşinin kendisine "Lustral" adındaki ilacı aşırı dozda zorla içirdiğini söyleyen N.M., boşanma aşamasında olduğu eşinin kendisine bir zarar vermesinden korktuğunu kaydettiği mahkemede, savcılıktan koruma kararı çıkartılması talebinde bulundu. Eşinin, kendisinin maddi imkanlarını da kilise için kullandığını ifade eden N.M, savunmasında şu ifadelere yer verdi: "Davalı birlikte olduğumuz süre zarfında sürekli bir haftalık dönemde visa kartımdan 10 milyar harcattı. Bu bir haftada sürekli, kiliseye gidelim baskısı vardı. Nikahtan sonra zorla Atakent Kilisesi'ne götürüldüm. Hz. Muhammed'e küfürler etmekte, müslümanlara da küfürler etmekte ve bunu kızımın yanında yapmaktadır"
AGAPE'DE MİSYONERLİK YAPIYOR
Davalı N.E.M'nin Samsun Agape Kilisesi'yle bağlantısının sürdüğünü kaydeden N.M, misyonerlik faaliyetlerine devam edildiğini söylediği ifadesinde şu bilgilere yer verildi: "Davalı halen Samsun Agape Kilisesi'yle birlikte misyonerlik faaliyetlerine devam etmekte olup, kızıma 1 YTL dahi harçlık vermezken kilisenin maddi anlamda ihtiyaçlarını karşılamaktadır ve davalı hristiyanlıkta seçtiği mezhebin çıkarları doğrultusunda boşanırsa bu dinden atılacağından dolayı boşanmaya yanaşmamaktadır" Mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, davalı N.E.M'nin, 2007 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu'nu sahte fatura ve evraklar düzenleyerek 2.5 milyon YTL dolandırdıkları iddiasıyla hakkında açılan bir davanın bulunduğu ve davanın Samsun'da sürdüğü bildirildi. Ayrıca, N.E.M'nin görev yaptığı İstanbul TEM Hastanesi'nin geçtiğimiz aylarda üzeri yanan bir çocuğu kabul etmeyerek, ulusal medyaya çıkan hastane olduğu kaydedildi.
Miraç Öztürk