AFET’İ ŞEYTANİYE ZİNA (2)

Dursen Özalemdar

 

Peygamberimiz Hz.Muhammed’den zina için ruhsat isteyen, ancak aldığı cevaplar ile, Zina’ya tövbe eden Hz.Cüleybib, 15-16 yaşlarında bir genç idi. Yoksuldu, Dış görünüşü fakir di. Boyu kısa, yüzü çirkin ve dış görünüşü sevimsizdi. Bu yüzden kimseden iltifat görmezdi. Bu sebeplerden ötürü evlenememişti. Bu eziklik ve mahcubiyet içindeki, Zina konusundaki dışa vurduğu isteği Resullullahın 10 dakikalık Sual ve cevapları ile sukunet bulup geçince, eski Cüleybib gitmiş, yerine yenisi gelmişti. Kendi ikrarı ile ;”Resulullah, ellerini kalbime dayadığında  o kadar huzura erdim ki anlatamam..” Bu dua sebebiyle Cüleybib sahabe topluluğu içindeki iffetli gençler safına dâhil olmuştu. Cüleybib’in derdini ve değerini iyi bilen Resûl-i Ekrem Efendimiz onu evlendirmek için fırsat kolluyordu. Medineli Ensâr sahabilerinden birinin evlenme çağında bir kızı vardı. Bir gün bu zat ile baş başa kalan Nebiyyi Ekrem Efendimiz, adamın kızına dünürcü oldu ve ona;

 

-Kızına talibim, dedi. Kızını kendisi için istediğini zanneden sahabi, bu talebe çok sevindi. –Emrin başım üstüne, ya Rasûrulallah diye sevincini belirtti, Rasûrulullah Efendimiz;-Kızını kendim için değil Cüleybib için istiyorum, buyurunca, sahabe durakladı; -O zaman annesiyle görüşmem ve onun fikrini almam lazım dedi. Efendimiz (S.A.V.) de; -Evet, bu güzel olur, buyurdu. Sonra adam kalktı hanesine gitti. İçeri girer girmez hanımına: -Kızına Rasûrullallah talip oldu, dedi. Hanımı bu habere çok sevindi. Peygamber aleyhisselamın kayınvalidesi olmak ne büyük saadetti. Onun bu sevincini gören sahabi, -Resûlullah Efendimiz kızını kendisi için değil diye düzeltti. Kadın kimin için istiyor diye merakla sordu. Cüleybib için. Deyince. Kadın birden bir paniğe kapıldı.-Ne ? Cüleybib’e mi. Sen ne söylüyorsun? Hayır vallahi olmaz! Kızımızı kimler istedi de vermedik. Hz. Peygamber Cüleybib’den başkasını bulamamış mı?  Kızımız için bula bula Cüleybib’i mi bulmuş. Diye ileri geri söylendi. Karşı çıktı.

 

Karısının bu olumsuz tavrını gören sahabi, Rasû-i Kibriya’nın yanına gidip kızlarını veremeyeceklerini söylemek üzere ayağa kalktı. Annesiyle babasının kendisine dair konuşmalarına kulak veren kızları, son derece şuurlu bir genç hanımdı. Onları uyarmak amacı ile sordu. –Beni evlendirmeniz için aracılık eden kimmiş? Annesi ; -Peygamber Aleyhisselam dedi. Kızları hakkında en iyi kararı verdiklerini sanan anne babasına ; -Peygamber Aleyhisselam beni birine uygun görüyor da, siz buna karşı çıkıyor ve Resurulullah’ın teklifini geri çeviriyorsunuz öyle mi. Diye Efendimiz beni kime uygun gördüyse siz de uygun görün. Zira o benim aleyhime olacak bir şeyi yapmaz. Daha sonra  bu genç  hanım Ahzab suresinin 36. Ayetini hatırlattı.

 

“Allah ile Peyganber’i bir iş hakkında hüküm verdikten sonra ,mü’min olan bir erkekle mü’min olan bir kadına, artık o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur.Her kim Allah ve Resûl’üne karşı gelirse,apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”Daha sonra da.”Ben Allah Rasülü’nün (S.A.V.)benim için ,razı olduğu şeye razıyım ve emrine teslim oldum. Siz Allah Resûlu’nün emrini geri mi çevirmek istiyorsunuz, eğer o sizin için damat olarak bu adama razı oldu ise beni onunla evlendirin!” dedi.

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.