Adnan Bahadır'ın Kaleminden

BÜYÜKŞEHİR’DE ATANAN BÜROKRATLAR

Son günlerin en önemli gündemdeki konusu Büyükşehir Belediyesi’nin suya yaptığı zam oldu. Bu konuda şunu söylemek isterim, yapılan zammın zamanlaması fevkalade yanlış oldu. En azından İstanbul seçimleri geçtikten sonra yapılmalıydı. Yapılmalıydı derken hiçbir zaman zammı savunacak halimiz de yok. Bu konuda en büyük zararı görenlerden birisi de benim. Lâdik’te bulunan tavuk çiftliklerimizden birinde kuyu suyu çıkmadığından harcadığımız suyun tamamını şehir şebekesinden kullanmak zorundayız. Ortalama 4-5 bin lira civarında su parası geliyor. Yapılan zamdan sonra ne geleceğini de siz hesaplayın. Diğer kuyu suyu bulunan kümeste de zaman zaman çeşitli nedenlerle şehir şebeke suyunu kullanmak zorunda kalıyoruz. O nedenle bu zammın bize yükü çok fazla ancak olaya hakkaniyet ölçüsünde bakmak gerekirse olayı diğer meslektaşlarımızdan farklı yorumlamak gerekir. Nasıl farklı derseniz Büyükşehir Belediyesi öyle sıkıntılı bir ekonomik yük altındaki anlatmak için sayfalarca yazmak lazım. Sadece SASKİ bankalara olan borcundan ötürü yılda tam sekiz milyon lira faiz ödemekte. Belediye tarafı bunun çok daha fazlasını ödüyor, oraya hiç girmiyorum. Bundan on yıl önce SASKİ kendi yağıyla kavrulan, zaman zaman da belediye tarafına borç veren bir kuruluş iken şu anda geldiği durum kendi kendine dönüşmeyi bırakın sürekli bankalardan kredi kullanarak dönüşmeye çalışan bir kurum haline geldi. Bunun iki nedeni var, hatta üç nedeni var: birincisi ve en önemlisi kötü yönetim, ikincisi Büyükşehir yasasından sonra genişleyen hizmet alanına yetişmek için yapılan yatırımlar ve üçüncüsü ise son bir yıl içerisinde işe alınan gereksiz yüzlerce insan.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

SİYASET Haberleri