ADAYLARIN ARTILARI VE EKSİLERİ

Adnan Bahadır

Konumuza girmeden önce kira artışlarıyla alakalı olarak yapılması düşünülen yasal düzenlemeyle ilgili birkaç kelam etmek istiyorum. Enflasyon, fiyat artışları, ekonomik gelişmeler yasal düzenlemelerle değil piyasadaki arz talep dengesine göre ve üretimle ayarlanır. Yasal düzenlemelerle olayların akış biçimi ve ahlaki olmayan alışverişlerin engellenmesine yönelik kurallar konulur, kayıt dışı alışverişler yasaklanır, bunun dışında yasal zorlamalarla ne enflasyon aşağıya çekilebilir ne de kiralar ve fiyat artışları düzenlenebilir. Bunun en bariz örneklerinden biri geçtiğimiz yıl emlaktaki fiyat artışının emlakçılara yüklenmek istercesine yapılan yasal düzenlemelerle engelleneceği düşünülerek yapıldı ama fiyat artışlarının önüne geçilmesi mümkün olmadı. Şimdi de aynı şekilde kiralardaki fahiş artışın önüne geçilmesi için yasal düzenlemeler düşünülmekte, bana göre bu mümkün değil. Adam malını kaça kiraya vereceğini yasal düzenlemeyle belirlemez, piyasadaki arz talep dengesine göre belirler. Yok efendim siz malınızı şu fiyatın üstüne kiraya veremezsiniz diye yasal düzenleme yapsanız ne yazar. Konutlarda kira artışı yüzde yirmi beşle sınırlandı da ne oldu? Kimse buna uymadı ki sadece ev sahibine restini çeken kiracılar bunu uyguladı ama sonuçlarının ne olduğunu da üçüncü sayfa haberlerinden gördük. Bu işler öyle yasal zorlamalarla değil, üretimi artırarak, paranızın değerini koruyarak olur. Para basmayıp enflasyonu yüksek rakamlara çıkarmadan çözmek gerekir.

Adam geçtiğimiz yıl bir milyona aldığı daireyi bu yıl iki milyona hatta üç milyona alacak, ondan sonra da adama yok sen bu daireyi benim belirlediğim fiyatın üstünde kiraya veremezsin diyeceksiniz, böyle saçmalık olur mu? O zaman inşaat maliyetlerinin temel gider maddelerinde de yasal düzenleme yapacaksınız. Diyeceksiniz ki demirin, çimentonun, betonun vs fiyatını da ben belirleyeceğim, belli bir fiyat koyacağım onun üzerine çıkamazsınız. Serbest piyasa ekonomilerinde böyle bir durum olamaz, dünyanın hiçbir yerinde de yok. Demir Perde ülkelerinde vardı, onlar da yıkıldı gitti zaten. Yirmi yıldan beri bu tür düzenlemelere ihtiyaç duyulmadı da şimdi neden duyuldu? Demek ki ortada ekonomik bir sıkıntı var. Bunun çaresine bakmak lazım, yasal düzenlemeler çözüm olmaz. Bunları söylerken vicdansızlık yapan piyasayı yükselten ahlaksızlar yok mu? Elbette var. Sekiz on liralık soğan birdenbire otuz liraya çıkmışsa burada sorun olduğu muhakkak. Geçtiğimiz yerel seçimlerde aynı tezgâh patateste yapılmıştı, şimdi soğanda uygulanmakta, burada bir saçmalık olduğu muhakkak. Birkaç kelam edelim derken neredeyse yazının sonuna geldik, gelelim şimdi asıl konumuza.

Enteresan bir seçim dönemi geçiriyoruz. Her partinin adaylarına kendi tabanlarından tepkiler var. Bu tepkiler sandığa nasıl yansır onu kestirmek zor. AK Partili seçmen tabanı, madem liste eskisi gibi olacaktı seçime gitmenin ne anlamı var modunda ve ciddi anlamda tepkili. CHP tabanında liste başındaki doktor hiç tanınmıyor, teşkilatlar geçmişte bizimle en ufak bir irtibatı olmayan bu insanlara neden oy verelim, zaten ikinci ve üçüncü sıradaki adayların bizimle ilgisi yok modunda. İYİ Parti’de ise Erhan Usta’ya, yerel seçimlerde bağımsız aday olup İYİ Parti’den aday olmaması sonucunda İYİ Parti’nin alması mümkün olan Büyükşehir Belediye Başkanlığını kaybettirdiği yönünde ciddi anlamda tepki var. Bedri Yaşar, teşkilatlarda sevilen bir isimdi, listelere konulmayınca onunla ilgili de tepkiler oldu. MHP’de Topsakal ismi ilk etapta sempatik geldi, çünkü geçmişi bilinmediğinden aleyhinde konuşulacak bir şey yoktu ancak aradan geçen iki haftalık süreçte durum farklı bir mecraya doğru gitti. Kendisini yerelde tanıyan bilen yok, bu minvalde bir faaliyet yaptığını da göremedik. Derebahçe’de birkaç program yaptı, Ladik’te de birkaç programı oldu o kadar. Bu işler öyle lokal programlar yaparak ben şurada doğdum, şurada oyun oynadım, burada top koşturdum demekle olmaz.

Milletin oyuna, eğlenceye değil sorun çözen ve sıkıntıları bilip bunlarla ilgili yapılabilecekleri anlatan siyasetçiye ihtiyacı var. Kendinizi topluma anlatacaksınız. Seçilmeniz halinde ne yapacaksınız? Programınız nedir? Samsun’a ve Samsunlulara ne vaat ediyorsunuz? İşsizliğe, ekonomik sorunlara nasıl çözümler üretmeyi hedefliyorsunuz? Bunlarla ilgili topluma projeler sunmak zorundasınız. Bu şehirle geçmişte hiçbir bağınız olmadığından olumsuz bir şey söylenmiyor eyvallah da bu şehirle ilgili geçmişte yaptığınız olumlu bir çalışma var mıdır, topluma bu lazım. Cicim ayları kısa sürede gelip geçiyor, çözüm odaklı projeler gerekli. Aday olan arkadaşların şehrin sorunlarıyla ilgili projeleri olmalı. Toplumda karşılığı olan kanaat önderlerinden tutun da herkesin okuyup inandığı, güvendiği yazar çizer takımına, gazetecilere, STK’lara kendilerini anlatıp ifade etmeleri gerekmekte. Burası ABD değil, Avrupa hiç değil, toplum sosyal medya üzerinden seçim yapmıyor. Burada, sahada anlatılarak, insanlarla birebir görüşerek toplumu ikna etmek suretiyle seçim çalışmaları yürütüldüğünü unutmamak lazım. Sanırım matlup hasıl oldu, bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (15)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.