Türk-İş'in 23 yıldır yaptığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Ocak 2010 sonuçlarının siyasi iktidarın emekçilere bakış açısını ve krizin emekçilere ödetilen bedelini açıkça ortaya koyduğunu belirten Yıldız, bu ülkenin gerçek sahiplerinin açlıkla boğuşturulduğunu kaydetti.
YAŞANANLAR AÇIKLANAMAZ
Açlık sınırının 812 TL olduğu koşullarda asgari ücretin 577 TL olmasının akılla, vicdanla açıklanabilir bir yanının olmadığını savunan Yıldız, "Asgari ücret açlık sınırının % 30 altındadır. Bu trajedinin tek açıklaması bunun kasıtlı, halkın ve emekçilerin gerçeklerinden kaçan, sermayenin çıkarlarını temel alan politikalardır. Asgari ücret tespit edilirken ücretin işgücü maliyeti olarak hesaplanması da aynı zihniyetin ürünüdür. Ücret sadece bir maliyet unsuru olmanın ötesinde emekçiler açısından temel insani ve sosyal ihtiyaçların karşılanması aracıdır. Bir emekçi kazandığı gelirle kendisinin ve yakınlarının barınmasını, beslenmesini, eğitim ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Ancak ne yazık ki Türkiye bugün bu noktadan çok uzaktadır" ifadesini kullandı.
TEMEL ÜCRET UYGULAMASINA GEÇİLSİN
Bugün Türkiye'de emekçilerin büyük bir çoğunluğu açlık sınırının, neredeyse tamamı yoksulluk sınırının altında bir ücret aldığını ve bu durumun AKP iktidarı döneminde yapısal bir hâl aldığının altını çizen Yıldız, "Emekçilerin sorunlarının çözümü için öncelikle ücreti bir maliyet unsuru olarak görmeyen bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bugünün koşullarında çalışanlar ve emekliler için 1500 TL temel ücret uygulamasına geçilmesini talep ediyoruz. Bunun ekonomiyi zor duruma düşüreceğini iddia edenler, emekçilerin açlık sınırı altında ücret aldığı bir tek gelişmiş ekonomi gösterebilmelidirler" şeklinde konuştu.
Berat Doğan ÖZKABADAYI