Cemaat kendi 28 Şubat'ını ilan edercesine tüm olanaklarını uygulanan politikanın başarısı için kullanıyor." dedi.
Yaptığı basın açıklamasında, "HES'lere ve zamlara karşı çıkanlar, gazeteciler, yazarlar, kadınlar, parasız eğitim isteyen öğrenciler, Kürt sorununda barışçıl çözümü isteyenler, kısacası muhalif kesimler ve insanca yaşam isteyen herkes AKP tehditi altındadır! Şu anda 20 KESK üyesi tutukludur. Daha bir hafta önce, Urfa'da, barış çadırını ziyaret ettikleri için 5 KESK'li tutuklanarak cezaevine konuldu. Görülüyor ki, savaş çığırtkanlığı ödüllendirilmekte, barış talebi açıkça cezalandırılmaktadır." diyen KESK dönem sözcüsü Metin Erol, "Muhalif kesim ve kişilere yönelik sistematik 'itibarsızlaştırma' kampanyaları yürütülüyor. Cemaat kendi 28 Şubat'ını ilan edercesine tüm olanaklarını uygulanan politikanın başarısı için kullanıyor. Böylesi bir ortamda yeni anayasa tartışmaları da sağlıklı yürümeyecektir. Her gün onlarca, kimi günler yüzlerce siyasetçinin, demokratik kitle örgütü temsilcisinin, sendika üyelerinin gözaltına alındığı bir ortamda sivil ve demokratik bir anayasadan bahsetmek ne kadar samimidir? Evlerimiz, sendikalarımız, parti binaları, her taraf dinleniyor, gözetleniyor. Muhalif kesimlere her an gözaltına alınabilir duygusu yaşatılmak isteniyor. Faşizmin toplumsallaştırılmasına hizmet edecek şekilde muhbirliğin yasa ile teşvik edilmesi tartışması artık sözün bittiği noktadır! Bu korku terörüdür. Korku terörü ciddi toplumsal travmalara yol açacağı gibi bir arada yaşama iradesine ve duygusuna da zarar verecektir. KESK, emek ve demokrasi mücadelesini her alanda yükselterek bu ablukanın dağıtılmasında rolünü oynayacaktır."diye konuştu.
Abluka dağılsın
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Şubeler Platformu (KESK) Dönem Sözcüsü Metin Erol, " AKP politikalarının bilânçosuna bakıldığında darbeden, olağanüstü hal uygulamalarından bir farkının kalmadığı görülüyor.
İlk yorum yazan siz olun