AB'de ilerliyor bizde geriliyor

Avrupa ülkelerinde kooperatifçiliğin ivme kazandığını ve kooperatiflerin tarım pazarında söz sahibi olduklarını söyleyen Ziraat Odası Samsun Şube Başkanı Murat Akar, "Türkiye kooperatifçilikten uzaklaşıyor, AB ülkeleri ise tarımı ve çiftçiyi korumak adına

Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi, 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü kutlamaları kapsamında Türkiye'nin kooperatifçilikte bugüne kadar geldiri konumu anlattı. Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi binasında bir basın açıklaması yapan ZMO Samsun Şube Başkanı Murat Akar, Türkiye'nin kooperatif geçmişinden bahsetti.
KOOPERATİFÇİLİKTEN UZAKLAŞIYORUZ
Akar, geçmişte yapılan müdahaleler ile kooperatifçiliğe darbe vurulduğunu belirterek, "1961 Anayasası ile birlikte insanların örgütlenmesinin önünü açacak hükümlerin güvence altına alınması ile birlikte köy kalkınma kooperatiflerinin kuruluş çalışmaları başlamış ve 1969 yılında 1163 sayılı kooperatifler kanunu çıkarılmıştır. 1970'li yıllarda köylerde sosyal yapıdaki değişim ve köylerde bulunan öğretmenlerin lider ve öncü olarak benimsenmesi sonucu bu olgunun verdiği itici güç sayesinde kırsalda kooperatifleşme açısından büyük atılımlar gerçekleştirilmiştir. Ancak, 1980 yılındaki askeri darbe sonrası siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte köy kalkınma kooperatiflerinin üst örgütlenmesi olan Köy Koop.'un da kapatılması sonucu kooperatifçilik büyük yara almış ve kooperatifleşme gerilemeye başlamıştır. Aslında tüm dünyada kooperatifçiliğin en başarılı çalıştığı alan tarım kesimidir. Bizde ise kooperatifleşme tarım kesiminden ziyade inşaat sektöründe desteklenmiştir. Günümüzde yaşam düzeyinin yüksekliği ve dengeli gelir dağılımı açısından dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında kabul edilen AB ülkeleri ve özellikle İskandinav ülkeleri incelendiğinde bu ülkelerde kooperatifçiliğin çok gelişmiş olduğu ve toplumun bir yaşam şeklini aldığı görülür" dedi.
AVRUPA ÜLKELERİ TÜRKİYE'Yİ
KATLIYOR
Açıklamasına rakamsal verilerle devam eden Akar, Türkiye ile Avrupa'daki kooperatif çalışmaları arasında büyük farklar olduğunu söyledi. Akar, kooperatiflerin Avrupa'da tarım pazarında söz sahibi olduğunu hatırlatarak, "Avrupa Birliği'nde kooperatifler tarım girdileri piyasalarında yüzde 50'nin üzerinde, tarım ve gıda ürünlerinin, pazarlanması toplanması ve işlenmesinde yüzde 60'ın üzerinde pazar payına sahiptirler. Bu ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, kooperatifçilikten kalkınmada ve gelir dağılımını düzenlemede bir araç olarak yararlanmak gerekir. Ancak Türkiye'de kooperatifçiliğe siyasetin karıştırılması, kooperatifçiliğin özerklik ve bağımsızlık ilkelerini ciddi bir şekilde zedelemektedir. Devlet, kendi eliyle oluşturduğu tarım kesimindeki örgütlenmeyi politik bir güç olarak görmekte ve siyasi iktidar kanalıyla doğrudan veya dolaylı olarak buraları kontrol etmek istemektedir. Bu çabalar Türkiye'de kooperatifçiğe olan güveni azaltmakta kooperatifçiliğin gelişimini ve başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu olumsuzluklar sonucunda, ABD de kooperatif ortağı sayısı 60 milyon, Japonya'da 44 milyon, AB topluluğunda 65 milyon iken Türkiye'de ancak 7 buçuk milyon civarındadır. Ülkemizin sosyal adalet içerisinde ekonomik kalkınmasında, sanayileşmesinde, demokratikleşmesinde, milyonlarca dar gelirli üretici ve tüketicinin örgütlenerek aracılık, tefecilik ve vurgunculuğa karşı korunmasında kooperatifçilik büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, ülke ekonomisinin güçlenmesi ve gelişimi için kırsal ve kentsel kooperatiflerin geliştirilmesi ancak uluslararası kooperatifçilik ilkeleri ve Avrupa Birliği normlarına göre çalıştırılması ile mümkündür. Gerekli önlemler alındığı ve kooperatifçilik desteklendiği takdirde, kooperatifçiliğin ülke tarımının gelişmesine büyük katkılar sağlayacağı açıktır" diye konuştu.

Anıl OLFAZ









GÜNCEL Haberleri