açıklamada, "Bu Kanun teklifi Türkiye'nin insani, toplumsal ve ekonomik gelişmesini tehlikeye atmakta ve tüm çocuklarımız açısından ciddi riskler oluşturmaktadır." dedi.
Geleneksel devlet yapısını "demokratikleştirdiği" demagojisiyle hareket hareket alanını genişleten, devlet ve toplum üzerinde tam bir tahakküm kurma yönelimi içinde olan AKP'nin ilk icraatının bu olmadığını söyleyen DİK Karadeniz Bölge Temsilcisi, "Sivil toplumu ve devleti 'Ilımlı İslam' siyaseti çerçevesinde kuşatırken, sistemin yeniden organizasyonu sürecinde kendi medyasını, polisini, yargısını yaratarak herkesi dinleyen ve izleyen büyük bir gözaltı düzeni, kendisine biat eden bir toplum oluşturmak istemektedir. AKP Hükümetinin yıllardır adım adım uygulamaya koyduğu politikalarla eğitim sistemini de okul öncesinden yükseköğretime kadar kendi siyasal-ideolojik çizgisine uygun olarak şekillendirmeye çalıştığı bilinmektedir." diye konuştu.
DİSK Karadeniz Bölge Temsilcisi Fahrettin Çankaya, "Yasa önerisinin kendisinin esas olarak 4 yıllık ilkokuldan sonra 4 yıllık ortaokul aşaması olduğu ortadadır. Bunun anlamı ise ağırlıklı din öğretimi yapan okulların orta kısımlarını yeniden açmak ve buralara öğrenci akışını sağlamaktır. Zorunlu eğitim kendi içinde bölümlere ayrılıp kademelendirilerek, 8 yıllık kesintisiz eğitim nedeniyle kapanan İmam Hatip Okullarının 6. 7. ve 8. sınıfa denk gelen bölümleri yeniden canlandırılacaktır. Bu açıdan, yasa teklifiyle murat edilen düzenlemenin, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasından çok, AKP'nin kendine taraftar yetiştirmek üzere, arka bahçesi olarak gördüğü İmam Hatip Okullarının önünü açmak olduğu ortadadır. AKP Hükümetinin ilk döneminde İmam Hatip Okullarında 71 bin öğrenci okurken, 2011 yılında bu sayı yüzde 450 artışla 300 binlere ulaşmış durumdadır. Esasında yasa teklifinde bütün okulların İmam Hatip Okulları'na dönüştürme niyeti yattığı görülmelidir. Söz konusu kanun teklifinin her ne kadar zorunlu eğitimi 4+4+4 şeklinde kademeli olarak 12 yıla çıkaracağı iddia edilse de uygulamada zorunlu eğitimin kendi içinde bölümlere ayrılarak kademelendirilmesi ile özellikle kız çocukları açısından örgün eğitimin fiilen 4 yıla inmesi kaçınılmazdır. Teklifin yasalaşması durumunda 4. sınıftan itibaren 'örgün eğitim' fiilen ortadan kalkacak ve öğrencilerin okul ortamlarından uzaklaşması gibi sonuçlar ortaya çıkaracaktır." ifadelerini kullandı.
DENGE/SENDİKA
"4+4+4 ciddi riskler oluşturuyor"
DİSK Karadeniz Bölge Temsilcisi Fahrettin Çankaya, "222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin yaptığı
İlk yorum yazan siz olun